Giriş
(6)

Tıp okuyanların ne kadarı 6 yılda bitirebiliyor?

hadi ya la
Çok zor olduğunu duyuyorum ama mezun olma oranı nasıl merak ediyorum.
Çok zor olduğunu duyuyorum ama mezun olma oranı nasıl merak ediyorum.
0
hadi ya la
(06.09.17)
tıp okuyan adam zaten çalışma konusunda aşmıştır. çok yüksek olduğunu sanmıyorum.
0
bohr atom modeli
(06.09.17)
benim tanıdıklarımın hepsi 6 senede bitirdiler, hatta okurken hobi olarak da illa birşeyle uğraştılar.

dansla, resimle, fotoğrafçılıkla.


dersleri biraz sanayi ustası gibi ilerliyor. algoritmik olarak bol tekrarla. Şimdi benim söylemem ayıp kaçar ama; afganistanlı öğrenciler onların memleketinde tıp'dan daha iyi para kazandırdığı için bazı mühendislik dallarını seçiyorlardı ülkemizde ve tıp seçenler sizin bölümler daha zor diyordu.
0
mete kudur
(06.09.17)
Yuzde 80-90 diyebilirim cevremden (doktorum)

Tip zor, ancak sinav gecmek sanildigi kadar zor degil
0
gibicibicis
(06.09.17)
fen lisesi mezunuyum sınıfın yarısı tıpçı, dersanenin filan da çoğu tıp okudu, benim iş hayatım da tıp fakültesinde geçiyor çoğunlukla
bildiğim herkes zamanında bitirdi
tek bi kız vardı psikolojik sıkıntılar yaşadı filan (bana kalırsa ciddi ciddi sıyırmıştı) o uzattı mı emin değilim -psikiyatrist şu anda :)
0
niye ama
(06.09.17)
%70-80 gibi. benim dönemim genel olarak 6 senede bitirdi uzatmadan ama üst dönemimden uzatan çok olmuştu.
0
shotgunwoman
(06.09.17)
Benim arkadaşlarımın çoğu tıp okuyor. 6 yılda bitirdi hepsi. Hazırlık okuyanlar da intern şimdi ama onlar da 6 yılda bitirecek muhtemelen.
0
ms brownstone
(06.09.17)
(14)

burçlara inanmak, önyargılar

shotgunwoman
başlık bulamadım :( neyse çevremdeki çoğu insan (20li 30lu yaşlardalar) burçlara acayip inanıyor kimle tanışsam bi 'ay ne burcusun' muhabbeti var. burcumu söyleyince ' :/ ' moduna geçip 'bari yükselenin ne?' diyince daha da bi burun kıvırma moduna geçiyorlar. alakasız alakasız hiç beklemediğim insan
başlık bulamadım :(

neyse çevremdeki çoğu insan (20li 30lu yaşlardalar) burçlara acayip inanıyor kimle tanışsam bi 'ay ne burcusun' muhabbeti var. burcumu söyleyince ' :/ ' moduna geçip 'bari yükselenin ne?' diyince daha da bi burun kıvırma moduna geçiyorlar. alakasız alakasız hiç beklemediğim insanlar bu kafada. bu denli bir inanç var mı burçlara, insanlara burçlarına göre davranmak falan ne ara bu kadar moda oldu :( ya da cidden dedikleri kadar kötü bir kombinasyona mı sahibim :( sizde veya çevrenizde de durum bu şekilde mi? yani tamam biz de ''ehe ehe başaklar titiz oluyormuş'' falan diyoruz da ötesine geçmiyor geçemiyor yani.
0
shotgunwoman
(06.09.17)
burçlara inanıp ciddi şekilde hayatına sokanları ben hayatımdan çıkarıyorum.
öncesinde burç muhabbeti yaparlarsa ben inanmıyorum falan dyorum.

çok fazla o şekilde insana da denk gelmedim.
0
basond
(06.09.17)
Cevremde burc muhabbeti yapan ciddi ciddi tek kisi annem. Bi tek ona tahammul edebilirim zaten baskasina i ih.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.09.17)
Ya bakma sen onlara, burcuna göre moral bulan veya kaybeden insanlar bil ki insan tanımayı bilmeyen insandan haberi olmayan kişilerdir. Burçları bilmekle olmaz o işler. Burçlar birer önyargı haritasıdır. Ciddi miktarda doğru çıkabilse de asla %100 doğru çıkmazlar ve onlara körü körüne bağlanmak da insan aklına yakışmaz. Zayıflar belli ki, he de geç boşver.
0
yaren
(06.09.17)
bilmem kaç bin km uzakta bulunan takımyıldızlarının insan karakteri üzerine etkisi olduğunu iddia etmek ve bunu savunmak benim için gerizekalılıktır. hele buna bina'en hareketler, tripler içine girmek. kahkaha atıyorum amk.
0
secrexv2
(06.09.17)
insanlar gerçekten muhabbet edecek bir şey bilmedikleri ve bulamadıkları, burçlar da sallamasyon şeyler olduğu ve ileri uydurmaya da aşırı açık oldukları için bence bu. çocukluktan itibaren de maruz kaldığımız bir şey zaten, herkesin bir fikri var sonuçta. ne lan kombinasyonun, çok merak ettim. akrep terazi misin, olayın ne? ödmfkslfjkmsf.
0
evde liyakat kalmamis
(06.09.17)
@evde liyakat kalmamis fsdklgjhsdahaha koç-ikizler
0
🌸shotgunwoman
(06.09.17)
burcum boğa yükselenim aslan olduğu için inanasım geliyor ama inanamıyorum.

çevremde inanan da inanmayan da var, pek umursadığım bir şey değil, aynı din gibi.
0
Apocalypse
(06.09.17)
benim çevremde de çoğunluk inanıyor. inanıyor derken çok aşırı bi bağlılığı kastetmiyorum ama en azından reddetmiyorlar. biz de yakın arkadaşlarımla instagramdan vs birkaç astrolog takip edip, yazdıklarına işimize gelirse seviniyor, gelmezse somurtuyoruz falan ama eğlencesine daha çok. yani inanıyoruz evet ama ona göre hareket etmiyoruz. bi insana burcuna göre davranmak ise apayrı bi durummuş, çok saçma tabii ki de.
senin kombinasyonuna da yorum yapayım. ikizler evet benim için de sakınılası burçlardan biri ama severim de bi yandan. insanların koç burçlarına tepkisi ise çekememezlikten genelde. özgüveni yüksek olur vs çünkü. (koç burcu değilim :)
0
bxgx
(06.09.17)
Ikizler koc da olum grubu gibi bi sey galiba ya shdjdj Saka maka ben inanmiyorum, inananlari da cok ciddiye almiyorum acikcasi, onlar da eglencesine muhabbetini ceviriyolardir diye umuyorum.
0
aferin cok iyi dusunmussun
(06.09.17)
Ben inanmıyorum bu burç olaylarına. Burcuna göre bir insanın karakteriyle ilgili doğru düzgün tanımadan fikir yürütmek falan çok saçma geliyor. Çevremde de ciddi ciddi inanan bir kişi bile gelmedi düşününce aklıma.
0
ms brownstone
(06.09.17)
Burçlara inanan insanları otomatik olarak salak kategorisine alıyorum. Bi kere eski işyerinde oturuyoruz, öğle yemeği yeniyor. kızın teki şu burç öyle bu burç böyle diye anlatıyor. Dayanamadım, "ya bu burç olayına ciddi ciddi inanıyo musunuz şimdi" dedim. Kız müthiş bir ciddiyetle suratıma baktı ve "Kuran'da yazıyo" dedi. "Hı öyle mi" dedim yemeğime döndüm ben de djdkslfjjg, seviye bu yani.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(06.09.17)
tabiki mal bir durum. ama aslan olduğum için he deyip geçiyorum. karlı cıkan benim çünkü. ahsbdhabda
0
twelfth
(06.09.17)
Etrafimda oyle insan cok az var ama gecen gun hic beklemedigim bir arkadas bana ne burcusun dedi, nasil yani diye sorunca da ciddi ciddi inadigini anladim. Sen ciddi misin yav diye sorunca da dedi ki bilimsel olarak kanitlanmis bir sey bu hic mi arastirmadin sen dedi:D

Kuranda yaziyor falan da hikaye, kuranda da yok oyle bir sey. Kuranda geciyor o yuzden burclar var diyene gerizekali gozuyle bakiyorum. Bilimsel olarak kanitlamis diyene gerizekali bile diyemiyorum zaten.

Insanlarin cogu gerizekalidir zaten. Saka yapmiyorum. Bu burclar olayi sadece bir ornek. Insanlarin cougunun salak oldugunu ortayan bir suru sey bulursun arastirmak istesen. Yani burclara bu kadar inanilmasina fazla sasirmamak lazim.
0
stavro
(06.09.17)
valla ciddi ciddi inanan bi çevrem olmadı hiç.
0
kedi kovalayan astronot
(06.09.17)
(4)

ayakkabi tavsiyesi

baldur2
uzun sureli ayakta duranlar icin marka ve model onerebilir misiniz arkadaslar?ucuz olmak zorunda degil.camper pelostasnew balance 574 ve nike air max flyknit gibi modeller buldum ama emin degilim.
uzun sureli ayakta duranlar icin marka ve model onerebilir misiniz arkadaslar?
ucuz olmak zorunda degil.

camper pelostas
new balance 574 ve nike air max flyknit gibi modeller buldum ama emin degilim.
0
baldur2
(05.09.17)
valla bu konuda çok ayakkabı denedim pahalısı markası vs si ama en memnun kaldığım ayakkabı LCW.
Evet LCW ayakkabıları benim ayağıma çok rahat geliyor. Bunun dışında diğer markalardan tavsiye edebileceğim pek ayakkabı yok.
0
basond
(05.09.17)
sketcher belki.
0
ubi dubium ibi libertas
(05.09.17)
Nike Air Max Command.
0
ms brownstone
(05.09.17)
ne kadar çirkin olsalar da sketchers. yani iş yerinizde uygun olur mu bilmiyorum ama modellerine iyice bir bakın. sadece bazıları çok düz, uzun yürüyünce bende sorun yaratıyor. biraz daha tabanı kalın olanlar daha iyi olabilir. memory foam, air cooled filan.
0
red g
(05.09.17)
(13)

İngiltere Dizisi

deadwampir
Var mı tavsiyeniz?İzlemelik...
Var mı tavsiyeniz?
İzlemelik...
0
deadwampir
(05.09.17)
the it crowd
black books

ikisi de komedi, hatta ikisinin yapımcısı aynıydı galiba yanlış hatırlamıyorsam. çok severim.
0
der meister
(05.09.17)
coupling
0
basond
(05.09.17)
Broadchurch. polisiye, dram
0
Ufuk
(05.09.17)
The Office
Skins
0
heritage
(05.09.17)
Peaky blinders
0
murtiii
(05.09.17)
niye kimse sherlock dememiş?
0
blue eyes white dragon
(05.09.17)
spaced
0
nothing in my way
(05.09.17)
Doctor Who
0
archmage mahmut
(05.09.17)
Spaced +1

Inside No:9
0
AlsterWasser
(05.09.17)
Endeavour
0
kaichi
(05.09.17)
Black Books +1

Coupling'i çok övüyordu herkes ama ben hiç gülümseyemeden bırakmıştım 2. sezonun başında. Komedi istersen Black Books gerçekten güzel.
0
ms brownstone
(05.09.17)
How not to live your life
0
crescendo
(05.09.17)
aaa kimse Utopia dememiş.
0
halanne
(05.09.17)
(16)

Evlenip ayrılmak mı hiç evlenmemiş olmak mı?

binder dandet
Biliyorsunuz boşanmalar çok fazlalaştı artık.iki sorum var,a. Evlenmemiş bir kişi '' zaten evlenen çoğu kişi boşanıyor , ya ben de boşansaydım? '' argumanına sığınarak içini rahatlatmakta haklı mı?b. hangisini tercih ederdiniz? evlenip ayrılmak mı? müzmin bekarlık mı?Teşekkür eder saygılarımı sunarı
Biliyorsunuz boşanmalar çok fazlalaştı artık.

iki sorum var,

a. Evlenmemiş bir kişi '' zaten evlenen çoğu kişi boşanıyor , ya ben de boşansaydım? '' argumanına sığınarak içini rahatlatmakta haklı mı?

b. hangisini tercih ederdiniz? evlenip ayrılmak mı? müzmin bekarlık mı?

Teşekkür eder saygılarımı sunarım.
0
binder dandet
(04.09.17)
sevdiğin kişiyle evlenip, işler sarpa sarınca ayrılmak.

evlilik şart değil bu arada. öyle kutsal bir şey de değil.

biriyle birlikte yaşıyorsun işte, sadece birkaç imza bir de saçma sapan bir tören yapılıyor.

bunaltıcı bir yalnızlık olmadıktan sonra her türlüsü gider.
0
rahip janick
(04.09.17)
Tamamen haksız olur. Boşananlara değil, boşanma sebeplerine bakması lazım önce o kişinin.
0
1adam
(04.09.17)
evlenmek için evlenmemek, tercih bu. Büyük laf etmiyim ama Evlilik zor, ben bu insanla yaşarım, evliliği göze alırım dediğim istediğim kişiyle olmadıkça evlenmeden de olmaz kafasıyla yuva kurmadım kurmam.
0
mslny
(04.09.17)
Hayatımda hiç evlenmemiş olmayı tercih ederim ama boşanmaktan çok evlilik fikriyle ilgili benim bu tercihim. Boşanmanın bir sorun olduğunu düşünmemden değil yani.
0
ms brownstone
(04.09.17)
hayat dediğimiz şey deneyimden ibaret. yalnızlığı deneyimlemek zor değil hepimiz hayatımızın büyük kısmında hissediyoruz, ucunda boşanmakta olsa evlenmek ve deneyimlemek daha mantıklı.
0
hopp
(04.09.17)
Kotu bir evliliktense bekar kalmak daha iyi
0
Traveller
(04.09.17)
boşanmak öcü değil ki? yani evlenenlerin çoğu boşanıyor nasıl bir kendini rahatlatmadır... arabaya binen insanların bi kısmı kaza yapıyor. saçını kestirenlerin bi kısmı pişman oluyor. yaşayan herkes ölüyor. ne bileyim, bana en az bunları düşünmek kadar anlamsız geldi evlenenlerin çoğu zaten boşanıyor diyerek kendini rahatlatmak.

sevdiğim biri ile evleneceksem, bi şekilde malum olsa da ayrılacağımı bilsem mesela, yine de evlenirim. yani burada neden evlendiğin önemli. boşanmak bunda bi etken olmamalı bence. seveceğim biri olmazsa zaten müzmin bekar olurum. he o durumda da tüh lan niye evlenmedim birini bula da evleneydim demem herhalde. evlenecek kadar seveceğim birine denk gelmedim diye üzülürüm.

boşanmak üzerinden evlilik olayını kritik etmek çok saçma bence.
0
cilgin korsan ces
(04.09.17)
tanıdığım birkaç kişi severek evlendi ve boşandı kısa sürede. aileme onları örnek gösteriyorum.

evlenip ayrılmaktansa hiç evlenmemeyi tercih ederim. 1,5 yıllık sevgililiği 4 yılı aşan sürede halâ atlatamamışken, evlenip boşansam ne halt ederim bilmiyorum.
0
runagain
(04.09.17)
alternatifi birlikte yaşamaktır bence. evlenmeden yürüyüp yürümeyeceğini de denemiş olursunuz hem. bence çoğu çift bunu yapmadığı için boşanıyor. çünkü 2 senelik sevgilimle birlikte yaşamaya başlayınca hiç bilmediğim yönlerini görüp şok olmuştum iyi de kötü de. yani birinin ev halini bilmeden onu tanıyamıyorsunuz. ama işte bu ülkede birlikte yaşamak da cesaret ve anlayışlı aileler ister.
0
su nanesi
(04.09.17)
a. karşısına hayatı birlikte yaşamak istediği biri çıkmadıysa haklı. Yok, "evlenen boşanıyor" diye evliliğe/ birlikteliğie kapılarını kapatıyorsa kendine haksızlık ediyordur.
b. hayatı paylaşmak isteyeceğin , çocuklarımın babası/annesi olmasını isteyeceğin biriyle tanışana kadar bekarlık, evllenince de yanılmışsan yanıldığını anlayana kadar evlilik, yanılmamışsan mezara kadar evlilik.

Seçenekler arasında evlenip ayrılmak var da evlenip hayatı biriyle paylaşmak niye yok. Boşanma oranlarının artması evlenen herkesin boşandığı anlamına gelmiyor. Sürdürenler de var.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.09.17)
Hiç evlenmemiş olmak.

Boşanmak kişinin hayatından maddi manevi pek çok şey götürüyor. Birlikte yapılan borçlar, malların bölüşülmesinde çıkan tartışmalar, yaşanan onca sinir harbi, duygusal çöküntü... Ortada çocuk varsa daha da fena. Onun velayeti, bakımı cart curt. Düşündükçe afakan bastı inan ki. Müzmin bekarlık her halükarda daha tercih edilesi. En azından kafa rahat, derdin tasan tek kişilik, iki kişilik değil.

(Bu arada bahsettiklerim "sırf evlenmiş olmak için evlenme" ile ilgili. Hayatını paylaşabileceğin, aşık olduğun biri karşına çıkarsa evlilik tabii ki güzeldir. Sonunda boşanma riski var, o yüzden evlenmemeli dedim gibi bir algı oluşmasın.)
0
i m cool with that
(04.09.17)
Hiç bir şeyi yaşamamış olmaktansa yaşayıp vazgeçmeyi tercih ederim.
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(04.09.17)
her ikiside herkeste farklı farklı sonuçlar doğurabilir. kimi insan boşanınca oh be nefes aldım der, kimi insan için çok ciddi bir travmaya dönüşebilir. aynı şekilde bazı insanlar yalnızlıktan, bağımsızlıktan beslenir. aile, çoluk çocuk gibi kavramlara kutsallık yüklemez veya bunu hayatında bir olmazsa olmaz konu gibi görmez. kimi insan için aile kurmak en önemli konulardan biridir.

demem o ki, kişisine göre değişir bu olaylar. insan hayatında ki kişiyle paylaşımlarına, kendi duygularına, beklentilerine ve arzuladığı hayat şekline göre karar vermeli. şerh koyulamaz böyle şeylere veya böyleyken böyle kesin diye formüle de edilemez.
0
Phoebe
(04.09.17)
Çok seviyorsam evlenirim. İlerde boşanacak mıyız ki pff diye bırakmam. Anlaşamazsak boşanırız napalım.

Ama sırf çocuk yapmak için mantık evliliği yapıp sonra zaten boşarım diye plan yapanlar var bu olmaz.
0
jazzabel
(04.09.17)
a) evlenmemiş bir kişi neden herhangi bir konuda içini rahatlatmaya ihtiyaç duyuyor, anlamadım. pekala iyi bir evlilikle mutlu olabileceğini de düşünebilir mesela. kişi evlenmeyi ya da evlenmemeyi sorun olarak görmemeli, kendisiyle barışık olmalı. bu konuda herhangi bir argümana sığınmak zorunda hissetmek bence sorun. hoş değil. insan evlenmek isteyip evlenemeyebilir, bunun için burukluk yaşaması normaldir ama böyle argümanlara gerek yok yani. yaşamaya devam etmek lazım. biraz züğürt tesellisi oluyor bu düşünce ve bence sağlıksız.

b. ben mutlu olmayı tercih ederim, hangisi beni daha mutlu edecekse o olsun. "e hangisi eder onu soruyoz işte amk" diyebilirsin ama bunun cevabını vermek bence mümkün değil. evliliğimin yürümediğini anlayıp karşı tarafla anlaşarak güzelce boşanmak, müzmin ve mutsuz bekar olmaktan iyidir mesela... öte yandan çok severken eşim tarafından terk edilirsem muhtemelen kafayı yerim, e bu durumda müzmin bekar olmak çok daha cazip gelir kulağa. duruma bağlı, ilişkiye bağlı. bu işler argümanla, net sınırlarla yürümez bence. ha seni hangisi daha çok acıtır diye düşünüyorsun dersen, muhtemelen evlenip ayrılmak daha çok yakar canımı. bekarlığa, yalnızlığa vs. zaten alışığım. bir insan için "yalnız" kalmak çok da alışılamaz, katlanılamaz bir şey değil. kendinden başka kimseden sorumlu olmadığın için bazı şeyleri modifiye edebiliyorsun hayatında. öyle ya da böyle yürüyorsun. ama hayatını paylaştığın insanı kaybetmek çok ağır bir şey olmalı. beni zihinsel olarak bitirirdi diye düşünüyorum.
0
der meister
(04.09.17)
a hiç evlenmemiş olmak
0
twelfth
(05.09.17)
(14)

Çok Üzgünken İçemeyince Ne Yapıyoruz?

olsa da yesek
Odada oturmaktan başka bir şansımız yokken ve çok üzgünken ne yapıyoruz?
Odada oturmaktan başka bir şansımız yokken ve çok üzgünken ne yapıyoruz?
0
olsa da yesek
(03.09.17)
uygun şarkılar dinleyip dibe batıyoruz.

www.youtube.com
0
rahip janick
(03.09.17)
Odada bi oraya bi buraya mal mal yururum heralde. En son da bi dizi/ film acarim sakinlesmek icin.
0
i m sick tired
(03.09.17)
Ağlayıp rahatlıyoruz
0
pastörizesüt
(03.09.17)
agliyoruz, sonra gözyaslarimizi silip hayata devam ediyoruz. kalkıp güzel bir film buluyoruz, güzrl müzikler dinliyoruz, rn olmadı acıp porno izliyoruz aptallaşana dek.
0
eriksatie
(03.09.17)
Üzüntümüzü gerektiği kadar yaşayoruz sonra onu olduğu zamanda bırakıp hayata devam ediyoruz.
film izlemek istersen about time filmini tavsiye edebilirim. konuyla da ilgili epeyce.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.09.17)
Müzik dinliyorum genelde.
0
pike
(03.09.17)
odamızı topluyoruz, ütü yapıyoruz ve mümkünse duş alıyoruz
0
rakicandir
(04.09.17)
uyku. kesin çözüm.
0
steve rogers
(04.09.17)
Duş alıyoruz uyuyoruz
0
photo85
(04.09.17)
ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı: eksisozluk.com @sozluk

yanlış anlama başlığı tavsiye olarak söylemiyorum aslında. ama birileri ile konuşmak iyi gelir.
0
cilgin korsan ces
(04.09.17)
tarkan'ın eski albümlerini dinleyip biraz olsun gülümsüyoruz.şu an canımızı sıkan şeyin zamanla uzaklaşıp bugünkü etkisini yitireceğini hayal edip uyumaya çalışıyoruz.
0
nabizyok
(04.09.17)
Zırlıyoruz.
0
ms brownstone
(04.09.17)
müzikten uzak duruyoruz. oyunlara vuruyoruz kendimizi ve sigaraya...

inşallah kendimizi bir kurtarınca, duyuruya yazıyoruz: gençler toplaşın, içiyoruz :) sözüm olsun bu da.
0
runagain
(04.09.17)
Hocam bi de bunu deneyin. youtu.be
0
youshookmeallnightlong
(04.09.17)
(5)

Patates beyaz saçları kendi rengine döndürüyormuş

yaren
Selamhttp://yemek.com/sactaki-beyazlari-yok-eden-kur/Bu sayfada patates kabuklarının suda kaynatılıp soğutulmasıyla elde edilen sıvının beyaz saçları birkaç hafta içinde kendi rengine döndürdüğünü söylüyor. Bunu birkaç yerde daha gördüm. Deneyen var mı, faydasını gördünüz mü?Bi de, yıkanmış durulanm
Selam

yemek.com

Bu sayfada patates kabuklarının suda kaynatılıp soğutulmasıyla elde edilen sıvının beyaz saçları birkaç hafta içinde kendi rengine döndürdüğünü söylüyor. Bunu birkaç yerde daha gördüm. Deneyen var mı, faydasını gördünüz mü?

Bi de, yıkanmış durulanmış saça bu sıvıyı döküp 5 dk bekletin diyor. Pek inanasım gelmedi. Mantığı nedir?
0
yaren
(03.09.17)
Hani saça rengini veren şey pigment ya, saç kafa derisinden çıkarken pigmentleri olmadığı için beyaz çıkıyor ya, hah o pigmentsiz tele nişasta sürünce renklenmesi hiç akıl işi mi?
0
kobuzchu kiz
(03.09.17)
Ben şu saç tellerini güçlendirdiği, dökülmeyi azalttığı söylenen bir sürü şeyi sürdüm saçlarıma, zerre kadar faydalarını görmedim. Saçlarımda 8-9 yaşlarımdan beri beyazlar var ve buna rağmen beyazlamayı engellediği söylenen hiçbir şeyi sürmedim saçlarıma. Dökülmeye bile çare yokken melanin eksikliğinden kaynaklanan bir sorunun bir şeyler sürülerek engelleceğine inanmıyorum. Ki engellemek de değil burda yazan, eskiye döndürmek. Keşke gerçek olsa ama imkansız bence böyle bir şey.
0
ms brownstone
(03.09.17)
Kobuzchu kız saça rengini veren şey pigment değil patates bilip bilmeden konuşmayalım lütfen.
Taze ceviz kabugunu duymustum da bunu ilk kez duyuyorum mantıklı gelmedi
0
fasulyek
(03.09.17)
Patates boyar mı bilmem de soğan, ceviz filan boyuyor. Kökboya yani.
0
Lim5
(03.09.17)
I ıh olmaz abicim
Net bilgi
İmza
Beyazları olan biri
0
photo85
(04.09.17)
(24)

mutsuz musunuz?

kleeberg
mutsuzsanız, sebebi ne?
mutsuzsanız, sebebi ne?
0
kleeberg
(03.09.17)
mutsuzum, yaşıyor olmaktan. aslında eksik yaşıyor olmaktan ve bir şeyleri tamamlamayı istememekten. varoluşumu bir hata olarak görüyorum. olmaması gereken bir şey. man that should not be.
0
rahip janick
(03.09.17)
Mutsuzum. Hoşlandığım kıza hoşlandığımı söyleyemiyorum. Aramızda maddi-manevi bir sürü engel var. Ya bu şekilde öleceğim ya da birkaç yıl içinde her şeyi düzene sokup, son derece mutlu olacağım. Şimdilik normal moddayım.
0
dissendium
(03.09.17)
anket mi? mutlu değilim, sebebi yok.
0
evde liyakat kalmamis
(03.09.17)
@evde liyakat kalmamis : anket değil aslında, mutsuzlar gelip mutlu olsun diye sordum. bu arada sebebi yokken nasıl mutsuz olunabiliyor?

not : mutsuzum.
0
🌸kleeberg
(03.09.17)
Değilim.
Biraz stresliyim ama mutsuz değilim.
0
sopiro
(03.09.17)
mutsuzum, hayatımdaki belirsizlikler nedeniyle.
0
tabirimekruh
(03.09.17)
Degilim
0
aquarium
(03.09.17)
@kleeberg abi mutsuzum demedim ki, mutlu değilim dedim. gri alandayım, tetikleyen bir şey olmadıkça da bu alanda kalırım herhalde.
0
evde liyakat kalmamis
(03.09.17)
Mutsuzum. Birçok sebepten.
0
ms brownstone
(03.09.17)
"yalnızız"
0
eldfell
(03.09.17)
mutluyum bütün hafta sonu f2, gp3 ve formula 1 izledim. analizde işime yarayacak notları alıyorum şimdi. sonra cuma gününe kadar yazımı gömer ve tezime devam ederim.

ha sigaram bitti o sıkıntı bak.
0
rain when i die
(03.09.17)
mutsuzuz. yaşıyoruz çünkü
0
rakicandir
(03.09.17)
Mutsuzum. İstediğim yerde değilim.
0
brayn
(03.09.17)
Mutsuzum. Cunku eski sevgilimden daha iyi birine denk gelebilecegime inancim gunden gune zayifliyor.
0
i m sick tired
(03.09.17)
uzun yılların ardından bir 3 aydır falan bu soruya hayır cevabını verebilecek duruma geldi kafam. ama kış mevsimi korkutuyor. bir de gelecek yaz planlarımın içine edebilecek iş ihtimalleri.
0
misterturist
(04.09.17)
halen
(04.09.17)
bazi konularda mutsuzum ama genel bi mutsuzluk hali yok. o konulari dusununce (yalnizlik, maddi durum vb) mutsuzluk basiyor. dusunmemeye calisiyorum.
0
kuehles blondes
(04.09.17)
mutsuzum. istediğim şeylere erişimim yok, zamanımı potansiyel olarak en üst noktada değerlendirebildiğime inanmıyorum. ne en üstü hatta, neredeyse hiç değerlendiremiyorum. insanlar ve hayat çok sıkıcı, yetersiz, ilgi çekici değil.
0
i drive the hearse
(04.09.17)
mutsuzum hem de çok.

rahat batıyor muhtemelen.
0
miv
(04.09.17)
mutsuz değilim ama mutlu da değilim.sadece hüzünlüyüm :(
0
regardless of what they say
(04.09.17)
Her zaman değil ama bazen evet, hem de çok. Tekrar tekrar yaptığım hatalar ve bu hataların sonuçları, kaçırdığım fırsatlar. Bazı şeyler beni çok yoruyor, pes edesim geliyor ama henüz erken olduğu için denemeye devam ediyorum.
0
harvey
(04.09.17)
aslında çok mutluydum. hala daha mutluyum ama büyük bir borca girdik. zorunda kaldık. yoksa sokakta kalacaktık. o borç benim mutluluğumu baltalıyor. aklıma geldikçe modum düşüyor. bütün borçlulara sabırlar diliyorum.
0
hemsta
(04.09.17)
mutsuzum. erasmus stajımdan yeni döndüm, 10 ay kadar da geçen sene normal erasmus öğrenimi yapmıştım. staj sonrasında orada işe gireceğimle ilgili çok büyük umutlarım vardı, olmadı. kıçıma baka baka döndüm. 2 hafta oldu döneli, kendime gelemedim. sonsuza dek buraya kapatılmış gibi hissediyorum artık. hiçbir şey yapamıyorum, ne dizi izleyebiliyorum ne oyun oynayabiliyorum ne de kitap okuyabiliyorum. elim kalem kağıda gidiyor, anca orayı çizip ardından ağlıyorum. orası benim için özgürlüktü, huzurdu ve mutluluktu. her şeyi elimden kaçırdım ve şimdi bu ay içerisinde muhtemelen işe gireceğim. işim tam olarak mesleğimle ilgili değil ama üstümde olacak olan kadının çok büyük çevresi var, belki benim önümü açar diye girip para biriktireceğim. mezuniyet senem çok yoğundu, final haftamdan çıkıp staja gittim oradan döndüm işte 2 hafta geçti işe başlayacağım. muhtemelen bana sorulsaydı 2-3 ay boş takılıp sonra başlardım işe ama şu an kadın bana "gelince konuşalım :))))" diyince gidip başlamaktan başka şansım yok (konuşalım demiş neden zorunda olasın diyen olursa, ben burada biraz staj yaptım ve güya stajım için konuşmaya gittiğim günde bana "aa madem geldin hadi başla şimdi" dedi) biraz para kazanmak iyi olabilir çünkü 4 senedir kyk'ının yarısını harcayarak yaşıyordum ama yine de parasız bir şekilde evde 3 ay çürüyebilirdim.

olay sadece iş de değil. burada yaşamak istemiyorum.
0
dedi ayca
(04.09.17)
kesinlikle ve fazlasıyla.

çünkü... maddi olarak bayağı batmış durumdayım. manen de başı ve kuyruğu dik tutmaya çalışıyorum halâ.

kimsenin bayramını kutlamadım ve bayram da değil zaten bana. ailemi bile aramadım. telefonum kapalı, iletişimim yok...

güzel günler göreceğiz çocuklar, diyorum... inşallah.
0
runagain
(04.09.17)
(13)

gidesim olan yerler

klar
hadi madem şöyle birer liste yapalım, boş boş oturcağımıza. değil mi?portekiz brezilyayemenbeyrutkudüsedinborobrujurfadiyarbakırşimdilik benim aklıma gelenler bu kadar. sizin listenizde nerler var ?
hadi madem şöyle birer liste yapalım, boş boş oturcağımıza. değil mi?

portekiz
brezilya
yemen
beyrut
kudüs
edinboro
bruj
urfa
diyarbakır

şimdilik benim aklıma gelenler bu kadar. sizin listenizde nerler var ?
0
klar
(03.09.17)
Thorshavn

(pek yakında)
0
AlsterWasser
(03.09.17)
Mardin
Roma
Vegas
Artvin
0
mutekebbir
(03.09.17)
amazon ormanlari - onumuzdeki sene yapma hayalim var eger yeterli iznim olursa

machu picchu - bu sene arkadasim gitti, fotograflardaki kadar buyuleyiciymis.

kosta rika - mis gibi doga, yanardaglar falan... seneye gormeyi planliyorum ama yapabilir miyim belli degil

masai mara - serengeti'den masai mara'ya gecisleri gozlerimle gormek istiyorum, bir arkadasim yeni dondu ordan cok ovdu. bes yillik planlarim arasinda

trans sibirya - vladivostok'tan baslayip st petersburg'a kadar gitmek istiyorum, bunun icin de uzunca bir izne ihtiyac var :/

hindistan - tam olarak hangi bolgesi bilemiyorum, en azindan 9-10 gunlugune gitmek isterdim ortaya karisik. cok degisik bir kultur.

londra - avrupa'da buyuk sehirlerin coguna gittim ama bi tek londra'ya gitmek nasip olmadi. burasi da listemde.

route 66 - cabrio bi aracla route 66... listede daha yukarlarda bulunabilirdi ama abd daha once bulundugum icin onceligim olamiyor :(

ulke ici:
sumela manastiri - tadilat bitince acilan gitmem gereken yerlerden.
kapadokya - su yasimdayim hala gitmedim. gitmek lazim.
pamukkale - buraya da gitmek lazim :/
0
fakyoras
(03.09.17)
Urfa'da bi şey yok ya antep'e gel :')

Abd
Küba
Japonya genel olarak merak edip gitmek istediğim ülkeler.

Bi de
Karadağ kotor
italya dolomites
Ve almanya'nın şatolarını gezmek istiyorum.

@fakyoras yazınca hatırladım nasıl unutmusum trans sibirya benim de çok istediğim bir şey, sevgilim askerden gelince gidelim dedik hatta bakalım ^^
0
ekaterina
(03.09.17)
los angeles
chicago
mogolistan - orhun anitlari
japonya
ingiltere

bunlar benim top 5im.
0
baldur2
(03.09.17)
Benim top 5

Izlanda - araba kullanmayi ogrenir ogrenmez gidecegim, aslinda otostop da olurmus da iste.

Faroe adalari - yine araba kullanmayi bilmem gerekiyor, hic agac yetismeyen bi yer nasil olur merak ediyorum :d

Peru, sili, kolombiya - hikingde biraz daha kendimi gelistirince gidecegim.

Kenya (safari filan) -- ama cok param oldugunda olur bu cunku bir tura/rehbere bagli oldugun icin fiyatlar biraz fazlaymis.

Transsibirya ama ozelinde baykal golu. - at binmeyi orada ogrenmek istiyorum, biraz rusca bilmem gerekiyor tabi ehe.
0
kuehles blondes
(03.09.17)
Küba
Japonya
Sibirya
Yeni Zelanda
İzlanda

Bunlar genel olarak görmeyi çok istediğim yerler.
Daha spesifik olarak da Marsilya, Portofino, Los Angeles ve Londra geldi aklıma.
0
ms brownstone
(03.09.17)
svalbard & jan mayen
falkland islands
the south george and the south sandwich islands (burada sadece ingiliz birkaç bilim adamı yaşıyormuş)
seyşeller
christmas islands
aland islands
kutup noktası bir de
0
rakicandir
(03.09.17)
rusya'yı batıdan doğuya gezmek istiyorum. özellikle görmek istediğim şehirler petersburg, moskova, nijni novgorod, kazan, ufa, yekaterinburg, novosibirsk, krasnoyarsk, irkutsk, vladivostok. bunun dışında tomsk'u şirin bir yere benzediği, omsk'u tuttuğum buz hokeyi takımına ev sahipliği yaptığı, yakutsk'u çok seksi olduğu için görmek isterim. bunun dışında turistik olarak hiçbir önemi olmayan bir sanayi şehri olmasına karşın çelyabinsk'i de hakkında yapılan şakaçs gülmiksleri yüzünden merak ediyorum, dank meme cenneti resmen jsjsks. ruslarda "chuck norris facts"in bir benzeri çelyabinskliler için var. işte tuvalet kağıdı olarak zımpara kullanırlar tarzı geyikler.

"kırmızı yandı": 3.404content.com

çelyabinskli nineler: img0.liveinternet.ru

4.bp.blogspot.com

rusya dışında,

* baltık ülkelerinin başkentleri
* finlandiya (mümkünse hepsini gezeyim, rovaniemi'ye kadar çıkayım)
* çernobil (kiev'e 4 kez mi ne gittim ama çernobil turu pahalı geliyo, uğrayamıyom)
* pyongyang
* düsseldorf
* nice
* bari-napoli

spesifik olarak görmeyi bayağı istediğim yerler bunlar. ha hindistan'ı, japonya'yı falan da merak ediyorum ama "param olsa keşke gitsem" dediğim yerler değil. imkânım olsa şu saydıklarımın hepsini ziyaret etmek önceliğim olur. pyongyang'a belki göt korkusu yüzünden gitmem, neme lazım tayyip ben oradayken ters bi şey söyler adamlar beni rehin alır sonra uğraş dur hehe
0
der meister
(03.09.17)
offf. haydi hep beraber gezelim arkadaslar. canim cekti vallahi.
0
baldur2
(03.09.17)
Iran. özellikle Isfahan ve Siraz.
0
pinocchio
(03.09.17)
ben de trans sibirya istiyodum. daa şimdi the way back'i izleyince hatırladım özendim gene orlara
0
🌸klar
(03.09.17)
Benim en cok istedigim norvec. Kuzey isiklarini gormek istiyorum. Lizbonu da merak ediyorum. Bir de ilkbahar - yaz zamani barcelona ve yunanistan. Kisa vadede hepsini gorecegim gibi duruyor. Bunlari goreyim sonra daha izbe yerlere de giderim ins

@ekaterina sen kasimda geliyorsun zaten almanyanin satolarini gezdirecegim ben sana cicegim :d cikar onu listeden :D
0
yuzır
(03.09.17)
(9)

Toplu bayram mesajları

diffarentiationation
Napıyorsunuz bunları? Cevaplıyorsanız nasıl?
Napıyorsunuz bunları? Cevaplıyorsanız nasıl?
0
diffarentiationation
(02.09.17)
yav he he diyorum sonra pencereyi kapatiyorum.
0
blue eyes white dragon
(02.09.17)
Sağ olun, size de iyi bayramlar!
0
Lim5
(02.09.17)
Bana bir foto gönderene ben de foto gönderiyorum. Kafama esince mesaj yazıyorum veya arıyorum.
0
yaren
(02.09.17)
Cevaplamıyorum. Okumuyorum hatta çoğunu.
0
ms brownstone
(02.09.17)
A dan geleni b ye, b den geleni A ya gönderiyorum. Asdfsdds bazıları sonuna adını soyadını ekliyor onu silip gönderiyorum :)
0
tolgan
(02.09.17)
Cevaplamıyorum. Zaten seni düşünerek atmıyorlar. Toplu atıyorlar.
0
birşeylersoracağım
(02.09.17)
cevaplamıyorum. özellikle fotoğraflı-resimli olanlar sinirimi bozuyor.
0
olabilir ya da olmayabilir
(02.09.17)
ben aynı mesajı o kişiye yolluyorum. hırtlığını anlasın diye
0
renegade
(02.09.17)
Olu taklidi.
0
i m sick tired
(02.09.17)
(36)

isminizi seviyor musunuz ?

elma
evet soru başlıkta :)mesela eski isimleri seviyorum ya da sevmiyorum gibi kriterleriniz var mıisminden dolayı antipatik bulduğunuz kişiler oluyor mu, bir ismin hastalık ya da kötü bir olay çağrıştırması gibi şeyleri dikkate alıyor ve olumsuz düşünüyor musunuz ?sizce güzel isim nedir ?cevaplarken bir
evet soru başlıkta :)

mesela eski isimleri seviyorum ya da sevmiyorum gibi kriterleriniz var mı
isminden dolayı antipatik bulduğunuz kişiler oluyor mu, bir ismin hastalık ya da kötü bir olay çağrıştırması gibi şeyleri dikkate alıyor ve olumsuz düşünüyor musunuz ?
sizce güzel isim nedir ?

cevaplarken bir de yanına beğendiniz isimleri yazarsanız sevinirim..

sorularım bu kadar, teşekkür ederim :))
0
elma
(02.09.17)
Ismimi seviyorum. Bazi isimlerle o kadar kotu anilarim var ki biraz on yargi olusuyor tabii ama kalici olmuyor. Eski isim yeni isim gibi ayrimlara girmiyorum pek acikcasi ama fonetik ve anlam benim icin onemli isimde. Ayrica mesela ilk kez duydugum bir isimse boyle aninda bir ilgimi cekiyor ne olursa olsun bir hos geliyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.09.17)
ismimden nefret ediyorum.

osman'lar şişman oluyor diye genelleme yapılabilir.
meriç'ler de malum :D

güzel isim bulsam ismimi değiştirirdim ama öyle süper isim diyebileceğim bi isim yok.
0
funl
(02.09.17)
Eski isimleri pek sevmem. Kendi ismimi begeniyorum. İtici gelen isimler çokca var tabi :) destina tuana türkü umut isimlerini beğeniyorum
0
hernezıkkımsa
(02.09.17)
Seviyorum. Nadir bir isim. Kutsallık, tarihsel önem atfedilen isimleri sevmem. İnsanlar hiç orijinal olamıyorlar. Sevmediğim isimli insanlarla fazla konuşmam. (Ciddiyim.) Güzel isim kişiyi özgür kılmalı. Belli bir sınıfa sokmamalı.
0
dissendium
(02.09.17)
Arapca kokenli bir adim olmadigi icin mutluyum, soyadim da birseyoglu ya da birseyyapan degil.
0
Traveller
(02.09.17)
ismimi cok seviyorum. eski isimlere karsi notrum, kisiyi seversem ismini de severim. sevdiklerimin isimlerine sahip olan kisilere daha kolay isiniyorum. kotu tecrubeler yasadigim isimleri sevmiyorum, bu isimlere sahip insanlara onyargiyla yaklasiyorum. begendigim ve sempatiyle yaklastigim isimler duru, leyla, tolga, elif, deniz.
0
evde liyakat kalmamis
(02.09.17)
Ismime karsi notrum. Turkce karakter barindirmadigi icin, dini bir seyleri cagristirmadigi icin ve cok eski olmadigi icin memnunum ama. Cok eski isimleri ve cok yaygin olan isimleri sevmiyorum. Elif, fatma, osman, muhammed gibi. Ama bu ismi tasiyanlari sirf ismi bu diye antipatik bulmam. Kendimiz secmiyoruz sonucta. Sevdigim isimler; hanzade, agâh ve devin.
0
yuzır
(02.09.17)
evet, türkçe çünkü. hatta soyadım da timurun soyundan geldiğimi iddia etse de öyle bir şey yok, nerden bilecekler 1934te. türkçe isimlere sempatiyle yaklaşıyorum. traveller gibi mutluyum.
0
ron dennis
(02.09.17)
ismimi seviyorum. ismim fatih.
0
dafuq
(02.09.17)
Adım soyadım bir devlet büyüğününki gibi, ünlü bir sanatçı kişiliğinki gibi uyumlu, jenerik. Türkiye'de tek. O yüzden çok seviyorum.

Tek tek incelendiğinde de anlamları çok güzel, ikisi de öz Türkçe. Daha iyi olamazdı yani.
0
yirmisantim
(02.09.17)
İsmimi seviyorum; çok yaygın bir kadın ismi olmasına rağmen ismin bana veriliş hikayesini çok hoş buluyorum.

Modern ebeveynlerin çocuklarına sürekli koydukları "aleyna, alina, alara, almira, lina, leya" vs gibi isimleri çok beğenmiyorum. Bunun erkek dengi de "baran, yağız, eren, boran, enes" vs olabilir. Antipafi duymamın sebebi hayatımın büyük bir kısmının bu alinalara ve yağız baranlara laf anlatmaya çalışarak geçmesi, başka sebebi yok. :)
0
sopiro
(02.09.17)
Çocukken ismimi hiç sevmezdim. Annemlere çatıp dururdum benim adımı niye Şule / buket (öğğğ) koymadınız niye bilmem ne koymadınız diye. Büyüdükçe anlamlı ve güzel gelmeye başladı. Bir de insanların isimleriyle uyumlu karakterlere sahip olduklarına inanıyorum. Bir canlıya isim vermek onun bir nevi geleceğini tayin etmek gibi. Değerli ve dikkat edilesi. Sevdiğim isimler listesi gibi bir şeyim yok ama oğlum olursa adını rüzgar koymak konusunda çok ciddi ve ısrarcıyım :) kız da rüya olsa fena olmaz. Beyle.
0
apartman teyze
(02.09.17)
İsmimi çok seviyorum. Kendi ismim olmasa oğluma da bu ismi koyardım.

Bu arada bora ben.
0
kibritsuyu
(02.09.17)
önceden sevmezdim, söylenişi kötü gelirdi bir anlamı da yok neticede derdim.
şimdi seviyorum, isim soyisim olarak düşününce bütün oluyor gibi.

eski isimleri sevmiyorum ama iki isimli olup da biri eskilerden bir şey olurca değişik bir havası oluyor sanki. ama bazı isimlere karşı olumsuz bir tutum sergilediğim oluyor, çok saçma olsa da.
0
yaraticinick
(02.09.17)
İsmime bayılıyorum, 100 kere doğsam hep aynı adı isterdim, isim ve anlamı çok önemli, komik değil de yeni isimler çok eğreti geliyor bana. Çocuğuma modern isim koymam, eskiler daha güzel.
0
elikası
(02.09.17)
Ben sevmiyorum utaniyodum kucukken belli tarihlerde okula gitmiyodum. Bilincltimda kaldi hala sevmem hfif utanirim.
0
brad pitt
(02.09.17)
Maalesef, hikayesi ve buna bağlı olarak bir anlamı olsa da sevmiyorum ne yazık ki. Yani buna bağlı bir anlamı mevcut, kendi başına ne bir manası var ne de fonetik bir söylenişi, bir sürü Türkçe karakter bulunuyor; gerçekten berbat. Eğer bir çocuğum olsaydı, kendisine vermek isteyeceğim son isim olabilirdi.

Hem ad hem de soyad anlamında istediğim şeyler olmadığı için değiştirmek adına bir alternatif belirledim hatta, müsait olduğum bir zamanda tamamen değiştirmeyi düşünüyorum.
0
tel tokasini duzelten samuray
(02.09.17)
İsmimi severdim. Bir gün ekşi sözlük'te ismimin başlığına girilenleri okudum, Fransızca anan demek yazıyordu. Gülmüştüm, nasılsa hayatım boyu bir fransız ile huhatam olmam diyordum, sonra Fransız bir sevgilim oldu. Şimdi ismime hatırladıkça uyuz oluyorum.
0
taktikmaktikyokbambambam
(02.09.17)
İsmimden nefret ediyorum. Eskiden çok takardım kafama bu isim konusunu ama hala nefret etsem de çok umursamamaya çalışıyorum artık.

İsminden dolayı antipatik ya da sempatik gelmiyor kimse ama böyle birkaç isim var sinir olduğum insanların isimleri olduğu için sevmediğim.

Deniz ve Nehir de en beğendiğim iki isim.
0
ms brownstone
(02.09.17)
Çok yaygın bir isim olmasına rağmen seviyorum. Herkesçe bilinen anlamının yanında sadece edebi eserlerde kullanılan ve çoğu kişinin bilmediği ikinci anlamı da hoşuma gidiyor.
Bir ismi sadece isim olduğu için sevmeme gibi bir durumum yok ama hatırlattığı olaylardan ve kişilerden dolayı sevmediğim isimler mevcut.
En sevdiğim kadın ismi İpek, ikinci olarak da Çerkesçe yine ipek anlamına gelen Denef. Erkek ismi olarak da Mustafa ismini severim.
0
pike
(02.09.17)
2 ad ve soyadım Türkiye'de tek olan bir kombinasyon. Bu özelliği hoşuma gidiyor.

Çocuğuma klasik isimler koymak isterim. Daha ağır duruyor. Ayşe, ahmet tarzı
0
fallopian
(02.09.17)
lanet olsun ki benim ismim "xcan" şeklinde fakat kadın anam müthiş bir vizyon örneği göstererek can'ı ayrı yazdırmış, ileride kullanmak istemezsem diye. "e anne madem öyle niye en başta koydun, ne gerek vardı?" dediğimde de "adi babana kalsa avseq01.dat olacaktın oğlum, 15 gün isimsiz gezdin umrunda mıydı adamın, ne bileyim ben öyle hoşuma gitti öyle koydum" der her seferinde.

can kısmını atarsak, fazlasıyla klasik ve 5 erkeğin 6'sında olan bir isim olmasına rağmen şahsen ismimi seviyorum. hatta "isim karakter uyumu" konusunda cuk oturuyor sanki. yabancı karakter içermediği veya ortadoğu-türk esintisi taşımadığı için kimsenin önyargıyla bakacağı bir isim değil. ad-soyad kombinasyonuyla yabancı arkadaşlarımdan birisi macar, diğeri sırp zannetmişti. yanlış anlaşılmasın, "beni tatilde italyanlara benzettiler" kezoluğu yapacak biri değilim, türk olmaktan da utanmıyorum ama malum kültürümüz araplar tarafından istila edildiği ve örneğin ismi "abdullah" olan biri önyargıya maruz kalabildiği için bu konuda şanslı olduğumu düşünüyorum. gerçi benim ismim de köken olarak arapça galiba ama dinli imanlı bi' şey değil en azından.

çocukken insanları isminden dolayı itici bulduğum olurdu ama ortaokulda tanışıp çok iyi arkadaş olduğum "hörü"den sonra bu tamamen değişti. daha sonra bir tane rahime vardı. ikisini de çok seviyordum, hem güzel hem kuul kızlardı açıkçası. ondan sonra isme hiç takılmamaya başladım. hatta ilk bakışta "kötü" ismi olan insanları sevmeyi daha çok sevdiğimi bile söyleyebilirim. çünkü düşünsene yani, rahime desen başkaları gülecek ama sen rahime dediğinde aklında çok güzel bir şey canlanıyor. hoş bi' şey bence bu. hörü'yle böyle bir bağlantı kuramadım çünkü daha ziyade höşmerim diyordum. bir insan 92-93 doğumlu kızına niye hörü ismini koyar, onu da hiç anlamadım ama neyse. bu vesileyle onları da anmış olayım, yıllardır hiç görüşmüyom iletişimi tamamen kaybettim, umarım iyilerdir.

beğendiğim, güzel olduğunu düşündüğüm çok isim var aslında. türkçe olarak, türk isimlerini seviyorum. etimolojik köken olarak çok kasmadım ama hem modern hem de eski türkçe sayılabilecek isimler. ne bileyim hakan, kaan (ya da kağan?), mete vs... bunun yanında oğuz, ozan gibi isimleri de severim. kız isimleri konusunda çok düz biriyim. ezgi ve aslı aklıma gelen ilk iki isim. bunlar hoşuma gidiyo ama kızıma vermezdim galiba. leyla'yı seviyorum, neden bilmem.

yabancı isim olarak rus ve ruh hastası olduğum için genelde bu soruyu rusça özelinde değerlendiriyorum. bir rusla evlenirsem çocuğumun adının kesinlikle anastasya olmasını isterim. çok seviyorum bu ismi. türkiye'de yaşıyorsak direkt nastya olarak yazdırırım, anastasya çok uzun. erkeklerde vyaçeslav hoşuma gidiyor ama oğlum olursa ve orada yaşıyorsak sergey isterim. çünkü sergey mozyakin gibi olmasını istiyom: müthiş istikrarlı, yaptığı işte başarılı, anasına babasına el kaldırmayan iyi ve yetenekli biri. maykıl jordın falan hikaye, benim sporcu olarak idolüm mozyakin. özel hayatında da çok düzgün bir insan olduğunu biliyorum. o yüzden sergey olur.
0
der meister
(02.09.17)
Ben de ismimi çok seviyorum, şebnem..böyle kadın kadın bir isim...kız isimlerinin gerçekten dişi olması hoşuma gidiyor, çok nötr olunca erkeksi geliyor, ulaş vs. gibi. Ya da her iki cinse de uygun olan isimler zorlayabiliyor beni, bir erkek ismi olarak Derya falan ile karsılastıgımda zihnimde cinsiyeti tam oturmuyor.
0
cedilla
(02.09.17)
İki ismim var, aramız iyi. Birini diğerinden daha çok seviyorum sadece.
0
cay koy geliyorum
(02.09.17)
Adımı çok seviyorum. Cennetten düşen ilk X tanesi şeklinde bir ismim olmadığı için çok memnunum. Türkçe, modern ve yaygın bir isim. Henüz benim adımı taşıyıp anneanne babaanne olan bir olduğunu zannetmiyorum.

Adını sevmediğim insanlar oluyor. Fadime, Şükriye, Sümeyye, Fatma, Kadriye, Rabia, Züleyha gibi isimleri sevmem. Eskiledrn Belkıs, Necla, Ayla, Lale, Leyla, İnci; yenilerden Ece, Ezgi, Deniz, Nehir gibi isimleri severim. Aleyna, Tuana, Ecrin filan gibi isimleri de sevmem.

Erkek isimlerinden de dini referans içeren isimleri sevmem. Abdullah, Muhammet, Samet, Bekir, Ahmet, İsa, Musa, İshak gibi... Diziler için uydurulan isimleri de sevmem. Benzer isimlerden Mehmet ve Mustafa isimlerine ve Arapça kökenli isimlere o kadar sinir olmuyorum. Selim ve Murat buna rağmen beğendiğim isimler. Modern olanlardan Deniz, Eren ve büyük ünlü uyumuna uyan diğer bütün isimler uygundur.

Amma takıntılıymışım.
0
Lim5
(02.09.17)
Eskiden nefret ederdim. Z harfiyle ilgili bi sıkıntım var, bana kelimenin ortasında z varsa telaffuz etmek zor geliyor ve kaba olduğunu düşünüyorum.
Ama kısaltıyorum, z sona kaldığı için daha naif geliyor kulağıma. Uzun haline de kısa haline de alışkınım tepki veriyorum sokakta akkdkdksl.
0
bir nick var benden iceri
(02.09.17)
İsmim bence süper. Ayhan. Bir eksiğini görmedim ama fark yarattığını da düşünmüyorum. Sadece Ahmet Mehmet Hasan vb isimlere nazaran daha niche. Soyadım ise ülkede tek.

Sevdiğim isimlerin başında deniz geliyor unisex olarak. Sonra kadın için sena ve seda bana hoş geliyor. Erkek ismi olaraksa bora, alp ve ejder iyi. Bir de ayhan tabi.
0
Tears of Devil
(02.09.17)
Sevmiyorum çünkü çok kişide var.
0
kediyiyenpiskopatfareyimben
(02.09.17)
ismime bayılıyorum. alaşımlardan oluşan bir çağ ismi. yazması 4 harf. soyadım da dört harf. tek kötü yanı türkçe karakter içermesi sorun yaratabiliyor yabancı resmi evraklarda.
0
rain when i die
(02.09.17)
Adımdan memnunum ama soyadımdan değilim. Uzun isimlerden hoşlanmıyorum. Kısa, net ve anlaşılır olmalı. Ayrıca j ve ş harflerini bulundurmazsa iyi olur.
0
harvey
(02.09.17)
ismim güzel ama bana olmuyor bence
0
shotgunwoman
(02.09.17)
hastasıyım. ölürüm.
0
luchetti
(02.09.17)
Pis pis kelimelerle kafiyeli olsa da alistim, seviyorum. Super modern isimlerden nefret ediyorum (bilmem ne su filan), eski isimler daha guzel.
0
aferin cok iyi dusunmussun
(03.09.17)
Bayağı seviyorum yahu. Arap ismi falan değil, tam laikci kafada bir isim. Babamın benim için yaptığı en iyi tercih olabilir.
0
doxanikee
(03.09.17)
Ben de seviyorum. Arapça değil, türkçe bir kere. Ayrıca çok kişide bulunan bir isim de değil. Ahmet mehmet gibi dayı dede ismi de değil, dinamik geliyor bana. Ad-soyad kombinasyonumda Türkiye'de 3-4 tane var. O yüzden kullanıcı adı alırken sadece soyadım olmazsa ad soyad kesin boş oluyor. İsim tolga bu arada.
0
kutukcu
(03.09.17)
ismim emirhan ama bildim bileli emirhan diyen yok. daha kısa olduğu için emir kullanıyorum.
0
kaledekiyalnizlik
(03.09.17)
(11)

İçinizde ukte kalan şeyler neler?

neysene
Mesela benim tenis öğrenmek ve oynamak, kickbox öğrenmek ve yapmak vardı. İkisini de gerçekleştirdim fakat daha çook ukte var.Mesela;At sürme eğitimi alıp ata binmekWind surf yapmakOkçulukBir yelkenliye sahip olup onu sürmek, sahil açıklarında teknemden denize atlamakYurtdışında para sıkıntısı olmad
Mesela benim tenis öğrenmek ve oynamak, kickbox öğrenmek ve yapmak vardı. İkisini de gerçekleştirdim fakat daha çook ukte var.
Mesela;
At sürme eğitimi alıp ata binmek
Wind surf yapmak
Okçuluk
Bir yelkenliye sahip olup onu sürmek, sahil açıklarında teknemden denize atlamak
Yurtdışında para sıkıntısı olmadan hayvan gibi gezmek ve dostlar edinmek.
Snowboard yapmak başlıcaları.

Ya sizin?
0
neysene
(01.09.17)
En sevdiğim müzisyenin, ama öyle böyle değil sırf müziğini de değil her şeyiyle çok seviyorum böbrek lazım olsa bir saniye düşünmem veririm, konserine bilet aldım Stockholm'e, havalimanında polis dedi yeşil pasaporta izin belgesi lazım, benim de haberim yoktu, gidemedim sonuç olarak. Aha en büyük ukdem bu, daha büyüğü de olmaz herhâlde.
0
i was made for you
(01.09.17)
kanun çalmak. tek uktem.
0
isott
(01.09.17)
İngilizceyi çok ileri seviyede, mesela konuşup felsefe yapacak kadar bilmek.

Halk oyunları oynamak.

Bacaklarım acımadan elbise, ayaklarım acımadan topuklu ayakkabı giymek.

Her gün ama her gün sabah 6'da çok dinlenmiş gayet cıvıl cıvıl bir şekilde uyanarak güne başlamak, yani her gece iyi uyumak.

Çok iyi yemek yapmak, tencere yemekleri daha doğrusu.

Denizde yosundur taştır hayvandır derinliktir hiç korkmadan yüzebilmek.

Kafama göre bir evlilik gerçekleştirmek.

Bi de borçsuz yaşamK ya oooof. :/
0
yaren
(01.09.17)
herkes hala yapabileceği bir sürü şeyi ukte olarak yazmış te allam.

çocukken bizim yerel kulübün başkanı, babama benim için "gelsin bizde oynasın" deyip bir miktar para + holosko teklif etmişti. bense cidden iyi top oynamama rağmen çok gerizekalı olduğum ve antrenörlerin karışmasından, yeri gelince bağırmasından çekindiğim için kabul etmemiştim. o yaşta profesyonelleşmeye başlasaydım bugün belki dünya yıldızı olmazdım ama iyi bir sporcu olabilirdim. hem futbolda hem de basketbolda dikkat çekici derecede iyiydim, o zaman ne olduğunu bilmiyordum tabii ama oyun görüşümün çok iyi olduğunu ve 10 yaşındaki bir bebeye göre fazlasıyla olgun oynadığımı söylüyorlardı ki düşününce cidden öyleydi. hayvan gibi pas atıyordum, pozisyon bilgim iyiydi falan. fiziksel olarak da iyiydim. kendi isteğiyle stoper ya da ön libero oynayan bi' heriftim işte varın siz düşünün ne kadar klas olduğumu......

geriye, 100 kiloluk bir şüşko olarak bu anılarla övünmek kaldı. annem babam da sağolsun yani hiç yönlendirmediler bu iş için. "höt" deseler katılırdım zaten takıma, 10 yaşında çocuğum amk niye bana bırakıyorsunuz ki bu kararı.

gerçekten çok merak ediyorum, o zaman kulübe gitseydim şu an nerede olurdum. hiçbir zaman başarılı sporcu olacak mental kapasitem olduğunu düşünmedim açıkçası, hem çok çalışmayı sevmiyordum hem de disiplinli değildim. ama ne bileyim batuhan karadeniz olsam bile olurdu ya, yeterdi yani.
0
der meister
(01.09.17)
@der meister,

Ben de ilk senin gibi düşündüm, hatta sözlükten baktım ukdenin anlamına, ben de ukte sanıyordum bu arada ama ukdeymiş, neyse.

1. isim Düğüm, yumru
2. İçe dert olan şey

Bunları vermiş anlam olarak. E dedim o zaman yapıp yapamayacak olmakla direkt bir ilgisi yokmuş. Ki benim yazdığım şeyi yapma ihtimalim yok, başka bir konserine gidebilirim tabii ama o konser geçti ve başka bir konser onun aynısı olmayacak, elli konsere gitsem de onu kaçırmış olarak kalacağım her zaman. Yani benimki iki türlü de ukde oluyor.
0
i was made for you
(01.09.17)
belki "vizyonun da epey düşükmüş kardeş :(" dedirtecek bir şeydir ama:
istanbul üniversitesi'nin beyazıt kampüsündeki o dev kapısından öğrenci olarak girememek.

bir diğeri ise ömrüm boyunca pişmanlığım olan, erasmus'a gidememek.
0
m e b
(01.09.17)
1- bungee jumping yapmak
2- güney amerika'da bulunan bir ülkedeki dünyanın 7 harikasından birini görmeden ölmek
3- (bkz: hukuk fakültesi/#69397004) m e b yazmış. iü beyazıt kampüsüne girmek diye. bende de o var. şu hukuk fakültesini iü'de okumak isterim. aslında bu konuda hala kararsızım. ankara'nın kalitesi, iü'nün tarihi, marmara'nın konumu ve binası hep ilgimi çekiyor.
4- anadil olmasa da - daha kendi dilini tam konuşamayan insanlar bir başka dili anadili gibi konuşamazlar - zorlanmayacak şekilde ingilizceyi okuyabilmek, konuşabilmek isterim.
5- keman çalmak.
0
blue eyes white dragon
(01.09.17)
1-*2007 yilindaki tool konserini kacirmak.
2- pantera ve death gruplarini bir daha hicbir zaman canli dinleyemeyecek olmak.
3- St Michel lisesini kazanmama ragmen, babamin bir yillik maasi okulun bir senelik ucretine esit oldugu icin gidememem. Nasil biri olarak gelisirdim su anda hep merak etmisimdir.
0
baldur2
(01.09.17)
2012'de İstanbul'daki Guns n Roses konseri hala içimde yaradır gidemediğim için. Bir de geçen yıl veda turnesindeki Black Sabbath'ı Verona'da izleme hayalim vardı ama birkaç saatle kaçırmıştım biletleri, içimde uktedir o da.

Son olarak da geçen sene bana hayatımın en güzel günlerini yaşatan kişiye söylememenin çok daha iyi olacağı bir şeyi söylemiştim, hala düşündükçe içime oturur o zamanlar. Keşke hiç söylemeseydim.
0
ms brownstone
(01.09.17)
İmkan olup da yatmadığım 3-4 hatun var. Keşke yapsaymışım diyorum.
0
Delay Fuze
(01.09.17)
Sevdiğim kıza sevdiğimi söylemek istiyorum ama söyleyemiyorum.
0
dissendium
(01.09.17)
(15)

hangi işi tercih ederdiniz?

Stoneface
evden günde 2 saat çalışarak, ayda 6000 - 7000 lira kazanmayı mı yoksa normal sabah - akşam ofis işi yaparak 11 - 12.000 lira kazanmayı mı?
evden günde 2 saat çalışarak, ayda 6000 - 7000 lira kazanmayı mı yoksa normal sabah - akşam ofis işi yaparak 11 - 12.000 lira kazanmayı mı?
0
Stoneface
(31.08.17)
her ikisini de yapardim ben

iki saat icin 6-7 lira kim neye veriyor anlamadim
0
exlibris
(31.08.17)
2.yi
0
brayn
(31.08.17)
@exlibris, + 1

ama illa birini seçeceksem; tabii içeriği nedir, onu da öğrenmek şartıyla, evden günde iki saat çalışmak diyorum.
0
runagain
(31.08.17)
2 saat calismayla 6-7 bin veriliyorsa o işte bi şeylik vardir kesin. Olmasa bile Her turlu 2.yi secerdim. 6-7 bin çok para degil bu zamanda. Ilkini secersem ek bi seyler yapma geregi duyabilirdim. Onun yerine duzenli iş ile 10-12 bin mantikli.
0
aquarium
(31.08.17)
Sırf iş hayatına bulaşmamak için 1'i seçerdim ben.
0
ms brownstone
(31.08.17)
Sabah akşam ofis 12
0
all girls dream
(31.08.17)
işin sürekliliği ve diğer şartlara bakmak lazım. 2
0
essoist
(31.08.17)
1
0
sta
(31.08.17)
Günde 2 saat haftanın 7 günü ise soru işaretli ama 5 günse bir de 2 günde tüm işleri bitirebilme olanağı varsa kesinlikle 1.
0
gezegen olan pluton
(31.08.17)
2 saat çalışma: 7 bin.
8 saat çalışma: 12 bin.

kazanan belli. bi de evden çalışacaksın. hayalimdeki iş anasını satiim.
0
Delay Fuze
(31.08.17)
Yari maaasa 1'i secerim. Yeter ki beni sabahtan aksama ofise kilitlemesinler.
0
i m sick tired
(31.08.17)
evde çalışmam gereken o 2 saat, 6 saate çıkar bende, disipline giremem. hem diyelim 2 saat iş yaptım, kalan zamanlarda ne yapacağım? hobim de yok ki doğru düzgün lan, oyalanayım. Ofis daha iyi
0
fallopian
(31.08.17)
işlerin niteliği önemli. 2 saat dişini sıkacan gelsin paralar gibi bir durum olmasın sonra!!!
0
zikardo
(31.08.17)
2
0
mutlusismankedi2015
(01.09.17)
tabii ki günde 2 saat çalışma ya. o kadar az çalışan adam 10 sene içerisinde iki lisans diploması alabilir ya da lisans okuyup üstüne yüksek lisans çakabilir. gidip sıfırdan bir iş öğrenebilir. evden çalıştığın için ne yolda vakit harcayacaksın ne de üstüne başına dikkat etmen gerekecek. müthiş zaman tasarrufu. bu seçeneğin 19 yaşında üniversite okuyup da bunun için ayda 7 bin lira almaktan hiçbir farkı yok benim gözümde. o kişinin sahip olduğu tüm olanaklara sen de sahip oluyorsun. o yüzden kesinlikle evden 6-7 bin. ben yaşamak için çalışmak isteyenlerdenim. mecbur olmadığım sürece niye sabah 7'den akşam 8'e kadar çalışmak isteyeyim ki.
0
der meister
(01.09.17)
(17)

Havuz mu Deniz mi?

dafuq
Hangisi? Niçin?
Hangisi? Niçin?
0
dafuq
(31.08.17)
deniz, daha temiz.
0
sta
(31.08.17)
Deniz. Hayatımda havuza girmedim, girmem de. Çocukluğumdan beri tiksiniyorum havuz fikrinden.
0
ms brownstone
(31.08.17)
Yüzmek için havuz. Keyif yapmak için deniz.
0
dissendium
(31.08.17)
Yosunlu ve kirli bir denizse havuz.
0
Traveller
(31.08.17)
Kirli denizse havuz. Denizin temiz oldugu yerde havuzu tanimam, gormem
0
kuehles blondes
(31.08.17)
Havuzun temizliğine güvenmem pek deniz kirli görünmüyorsa candır
0
hernezıkkımsa
(31.08.17)
hangisi temizse o. eşitse deniz.
0
aşksız prens
(31.08.17)
Keyif için sabah erken saatte (evet o benim) --> deniz

spor için o da sabah erken saatte --> havuz
0
AlsterWasser
(31.08.17)
Deniz cunku ankarada yasiyorum
0
turuncu sufle
(31.08.17)
deniz.
kaldırma kuvveti daha fazla:)
havuzdan kirli bile gözükse daha temiz ve sağlıklı sonuçta doğal.
Tuzlu tuzlu miss
0
qxgviper
(31.08.17)
Deniz, daha temiz. Ama aynı zamanda havuz, daha güvenli.
0
yaren
(31.08.17)
Yüzmek içinse olimpik havuz diğer havuzlar sadece eğlencelik. Eğlencelik havuz mu yoksa deniz mi derseniz, kesinlikle deniz.
0
gezegen olan pluton
(31.08.17)
Deniz. Havuz tanimadigim insanlarla kuvete girmek etkisi yapiyor bende.
0
allah yazdiysa bozsun
(31.08.17)
deniz - daha temiz
0
exlibris
(31.08.17)
Deniz dalgalı ve soğuk ise veya pisse havuz. Hele havuzda kimse yokken rahatça yüzmek çok güzel ama denizin tadı ayrı tabii.
0
mslny
(31.08.17)
rekreasyonel faaliyetler için deniz, spor içinse havuz. denizde çeşitli yüzüş stillerini belirli hızlarda gerçekleştirmek konusunda çekince duyuyorum çünkü. ama hangisi olmazsa olmaz ya da hangisinin varlığı daha mutlu hissettiriyor derseniz, denizi seçerim.
0
misterturist
(31.08.17)
gündüz deniz, gece havuz.
gündüz denize girip güneşleneceksin, gece havuzda kenara yanaşıp bir şeyler içeceksin.
bence deniz yüzmek için, havuz serinlemek için.
dünyanın en mükemmel havuzu bile denizin yerini tutamaz.
deniz doğal, orijinal,temiz. havuz yapay, klor, sidik ve çeşitli kimyasallar içeriyor.
ama şimdi cam gibi havuz varken gidip de leş gibi olmuş denize de girecek değilim.hangisi temizse o da önemli.
0
quaketrigger
(31.08.17)
(7)

Yıllık izin mevzusu ve tatil anlayışınız

ms brownstone
Yıllık izniniz kaç gün? Yetiyor mu? Çünkü yetmemeli ya bence. Henüz iznim bile yok ama ne bileyim, senede 20 gün çok az değil mi? Yani biliyorum devlette de özel sektörde de normali bu ama bütün ömrümüz o 20 günde dinlenmek ya da gezmek için çalışarak mı geçecek? Zamanla alışıyor mu insan sadece 20
Yıllık izniniz kaç gün? Yetiyor mu? Çünkü yetmemeli ya bence. Henüz iznim bile yok ama ne bileyim, senede 20 gün çok az değil mi? Yani biliyorum devlette de özel sektörde de normali bu ama bütün ömrümüz o 20 günde dinlenmek ya da gezmek için çalışarak mı geçecek? Zamanla alışıyor mu insan sadece 20 günlük izinlere?

Bir de o 20-30 günde nasıl tatil yaptığınızı merak ediyorum. Yurt dışına gidebiliyor musunuz mesela istediğiniz gibi? Ya da Türkiye'de istediğiniz bir bölgeyi iyice gezebiliyor musunuz? Sırf evde birkaç gün yatmak için de izin alıyor musunuz? İzin alınca da 1-2 kerede alıp uzun tatiller mi yapıyorsunuz? Uzun dediğim de mümkün olan en uzunu işte, 20-30 gün. :/ Yoksa 1-2 gün izin alıp hafta sonuyla birleştirmeli tatil yaptığınız da oluyor mu? 11 aylık falan emeğiniz karşılığında size layık görülen o 20-30 günü nasıl çalıştığınıza değecek hale getiriyorsunuz?
0
ms brownstone
(29.08.17)
Ben de iki yıllık çalışanım ama alışıyosun. Gelirinle doğru orantılı olarak buna katlanabilme seviyen artıyor. Çünkü bir şekilde heyecanını yüksek tutacak şeyler yapabiliyosun. Yakın yerler de olsa ayda 2 haftasonu bir yerlere gidip etkinlik yapabilmek insanı mutlu ediyor ve bu gibi şeylerle bakıyosun bi şekilde zaman akıyo. Yüzde yüz mutlu olacağım şey bu hayat değil ama şuanda alternatif bulamıyorum.
0
Nature Works
(29.08.17)
bu arada 20 gün değil ilk yılın dolunca 14 gün. bi de resmi tatiller filan var işte. ben genelde bu resmi tatillerle birlikte filan birleştirip 2 hafta yaparım. o da yaklaşık 8-9 günü götürür. kalanı da işte çok sıkılırsam alırım şeklinde. bi de tabii bu aralar bu bayramlar yaza geliyor ve bi daha yaza gelmesi için uzun seneler geçmesi lazım. bunu düşününce de üzücü. ama neyse daha bikaç sene daha böyle.
0
tepedeki psychedelic adam
(29.08.17)
bana ilk çalıştığım sene bayramların ikisini de 9 güne(ya da işte tüm haftayı bağlayarak) tamamlayarak izin verdiler. haricen yıllık izin kullanmadım.
bu sene ikinci senem ve bi hafta izin alabildim.

yetmiyor ama insan alışıyor.

yurtdışına gitmedim, henüz öyle bi plan ve cesaretim yok. çok fazlatatil ve gezme merakı olan bi insan dğilim öyle karış karış anadolu olayı pek ilgimi çekmiyor. tek bi yere gidip dinlenmek/eğlenmek mantıklı. onun için de 1 hafta süre az çok yetiyor yani.

canını sıkma.
0
elorelia
(29.08.17)
Bayramla birleştirme haricinde "resmi" olarak yıllık izin kullanmadım 2 yıllık çalışma hayatımda. Kullansam bana da yıllık izin az gibi gelir.
0
fallopian
(29.08.17)
Ben özel sektörde olmadığım ve iş yerinde yaştan dolayı 30 gün yıllık izni olanları falan gördüğüm için 20-30 gün yazmışım hep. 14'ü de bilmiyordum açıkçası. Daha beteri de varmış yani. :(
0
🌸ms brownstone
(29.08.17)
15 gun. İlk kez bu sene kullandim ve yetti.

10 gununu blok gezmeye ayirdim, 15 gun bir yere gittim. kalaninda da ufak tefek gezdim, haftasonu birlestirmeli fala. Yurtici/yurtdisi istedigim yere gidebildim, umarim seneye de boyle olur :)
0
fakyoras
(29.08.17)
İş değiştirirken tekrar sıfırlanması çok kötü.

Arada bir perşembe cumayı haftasonuyal birleştirme, 5-6 kez yapılabiliyor ve tatmin ediyor.

ÖBür türlü yayayı8m deyince yetmiyor tabi :(

1.5 yıldır izin kullanamıyorum :( eylül gibi umarım gidecğem bir yerlere.
0
Cursed Chico
(29.08.17)
(3)

şunlardan okuyan var mı?

harvey
Yazacağım kitapları okuyanlar varsa beğenip beğenmediklerini yazabilir mi?Yaşamak, Mektupların Romanı, Hayalperestler, Baştan Çıkarıcının Günlüğü, Muhteşem Vahşi Dünya, Dönüş, Az Seçilen Yol, Damızlık Kızın Öyküsü, Momo, Dirilen Şehir, Yüz Gün, Ölesiye Yaşamak, Dört Arketip, Ulusların Düşüşü, Kaygı
Yazacağım kitapları okuyanlar varsa beğenip beğenmediklerini yazabilir mi?

Yaşamak, Mektupların Romanı, Hayalperestler, Baştan Çıkarıcının Günlüğü, Muhteşem Vahşi Dünya, Dönüş, Az Seçilen Yol, Damızlık Kızın Öyküsü, Momo, Dirilen Şehir, Yüz Gün, Ölesiye Yaşamak, Dört Arketip, Ulusların Düşüşü, Kaygı Kavramı, Ekmeğimi Kazanırken, Huzur, Devlet ve Anarşi, Yüzyıllık Yalnızlık, Leviathan, Sivil İtaatsizlik-Yürümek, Alçaklığın Evrensel Tarihi, Mülksüzler, Ekmeğin Fethi, Biricik ve Mülkiyeti, Aydınların İhaneti, Gecenin Sonuna Yolculuk, Paranın Yükselişi, Entegrizm, Mübarek Toprak, Parma Manastırı, Onca Yoksulluk Varken, Körlük, Minima Moralia, Gönül Yakınlıkları, Deliliğe Övgü, Ekmek Arası, Yaşama Uğraşı, Felsefenin Tesellisi, Kırmızı ve Siyah, Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, Uygarlık Yargılanıyor, Yaşayanlara Çağrı
0
harvey
(26.08.17)
gecenin sonuna yolculuk, mülksüzler, yüzyıllık yalnızlık, deliliğe övgü
bunlar güzel
0
dedimmidemedimmi
(26.08.17)
Listede okumadığım çok kitap var ama Yüzyıllık Yalnızlık ve Kırmızı ve Siyah okuduklarımdan en güzelleriydi.
0
ms brownstone
(26.08.17)
Damızlık Kızın Öyküsü'nü distopya seviyorsan kesinlikle oku. Ayrıca dizisi de var. Onu da izlemeni tavsiye ederim.
Yüzyıllık Yalnızlık'ı kesinlikle oku.
Minima Moralia'yı felsefe seviyorsan oku. Ama sağlam felsefe altyapısı lazım o kitabı anlamak için. Çok ağır bir kitap. Çok fazla felsefi terim var.
0
her seye atarlanan adam
(26.08.17)
(8)

Ortodonti

artcilly
Merhaba bugun bir arkadasimi 3 4 ay braketle tedavi edeceklerini sonrasinda da hayati boyunca dislerinin arkasinda duracak bir sey takacaklarini soylediler. Onu takmazsak 1 aya yine acilir aralar dediler. Ben 7 yasinda ortodonti tedavisi gordum hala da duzgun. Ne bu yalan dolan mi? Tesekkurler.
Merhaba bugun bir arkadasimi 3 4 ay braketle tedavi edeceklerini sonrasinda da hayati boyunca dislerinin arkasinda duracak bir sey takacaklarini soylediler. Onu takmazsak 1 aya yine acilir aralar dediler. Ben 7 yasinda ortodonti tedavisi gordum hala da duzgun. Ne bu yalan dolan mi? Tesekkurler.
0
artcilly
(23.08.17)
Benim dislerimde var arkasinda tel.yalan degil yani.degisim olmamasi icin yapilan bir tedavi.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(23.08.17)
herkesin sorunu aynı olmadığı için yapılan işlemler de ona göre değişiyor.
0
nrmnm
(23.08.17)
4 ay tel taktım ve tedavi sonunda dişlerimin arkasına koruma amaçlı tel taktılar, yıllardır kullanıyorum. Çevremde tedavisi bitenlere de bu korumayı yaptılar.
0
acckr
(23.08.17)
damaklık verilmesi ya da o telin takılması gerek. eskiye dönmesini engellemek için. gerekli yani.
0
tabirimekruh
(23.08.17)
Benin dişlerimin arkasına da tel takılacak braketler sökülünce. Doktor yıllarca kalsın diyor. Bana biraz fazla geliyor ama bir bildikleri vardır diye düşünüyorum.
0
ofelia
(24.08.17)
Benim dişlerimin arkasına tel takılmadı öndeki teller çıktıktan sonra. Gerçekten de bozuldu zamanla dişlerim. Yalan değil yani bence.
0
ms brownstone
(24.08.17)
yalan değil. o tamamen diş yapısı ile alakalı bir durum. ortodonti doktoru zaten işinin uzmanı yani o dişlerin ve diş etlerinin durumu o kadar tedaviden sonra biliyor oluyor.

kimisi var 12 ay takıyor ve bitiyor tedavisi, kimisi 5 sene takıyor, ama kimisi de senin dediğin gibi ömür boyu dişlerin arkasına takmak zorunda kalıyor. yani böyle bir şeyin yalan olması mümkün değil. zaten hastayı telli şekilde bırakmayı hiçbir doktorun isteyeceğini zannetmiyorum. her doktor 10 ayda bitmesini ister.
0
siyahliadam
(24.08.17)
Benim arkasında tel yok. Sürekli damaklık takmama rağmen bozuldu. Arkasına tel takılması daha kesin çözüm.
0
jazzabel
(24.08.17)
(3)

köpüş soruları

passion rules the game
gençler selam. belki bilen vardır, ya da sorabileceğimiz yer bilen vardır. 4 aylık bir köpüş var. bu aralar huysuz baya. günümüzün çoğu beraber geçiyor ama arada bir havlayarak mahalleyi inletiyor.sokağa 2 kere çıkıyoruz günde. her gördüğü insana sırnaşıyor, ya yanlarına gidiyor, ya da uzaktan tip t
gençler selam.
belki bilen vardır, ya da sorabileceğimiz yer bilen vardır.

4 aylık bir köpüş var. bu aralar huysuz baya. günümüzün çoğu beraber geçiyor ama arada bir havlayarak mahalleyi inletiyor.

sokağa 2 kere çıkıyoruz günde. her gördüğü insana sırnaşıyor, ya yanlarına gidiyor, ya da uzaktan tip tip bakıyor. hele bir güzel söz duyarsa yatıp göbeğini açıyor, seven var sevmeyen var.

sokakta ne bulsa yiyor. ağzından ıvır zıvır almaktan bezdim. arada bir çekiştiriyor, oturmayı falan öğrendi ama hayır deyince sallamıyor bile.

bugün mahallede gezen sokak köpeği ile sahipli bir pitbull ve husky dolaşıyordu kendilerince. benim eleman aralarına koşup kaos yarattı. pit ve husky kokladı da öbürüyle hopla zıpla yuvarlan derken peşlerinde ter içinde kaldım. arada birisi de dişiyle çizdi beni sdfsdsfd. bu sosyalleşme işi nasıl olacak? ne beklemem gerekiyor?

idrar ve dışkıyı bazen tutamıyor da o büyüdükçe oturur herhalde.

danke.
0
passion rules the game
(22.08.17)
doğrudan bir yanıt değil ama köpek sahiplenme, yetiştirme ve yaşamınızı onlarla paylaşmak konusunda çeşitli bilgilere erişebileceğiniz bir adres önereceğim:

www.pozitifpati.com
0
mevtagezer
(22.08.17)
İdrar tutamıyor derken o 2 kez dışarı çıkışı dışında hiç çişini yapmıyor mu yani normalde evde? Çok küçük çünkü çişini tutmasını beklemek için. Bizimki 3 yaşında olduğu halde 4 kez çıkarıyoruz biz tuvalate. Yavruyken de çişi geldikçe yapıyordu zaten evde, tutması çok çok zor çünkü o dönemlerde.
0
ms brownstone
(22.08.17)
4 aylık bir köpek için 2 kere sokağa çıkarmak yetersiz; tuvaletini ortalama kaç saat tutabildiğini iyi gözlemleyip, ona göre mesela her 5 saatte veya 6 saatte bir dışarı çıkartmak lazım. Bu işin belirli periyotlar dahilinde olması önemli.

Havladığında nasıl bir yöntem izliyorsunuz? Mesela kendi köpeğimize evde tek başına kalma alıştırması yaptığımız zamanlar, bazen odasının kapısını kapıyor ve onu yalnız bırakıyorduk. Ağlıyor, havlıyor, kendini parçalıyordu ancak kapıyı katiyen açmıyorduk. Ne zaman ki ağlamayı keser ve en az 3 dakika sessiz dururdu, o zaman kapıyı açardık. Bu vesileyle ancak sessiz durduğu takdirde istediğinin yapılacağını öğrendi ve gereksiz ağlama ile havlamayı kesti.

İnsanlara sırnaşması sorun değil, hatta sosyalleşme çağında özellikle insanlara sırnaşmalı ve onlardan ilgi görmeli; mümkünse insanlar da farklı farklı olmalı. Yaşlı, çocuk, orta yaşlı, kadın, erkek, üniformalı, üniformasız vs. gibi. Bence sosyal bir köpek olmasına çok takılmayın, iyidir iyi.

Köpeğinize bir ağızlık alın, sokakta herhangi bir şeyi ağzına aldığı an, ağızlığı geçirin. Yani konfor alanını bozun. Bunu durmadan tekrarlayın, bir süre sonra ağzına bir şey almanın yanlış olduğunu anlayacak ve kesecektir. Ayrıca ödül mamasıyla gezerseniz, ağzına bir şey aldığında ona ödül mamasını sunma şansınız olur, ödülü gören köpek ise otomatik olarak ağzındaki istenmeyen nesneyi bırakacaktır. Zaman içerisinde bu eylemi "Bırak" komutu ile desteklerseniz, ağzına aldıklarını bırakmayı da öğrenir.

Köpekler birbiriyle delicesine oynarken, hatta dışarıdan kavga ediyorlar gibi görünürken takmamayı öğreneceksiniz ve peşlerinden koşma ihtiyacı hissetmeyeceksiniz. Tabii ki korunaklı olmayan alanlarda asla tasmasız gezdirmeyin köpeği. Bu koşturma olayının korunaklı bir alanda gerçekleştiğini varsayıyorum. Ayrıca köpeğinizle "Gel" alıştırması yapmak önemli. Bunun için de yine ödül mamasından destek alacaksınız, çağırdığınız ve yanınıza geldiği her seferinde onu aşırı sevip, ödül mamasıyla ödüllendireceksiniz. Bu sayede köpek, yanınıza gelmenin ödül manasına geldiğini düşünecek ve sizin "Gel" komutunuza gönüllü olarak uymaya başlayacak.
0
loras
(23.08.17)
(1)

sene 2017 tc ortaçağda sizlerce de bu yasanın değişmesi gerekmiyor mu?

yorgunum
sene 2017 tc ortaçağda sizlerce de bu yasanın değişmesi gerekmiyor mu? http://www.mynet.com/haber/yasam/mersinde-sokak-hayvanlarina-katliam-2738425-1Mersin'de sokak hayvanlarına katliam!Mersin'in Toroslar ilçesine bağlı Resul Köyü'nde sokak hayvanları zehirlenip yavrularının gözü önünde yakılarak ka
sene 2017 tc ortaçağda sizlerce de bu yasanın değişmesi gerekmiyor mu?

www.mynet.com

Mersin'de sokak hayvanlarına katliam!
Mersin'in Toroslar ilçesine bağlı Resul Köyü'nde sokak hayvanları zehirlenip yavrularının gözü önünde yakılarak katledildi... MYNET Haber'e gelen vahşet görüntüleri tüyler ürperten cinsten...

www.mynet.com

Antalya'da köpeği ezen sürücünün cezası belli oldu
Antalya'nın Kepez ilçesinde, kullandığı otomobili yol kenarındaki köpeklerin üstüne sürerek birinin ölümüne neden olan 39 yaşındaki Erhan Kozan'ın cezası belli oldu. Sosyal medyada büyük yankı uyandıran görüntülerin ardından gözaltına alınan ve ardından da serbest bırakılan Kozan'a Hayvanları Koruma Kanununa muhalefetten 1097 lira idari para cezası kesildi.

www.mynet.com

Köpeğin ayaklarını bağlayıp tecavüz ettiler!
Tokat'ta iş yerinde bağlı bulunan 1 yaşındaki 'Kontes' adlı Kangal cinsi dişi köpeğe tecavüz ettiler. Köpek ayaklarından bağlı halde bulundu, şüpheli ise kaçtı. Köpeği muayene etmek üzere olay yerine gelen Tokat Veterinerler Odası Başkanı Sami Karyağdı, "Raporumuzu savcılığa sunacağız. Acı bir vaka şu an köpekte belli bir zorlanmayı görebildik. Bu dini günlerimizde, özel günlerimizde köpeğe karşı böyle bir durumun olması gerçekten acı bir vaka" dedi.

CHP’li Tekin’den hayvanları korumak için yasa teklifi

CHP'li Gürsel Tekin son günlerde sıkça gündeme gelen hayvan hakları ihlallerine karşı harekete geçti. Tekin konuyla ilgili bir yasa teklifi hazırladı.

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin sahipsiz hayvanların öldürülmesini kabahat sayan yasanın, kasten öldürme olarak değiştirilmesi için yasa teklifi verdi.
Yasa teklifini Twitter hesabından paylaşan Tekin mesajında, “Hayvanlar ‘mal’ değil ‘can’ dır” ifadelerini kullandı.

www.sozcu.com.tr
0
yorgunum
(20.08.17)
Değişmesi gerekiyor tabii ki. Hatta o kadar geç ki şimdi bile bu yasa için.

Bizim burda okuyamadığımız, okurken içimizin ezildiği şeyleri yapabilen caniler var. Umarım yaptıklarının daha ağırlarını yaşamadan, bir avuç mamayla bir kap sudan ve sevilmekten başka bir derdi olmayan o masumlara çektirdiklerinin daha fazlasını çekmeden ölmezler.
0
ms brownstone
(20.08.17)
(9)

insanlar neden gerçeklere katlanamıyor da sürekli onaylanmak istiyor

mete kudur
sb, cevap gelirse geldikçe soru silsilesi de gelecek.
sb, cevap gelirse geldikçe soru silsilesi de gelecek.
0
mete kudur
(19.08.17)
çünkü haklı çıkıp tatmin olmak için, çünkü içini rahatlatmak için, çünkü gerçekleri kabullenemediği için.

bazı insanlar için gerçekte haklı ya da haksız olmak, doğru ya da yanlış bilmek hiç önemli olmuyor. önemli olan kabul görmek, onaylanmak.
0
rahip janick
(19.08.17)
yani bu insanların haklı olmak istemesi bi' hezeyandan mı ibaret ? faydasız bir hezeyan hem de, bencilce.
0
🌸mete kudur
(19.08.17)
bence tamamen öyle.

babamdan biliyorum. asla tartışamazsın, gerçekleri söylediğin zaman sinirlenir. haksız bile olsa haksız olduğunu duymak istemez, onaylanmasa bile. en sonunda da durumu "bence"ye getirir.

gerçekleri duymak istemiyorlar, gerçekleri görmek istemiyorlar, yanılgıda olmadıklarını, haklı olduklarını, doğru olduklarını, hata yapmadıklarını düşünüyorlar ve birileri bunu söylesin istiyorlar. Ha, birileri bunun aksini söyleyecekse de hiçbir şey söylemesin daha iyi, onlara göre.
0
rahip janick
(19.08.17)
Çünkü kompleksliler.
0
ms brownstone
(19.08.17)
Çünkü her olumsuz tarafın aslinda yapici yani da vardir. Kimse yikici eleştiriyi sevmez.
0
for day to break
(19.08.17)
İnsana en küçük yaştan itibaren doğruluk, hakkaniyet ve iyilik hakkıyla sevdirilmemiştir, ondandır. Bunları çoğumuz sadece kendi çıkarımız için kullanırız, ardına saklanırız. Halbuki "kendin için istediğini başkası için de istemek" en başta gerçekleri olduğu gibi görmeyi sevecek, yanlış olduğunda eksiklenmek değil de düzeltmek yoluna gidecek, kendini tanrı olarak değil hatalı yanlışlı insan olarak görüp hep iyiliğe yönelecek şekilde davranmanın sağlaması. Kendim için istediğim adaleti senin için de aynı dozda istemeliyim. Hürriyeti, eşitliği, doğruluğu, güveni... ancak bu eğitimden sonra insan yanlışını sükunetle görebilir, ancak bu eğitimden sonra yanlışı düzeltmeyi seçebilir.

Yani değerler eğitimimiz, kişilik/karakter eğitimimiz çok 40 katır terkisinde süründüğü için böyleyiz.
0
yaren
(19.08.17)
çünkü gerçekler egoyu yeterince beslemiyor.
kendi kafalarında tasarladıkları daha cazip geliyor.
0
blatta hiberna
(19.08.17)
Gerçekler genel olarak acı verici şeyler, insanlar acı çekmektense yalan da olsa mutluluğu ve tatmini tercih ediyor.Ayrıca kimse biricik egosuna zarar verecek ve vicdanında rahatsızlık yaratacak şeyleri duymak istemez.
0
harvey
(19.08.17)
Ben de bunu soruyorum, cevap bulursam haber veririm tsk.
Aslinda cevap belli, onaylanmak isteyen yaratiklariz. Bu da kabul etmemiz gereken gerceklerden biri.
0
stavro
(19.08.17)
(13)

cok aglayasim var

sergerde
film bahane olsa ben de rahatlasam keske.babam ve oglum'u onlarca kez izledim.. hic bulamazsam onu acicam.ne onerirsiniz?
film bahane olsa ben de rahatlasam keske.
babam ve oglum'u onlarca kez izledim.. hic bulamazsam onu acicam.
ne onerirsiniz?
0
sergerde
(18.08.17)
Iftarlik Gazoz
0
mkrk
(18.08.17)
İçine öküz oturtan iki film söylüyorum:

Me and Earl and the Dying Girl
The Broken Circle Breakdown
0
chicha
(18.08.17)
life is beatiful
0
silah taciri
(18.08.17)
Iftarlik Gazoz
0
chitosan
(18.08.17)
dancer in the dark
0
111111
(18.08.17)
Manchester by the Sea
0
contavolta
(18.08.17)
dünyanın orta yerinde aşk için ağlıyorum

kore filmi ağlama garantili.
0
basond
(18.08.17)
Hachiko
Her izlememde salya sümük ağlarım.
0
mutekebbir
(18.08.17)
stoning of soraya m. film bittiğinde içinde sadece öfke ve üzüntü kalıyor. izlerken koyuveriyorsun kendini.
0
rahip janick
(18.08.17)
hachiko+1 ağlatma garantili
0
sta
(18.08.17)
uzun süre sonra askerden gelen insanların köpekleriyle ilk karşılaşmalarını izle. ben çok ağlamıştım
0
aşksız prens
(18.08.17)
Hachiko demeye gelmiştim ben de.
0
ms brownstone
(18.08.17)
Canim kardesim
0
tosunpasa
(18.08.17)
(6)

bizim ülkeye adam akıllı hangi grup geldi en son?

xu
konser yapmak yasaklandı mı abi bizim ülkede? kim gelmişti en son hatırlayamadım gerçekten düşününce. var mı ünlü bi grubun yakın bi zamanda türkiye'mizde konseri?
konser yapmak yasaklandı mı abi bizim ülkede? kim gelmişti en son hatırlayamadım gerçekten düşününce. var mı ünlü bi grubun yakın bi zamanda türkiye'mizde konseri?
0
xu
(18.08.17)
swans gelmişti, gidemediğime çok üzüldüm. ben de araştırıyorum uzun süredir, sevdiğim gruplara özellikle bakıyorum ama tık yok.
0
leontocephaline
(18.08.17)
hatırladığım kadarıyla temmuz sonunda amon amarth gelmişti.
0
embermane
(18.08.17)
Geçen yıllarda Iron Maiden geldi... daha ne olsun ben ondan sonra bıraktım kim gelmiş kim gitmiş.

edit: gerçi oldu biraz tabii..
0
AlsterWasser
(18.08.17)
geçen sene sigur ros gelmişti.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(18.08.17)
Geçen sene temmuz'da Scorpions gelmişti. Bi de geçenlerde Amon Amarth geldi işte. Bunların dışında doğru düzgün kimse gelmedi.

Yakında da ünlü bir grubun konseri falan yok. Bir daha da Türkiye'de iyi bir konser olmayacak bence.
0
ms brownstone
(18.08.17)
Mayıs'ta Haggard geldi.
0
materyalist imam
(18.08.17)
(7)

Bu çantanın hangi rengi? / tavsiye alınır

apartman teyze
http://m.koton.com/tr/kadin-deri-gorunumlu-canta/p/8KAK30141AA989T haki mi?http://m.koton.com/tr/kadin-deri-gorunumlu-canta/p/8KAK30141AA999T siyah mı?Günlük kullanım için; cüzdan su peçete gözlük ıvır zıvır içine sığsın, pantolon + bluz gibi kombinlere yakışsın vb.İkisi de olmaz derseniz, bak bu da
m.koton.com haki mi?
m.koton.com siyah mı?

Günlük kullanım için; cüzdan su peçete gözlük ıvır zıvır içine sığsın, pantolon + bluz gibi kombinlere yakışsın vb.

İkisi de olmaz derseniz, bak bu daha güzel dediğiniz, amaca hizmet eden, böyle hazır giyim markalarından uygun fiyatlı tavsiyelere açığım.
0
apartman teyze
(17.08.17)
aliexpress te cok guzel cantalar var
0
elbar
(17.08.17)
siyahın tekdüzeliğindense haki daha güzel gibi.
0
leontocephaline
(17.08.17)
haki. modeli göstermiş. aynı model siyah çanta teyze işi olmuş.
0
balik kraker
(18.08.17)
Bunların arasından oyumu haki olanından yana kullanıyorum.
0
AlsterWasser
(18.08.17)
Haki daha iyi durmuş.
0
ms brownstone
(18.08.17)
bunlar pek günlük kullanım çantası gibi gelmedi bana. gerçi günlük tarzını pek bilmiyorum ama klasik giyime daha çok yakışır sanki bu çantalar.

ikisinden birini seçmemiz gerekiyorsa oyumu hakiden yana kullanıyorum.
0
i m cool with that
(18.08.17)
haki +1
0
su nanesi
(18.08.17)
(26)

nicklerinizin sizler için anlamları nelerdir detaylı yazarsanız sevinirim

yorgunum
nicklerinizin sizler için anlamları nelerdir detaylı yazarsanız sevinirimrumuzlarınızın sizler için anlamı nelerdir yazacaktım benim kuşağım rumuz kelimesini kullanır ama önceki ilanlarımdan birinde sitenin yaş ortalamasının 20 yaş 30 yaş arası olduğunu anladığımdan onların diliyle nick yazdım.bu so
nicklerinizin sizler için anlamları nelerdir detaylı yazarsanız sevinirim

rumuzlarınızın sizler için anlamı nelerdir yazacaktım benim kuşağım rumuz kelimesini kullanır ama önceki ilanlarımdan birinde sitenin yaş ortalamasının 20 yaş 30 yaş arası olduğunu anladığımdan onların diliyle nick yazdım.

bu soruda öğrenmek istediğim cevaplar şunlar nickinizin anlamı ne, o nicki hangi haleti ruhiye ile aldınız, o nickin sizin için özel bir anlamı var mı ya da o nicki hayattaki hangi yaşanmışlık sonucu bilinç altınız size aldırdı.

son ilanlarımda olduğu gibi soruma gene önce ben cevap yazıyorum

yorgunum rumuzunu aldım çünkü gerçekten yorgunum ruhen yorgunum, ülkenin her geçen gün daha kötüye gitmesinden ve düzelme olasılığının olmamasından, insanların her geçen gün daha menfaatçi ve duyarsız olmasından, hiç bitmeyecek cehaletten ve daha birçok sebepten çok çok yorgunum.
0
yorgunum
(12.08.17)
erik satie'yi seviyorum. daha önceki nicklerim de genellikle roman karakterleri idi.
0
eriksatie
(12.08.17)
Sevdiğim bir filmden geliyor; www.imdb.com
0
harvey
(12.08.17)
Cunku kadife bir sabah gibiyim (*-*)/
0
velvetmorning
(12.08.17)
"epinizi düğerim"

youtu.be
0
attirmayin makedonun kafasini
(12.08.17)
kayıt esnasında bir nick düşünürken şunu dinliyordum.
www.youtube.com
olaylar gelişti.
0
filteria
(12.08.17)
kayıt esnasında kütüphanedeki en yakın kitap buydu. hayatımla da doğru orantılı aslında :)
0
yüzyıllık yalnızlık
(12.08.17)
Bağlantısını vereceğim entry'de yer alanı olduğu gibi kopyalayıp yapıştırıyorum: eksisozluk.com

"Bundan yıllar yıllar evvel, lise zamanlarında, sırf üniversite sınavına çalışmayı geciktirmek adına dört arkadaş, seçtiğimiz popüler bir animeye başladık. (bkz: ders çalışmamak için yapılan anlamsız hareketler)

Gel zaman git zaman, diğer üç kişi çeşitli sebeplerle bu işi bırakır ama tel tokasini duzelten samuray, inatla izlemeye devam eder. Yeri gelir mangasına bırakır kendini, yeri gelir bazı bölümleri tekrar izler, yeri gelir YouTube'dan ilgili videoları alt üst eder.

Bununla da kalmaz, kendini Japonya ve Japonca'ya verir. Kendi çabaları ile Japonca öğrenmeye başlar, Japonya'nın bütün özelliklerini araştırıp her araştırma sonucunda oraya hayran olur ve ileride ciddi bir şekilde, oraya yerleşmeyi planladığını kamuoyuna açıklar. Anlamsız tepkilere ise Japonca cevaplar vererek kararının doğru olduğunu ispatlama çabaları ise görmezden gelinir.

Bununla birlikte, saçını sürekli topuz yapıp kendo ve iaido kursları arayan kahramanımıza, Samurai Jack benzetmesi yapılmaya başlanmıştır bile. Bu zamanlarda, sözlük için nick seçileceği sırada, bu yazarın gözünün önünde son derece absürt bir sahne canlanıverir: Karşı karşıya gelen iki samuray, nefes nefese kalmış bir vaziyette birbirlerinin sonraki hamlesini beklemektedir. Kılıçların saçtığı kıvılcım, artık bir şeyleri yakacak kıvama ulaşmış; tarafların kıyafetleri yırtılmaktan yorulmuş, en ufak hareketi sezen gözler yorgunluktan seğirmeye başlamıştır. Tam birbirlerine son kez saldıracakken, içlerinden biri diğerine ''Hocam bir dakika ya.'' diye seslenir, o kadar hengâmenin arasında gözünün önüne düşen saçı sabitlemek için tokaları ile küçük bir saç ve toka planlamasına girişir. Tabii ki diğerinin ''Manyak mıdır nedir ya.'' bakışları eşliğinde.

Yani tel tokasini duzelten samuray, hiç var olmamış absürt bir karakterin sözlüğe izdüşümüdür sevgili yazarlar.

Diğer üç arkadaş ne mi yaptı? Hepsi taş gibi bölümlerde okuyup adam oldular çoktan, sadece tel tokasini duzelten samuray bir baltaya sap olamadı."
0
tel tokasini duzelten samuray
(12.08.17)
kesik bir nick yapmıştım, yarım bir cümle gibi. tamamını belki bilmediğim, belki istemediğim. run for what? çok bilmişin biri canımı sıktı bir gün... üyeliğimi sildim. run kaldı eski nickten, again eklendi.
0
runagain
(12.08.17)
Guns n' Roses'in hayatımda çok özel bir yeri var. Bütün ergenliğimi ve sonrasını fonda onlar varken geçirdim diyebilirim. Mr Brownstone da en sevdiğim şarkılarından biri. O şarkıyı düşünerek almıştım bu nicki.
0
ms brownstone
(12.08.17)
Kızım olursa bir adı yâren olsun istiyorum.
0
yaren
(12.08.17)
Herkesin ne güzel hikayeleri varmış.

İstediğim hiçbir kullanıcı adını kabul etmedi, sinirlendim elime bir kitap aldım ne olduğunu hatırlamıyorum içerisinde kullanıcı adı olarak kullanılabilecek kelimeleri denedim bunu kabul etti.
Sonra öğrendim ki allahın isimlerinden biriymiş.
Dönem dönem gerek sözlükten gerek buradan kendisine saygısızlık yaptığıma dair mesajlar alıyorum lakin iradem dışı oldu.
Ya da direkt olarak dini konularla ilgili sorular geliyor. Bu yüzden biraz rahatsızım.
0
mutekebbir
(12.08.17)
Pentagram - apokalips dinlerken almıştım sadece
0
Apocalypse
(12.08.17)
ortaokuldan itibaren çok sıkı bir rammstein dinleyicisiydim. bi' yerde nick alırken düşünüyordum ne yapsam diye. o sırada der meister çalıyordu. bu yani. işin ironik tarafı, rammstein'ın en az sevdiğin şarkısı hangisidir dersen ilk 3'te der meister vardır. sevmiyor değilim yani ama ne bileyim diğer şarkılarına kıyasla sönük olduğunu düşünüyorum. yine de seviyorum keratayı. kısa ve öz.
0
der meister
(12.08.17)
çerkescede ipek demek. çerkesim ailem bu ismi koymayı düşünmüş sonra kura çekmeye karar vermişler. 100 kızdan 99 unda olan bir ismi çekmişler :( ukte yani.
0
denef
(13.08.17)
harry potter spinoffu olarak çıkan fantastik canavarlar nelerdir nerede bulunurlar kitabını ilk okuduğum zaman(tahmini 7 yaşındaydım sanırım) en çok beğendiğim ve etkilendiğim canavarın adı nundu'ydu. nefesiyle hastalık yayan ve kocaman cüssesine rağmen aşırı sessiz hareket eden bir leopardı. kayıt olurken bi anda bu aklıma geldi nerden geldiyse ben de bunu yazdım.
0
nundu
(13.08.17)
açıklamaya gerek bile duymuyorum
0
regardless of what they say
(13.08.17)
En sevdiğim meyvenin fransızcasi. Başında 'la' da olmalı ama ilk yazdığımda kabul etmedi, ben de silip böyle yazdım.
0
fraise
(13.08.17)
isimlerimin ve soyismimin baş harfleri.
0
m e b
(13.08.17)
Ben uyurken dudağımla oynuyorum oda(eski sevgili) neden bu fıytfıyt ı yapıyorsun parmağın yorulmuyor mu fıytfıyt fıytfıyt diyordu.. tabi o zaman aşk vardı. Şimdi elimde olsa bu nicki değiştirecem bir tek bu yapıştı yakama ondan geriye
0
fıytfıyt
(13.08.17)
viper mahlaslı heyecanlı bir yazardım...
uçuruldum.
0
late viper
(13.08.17)
Halil Cibran'ın bi sözünden geliyor benimki.
Sözün tamamı "Hayat yüreğini okuyacak şarkıcı bulamazsa aklını okuyacak filozof üretir".
Kullanıcı adımı aldığım zaman yaşım galiba 44-45 civarıydı, emekli olalı biraz olmuştu. Emeklilik hallerinden biri de daha fazla düşünme fırsatının olması. Düşün düşün... Öhöm, neyse efendim, düşünürken mevzu illa geçmiş yaşam muhasebene geliyor, neler yaptım, nasıl yaşadım filan.
Bu arada da kurulduğundan beri kayıtlı kullanıcı olarak sözlük okuyorum. Bu sanıyprum 5. kayıt oluşumdu. Kullanıcı adı bulmak da sıkıyor bi yerden sonra. Kayıt sırasında masada Halil Cibran'ın kitabı vardı, yukardakı cümle aklıma geldi, o sıra "hayatın şarkısını okumayı beceremdim bari filozof tarafına bakem" deyip bu acayip kullanıcı adıyla kayıt oldum. Gel zaman git zaman hadi ben de yazayım deyip bu adla yazar olmuş bulundum. bin pişmanım, çünkü çok uzun.

Ülke meseleleri hakkında sana bi tavsiyem olacak. Sen sıkılsan da sıkılmasan da su akacak yolunu bulacak. Değiştirebileceğimiz şeyler için uğraşmak, değiştiremeyeceğimiz şeyleri olduğu gibi kabul etmek en sağlıklı yaklaşım. Cehalet konusunda yapılabilecek şeyler var. Gönüllü çalışmalar yapılıyor, bi ucundan tutup katkıda bulunabilirsin, eğitime destek veren kuruluşlara derneklere bağış yapabilirsin...
Deniz yıldızı hikayesini biliyorsundur. Bu işin azı çoğu yok. Destek verdiğin kişi için hayatın başka akmaya başladığınıı görmek sana da iyi geliyor. Yorgunluk morgunluk kalmıyor, daha umutlu, daha dinç, daha mutlu olyorsun.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(13.08.17)
sene 2013 filan herhalde, "hayır" yapacaktım, olmamıştı. ben de "hayırLI olmuyo, hayırSIZ yapayım" dedim, öyle oldu.

Kelimenin olumsuz bir anlamı var, biliyorum ama hesabı açarken bunu düşünmemiştim. Öyle kaldı.
0
hayirsiz
(13.08.17)
ekşi sözlüğe girerken almadım. daha öncesinde hali hazırda vardı. nick'le iştigal edilen c64 demo camiasından özentilik biraz. izlediğim c64 demolarında makinenin sınırlarını zorlayan demoların tasarımlarının çok kötü olması, makinenin sınırlarını zorlamasa da seyir zevki yüksek demoların daha çok hoşuma gitmesinden ötürü götümden uydurdum nick'imi... imagination rules on diye, kapalı halini şu şekilde yazdım : I.R.on.. 93 senesinden beri tüm mecralarda sistemin izin verdiği ölçüde bu veya buna yakınını kullandım. hatta yeri geldi tüzel kişilik gerektiğinde de şöyle bir şey uydurdum. I.R.on designs unlimited cooperation -> irduco.
0
iron
(13.08.17)
çevrimiçi bir arkadaş ismimi kısaltıp kai derdi. sözlük alımları tai chi'yle ilgilendiğim bir döneme denk gelince, yazarken bana bi dinginlik versin, gereksiz kavga gürültüye girmeyeyim diye birleştirdim bu ikisini.
0
kaichi
(13.08.17)
Almak istediğim nick kullanımda olduğu için odadaki nesnelere bakıp ne koyabilirim diye düşündüm, yatağımın üzerindeki pike çekti ilgimi; halı, masa, dolap, kitaplık da olabilirdim.
0
pike
(13.08.17)
şöyle nick hikayelere bakıyorum da en anlamsızı benimkisiymiş
0
basond
(13.08.17)
(14)

Daire girişinize ayakkabıyla giriyor musunuz?

Cursed Chico
- YOksa dışarda çıkarıp mı- YOksa küçük bir ayak basma yerine basmaya kadar izin var- Ya da zaten evde her yerde ayakakbıyla dolaşıyorsunuzMermere basıp da çıkarma olabilşiyor eğer varsa mermer. Bu kadar takıntılı dfeğilim de düşününce tuvalete çamura her yere basıyorsun somra gelip oraya basıyorsun
- YOksa dışarda çıkarıp mı
- YOksa küçük bir ayak basma yerine basmaya kadar izin var
- Ya da zaten evde her yerde ayakakbıyla dolaşıyorsunuz

Mermere basıp da çıkarma olabilşiyor eğer varsa mermer.

Bu kadar takıntılı dfeğilim de düşününce tuvalete çamura her yere basıyorsun somra gelip oraya basıyorsun. Bir şekildfe ayağa bulaşarak mutfağa yatağa gidiyor o şeyler.




evduzenleme.com

örnek olarak bu daire. Belli ki bvasmıyorlar içeri. Dışarda çıkarıp eline alıp koyuyorlar dolaba

Or
0
Cursed Chico
(12.08.17)
içerde, kapı önünde çıkarır, orda bırakırım. halı yok zaten, temizlikte temizleniyor oralar. annem görmediği zamanlarda eğer bişey unuttuysam odama ayakkabı ile giderim. kıyafet vs deneyeceksem ayakkabıları odaya alır odada da giyerim. o kadar takıntılı dğeilimdir.
0
elorelia
(12.08.17)
kapının önünde çıkarıp, alıp içeride ayakkabılığa bırakıyoruz ayakkabıları. hijyen açısından çok önemli bence.
0
runagain
(12.08.17)
bizim evde de böyleydi. ama halı kapının 80cm kadar gerisindeydi.
ben o mermere basıyordum daha sonra ayakkabıyı oradan alıp ayakkabılığa koyuyordum.
ama ailem bu şekilde yapmamı kabul etmiyordu. dışarıda çıkart diyordular. :)
0
Caaannn
(12.08.17)
içerde kapının hemen önünde çıkarıyoruz. yağmur, kar varsa dışarda çıkarıp yere gazete veya bez serdikten sonra içeriye alıyoruz.
0
lily briscoe
(12.08.17)
Aile evimizde disarida cikaririz. Kendi evimde ilk girdigimiz anda halidan çok önce buyuk bir bosluk ve yan tarafta ayakkabilari cikardigimiz kiler gibi bir bölme var. Orada cikarip giriyorum. Girişin müsaitlik durumuna bagli yani. Ama musait de olsa annem eve oyle girmemize izin vermezdi herhalde.
0
aquarium
(12.08.17)
Evin içinde antrede çıkarırım, ama misafire ayakkabı çıkarttırmam. İçeri ayakkabıyla girilmesinden rahatsız olmuyorum. Evi düzenli olarak temizliyorum zaten, sıkıntı olmuyor.
0
fotrsapka
(12.08.17)
içeride kapı önünde çıkarmak +1

o kadar mikrop fobisi oluşturmamak lazım. kaçamazsınız her şeyden.
0
tuzumkuru
(12.08.17)
Dışarıda çıkarıp içerideki ayakkabılığa koyarım, asla içeride çıkarmam. Evde kombin denemeleri yaparken de yere gazete serer sonra giyerim ayakkabıları. Takıntı boyutunda bir davranış değil bence, gün içinde nerelere basıyoruz ohoo.
0
pike
(12.08.17)
Bu biraz şart şurt işi. Asla içerde çıkarmayız, eşiğe ayakkabıyla basmayız, çoraplı çorapsız katiyen ayakkabıyı çıkarıp apartman içindeki yere basıp eve girmeyiz. Ayakkabı çıkacak eşiğe basmadan direkt eve ayak basılacak. Ayakkabı da kapıda konmayacak tabii. Bu düzende olan dikkat eden çok yoktur, bunlardan birini yapanı tümüyle temiz kabul etmem açıkçası=)
0
mslny
(12.08.17)
Ayakkabıyı dışarda çıkarıp ayakkabılığa koyuyoruz biz.
0
ms brownstone
(12.08.17)
Dışarıda çıkarır, içeride paspasa ya da ayakkabılığa koyarım. İçeriye girmeyi/ girilmesinden hoşlanmam.
0
reactionic
(12.08.17)
İçeri girerim, ayakkabımı öyle çıkarırım.
Evde bir şey unuttuysam geri döndüğümde çıkarmam alacağımı alır öyle çıkarım.
0
mutekebbir
(12.08.17)
Mutekkebir +1
Obsesif degiliz diyenlerin de hepsi obsesif:))
Annem yillarca misafirlere ayakkabi da cikarttirmadi, ben de istemeyecek tiplere cikarttirmam. Ya da ev pek temiz degilse cikarmayin ev cok temiz degil zati derim. Koleradan filan olmuyoruz cok sukur:)
Bizjm basimiza onlarin basina gelmeyen ne geliuor acaba meraktayim.
0
red g
(12.08.17)
Misâl şöyle şeyler oluyor bizde, halılar leş olmuyor, ayaklarımızın altı gayet temiz oluyor, yatağımız, koltuğumuz kirlenmiyor. Dışarının çamuru pisliği eve girmiyor, temizlik için ayrı bir güç harcamıyoruz çünkü evin her yeri aynı oranda tozlanıyor, Kapının önünde yığıntı olmuyor vs. Ki bu obsesiflik değildir, obsesif; evine temiz olduğunu bildiği komşu-evlat-torun farketmeksizin gelip gittikten sonra dahi oturduğu yeri silmek, ola ki diğer odalarda da gezdi yedi içti vs tüm evi temizlemek, halı koltuk silmek vesaire. Anormal olan bunlardır.
0
mslny
(12.08.17)
(4)

tam örtülmemiş kapı/pencere/çekmece, ortadan düzgünce katlanmamış sayfa

m e b
gibi şeyler rahatsız ediyor mu sizi de? kalkıp tamamen kapatma isteği duyuyor musunuz? bunlara ek, mesela rüzgarlı havada o aralık kapının tık tık ses çıkarması da, birinin tükenmez kalemi çıt çıt diye açıp kapatması da, birinin bacağını sürekli sallaması da, tam ortadan ikiye katlanmamış ya da düzg
gibi şeyler rahatsız ediyor mu sizi de? kalkıp tamamen kapatma isteği duyuyor musunuz? bunlara ek, mesela rüzgarlı havada o aralık kapının tık tık ses çıkarması da, birinin tükenmez kalemi çıt çıt diye açıp kapatması da, birinin bacağını sürekli sallaması da, tam ortadan ikiye katlanmamış ya da düzgün koparılmamış sayfalar da sinirinizi bozuyor mu?

kısacası, olması gerektiği gibi olmayan bu yarım şeylerden ve ritmik ses çıkaran gürültülerden ne derece rahatsızsınız?
0
m e b
(11.08.17)
Bunlar doğallığın işaretleri. Her şey çok düzenli olsa hayat sıkıcı olurdu. Birinin şapırdatarak bir şeyler yemesine uyuz oluyorum sadece.
0
dissendium
(11.08.17)
evet.

yanında oturan kişinin bacağını sallaması, dirseğini karın boşluğuna dayaması; bozuk para ya da anahtarlığıyla oynaması, o şak şak sesler... vs vs

sonra daha can acıtan dertlerin oluyor.
0
runagain
(11.08.17)
Hepsi sinirimi bozuyor da şu ritmik gürültülerden aşırı derecede nefret ediyorum. Anahtar sesi falan bir yere kadar da mesela yanımdaki birinn düzenli olarak burnunu çekmesi benim ister istemez bütün konsantrasyonumu oraya verip kendi kendime kafayı yemem demek sinirden.
0
ms brownstone
(11.08.17)
sürekli gıcırdayan kapı rahatsız eder ama diğerleri umrumda olmaz.
0
orpheus
(11.08.17)
(53)

bu eksiduyuru.com sitesinin yaş ortalaması kaç?

yorgunum
bu eksiduyuru.com sitesinin yaş ortalaması kaç?merak ediyorum burada hep ergenler mi var, orta yaşlılar mı çoğunlukta, 60 yaş üstü var mı, 13 yaşında olan var mı gerçekten sitenin yaş ortalamasını merak ediyorum bu ilanı okuyanlar yaşlarını yazarsa sevinirim ben 40 yaşındayım.
bu eksiduyuru.com sitesinin yaş ortalaması kaç?

merak ediyorum burada hep ergenler mi var, orta yaşlılar mı çoğunlukta, 60 yaş üstü var mı, 13 yaşında olan var mı gerçekten sitenin yaş ortalamasını merak ediyorum bu ilanı okuyanlar yaşlarını yazarsa sevinirim ben 40 yaşındayım.
0
yorgunum
(11.08.17)
ben 40 yaşındayım
0
🌸yorgunum
(11.08.17)
20
0
siradam
(11.08.17)
Ortalama 20'li yaşların ortası gibi bir şey olsa gerek. Gerçi 30+ zirvesine 25-30 kişi gelmişti ve 4-5'i 30'undan küçüktü ama çoğunluk 20-30 arası.

Yaşım 34 sayılır.
0
aychovsky
(11.08.17)
24
0
nothing in my way
(11.08.17)
34.5
0
all girls dream
(11.08.17)
29 yaşındayım.
0
anumegha
(11.08.17)
35
0
oscar
(11.08.17)
Sözlüğe oranla yaş ortalamasının daha küçük olduğunu düşünüyorum.

19 yaşındayım bu arada.
0
sytemofadownmanyagi
(11.08.17)
33.

zirve mi, hani nerde?..
0
late viper
(11.08.17)
22 ben.
0
Caaannn
(11.08.17)
çok yakında 20yim
0
ghilleinthemist
(11.08.17)
35, ortalamada tuzum olsun .
0
dunyatuhaf
(11.08.17)
33
0
try again fail again fail better
(11.08.17)
31
0
duyond
(11.08.17)
26 yaşındayım.

Burada 11 yaşında üye de vardır, 60 yaşında üye de.

Bizim eve bilgisayar geldiğinde 7 yaşındaydım, mutlaka bir yerlere üye olup bir şeyler yazmışımdır. 11-12 yaşındayken bazı teknoloji forumlarına yazdığım mesajları buldum geçende, çok komik geldi. Ben bunu 2000'lerin başında yaptıysam şimdiki çocuklar da yapıyordur herhalde. Online oyunlarda hep yaşımı büyük söylerdim, 12 ise 19 yazardım mesela.

Bence yaş ortalaması 25'ten yüksek değildir.
0
hayirsiz
(11.08.17)
23
0
tierra santa
(11.08.17)
Bugün doğum günüm, 30 bitti 31 oldum yav :( söyletmen beni :(
0
Tears of Devil
(11.08.17)
26
0
Wilhelm
(11.08.17)
29
0
bos gezenin bos ustasi
(11.08.17)
30 olmak üzereyim.
0
river song
(11.08.17)
47, Pazar günü 48.

32 yaşında sözlüğe geldiğimde duyuru bile yoktu.
0
cedilla
(11.08.17)
21
0
nundu
(11.08.17)
26
0
olkol
(11.08.17)
28
0
ismayil
(11.08.17)
26 yaşındayıM bence 29
0
allaccess
(11.08.17)
25-26'dan fazla değildir bence buranın yaş ortalaması.

25 sayılırım ben de.
0
ms brownstone
(11.08.17)
27 yaşındayım
0
England
(11.08.17)
32
0
mikahakkinen
(11.08.17)
23
0
reactionic
(11.08.17)
27 yasindayim. ortalama da 24 falandir tahminimce.
0
baldur2
(11.08.17)
24 yaş.

Bende ort. Benim yaşım diye tahmin ediyorum.
0
gozu acik sevisen yahudi
(11.08.17)
yaş 26

ortalama da 25 civarıdır.
0
elorelia
(11.08.17)
sözlük ortalamasının üzerindedir tahminen. 25-26 gibi olabilir.
0
lazpalle
(11.08.17)
25
0
alaimisema
(11.08.17)
26
0
monsieur turti
(11.08.17)
35e
ortalama 25 falandır.
0
hasmetizm 2046
(11.08.17)
30
0
mirty
(11.08.17)
25
0
kedi kovalayan astronot
(11.08.17)
Bugün doğum günüm benim de. 35 yaşındayım.
0
yaren
(11.08.17)
26 yaşındayım. yaşasın anket.
0
i drive the hearse
(11.08.17)
34
0
füt
(11.08.17)
basond
(11.08.17)
30
0
suwat
(11.08.17)
26
Pazartesi 27 olucam
0
megalomaniac
(11.08.17)
ben de hep merak ediyordum bu sorunun yanıtını.

görüyor 36 ile artırıyorum :)
0
balik kraker
(11.08.17)
24.
0
drako
(11.08.17)
25 bence. 30 üstü fazla yok. 20 civarı ve altı da fazla yok. yoğunluk 25 artı eksi.
0
pinkpeony
(11.08.17)
26 yım.

genel yoğunluk 23- 35 arası tabi. haha skalam da ne geniş.
0
cabiday
(11.08.17)
30un bi tık üstüyüm. 31 :(
0
moratoryumkisilik
(11.08.17)
24
0
badabista
(11.08.17)
22
0
Kamyoncunun vitesi
(11.08.17)
çoğunluk 20-25 yaş arası gibi geliyor bana.
ben 36
0
burya
(11.08.17)
başlığın altına ilk yazan ben oldum son yazan da ben oluyorum olay anlaşılmıştır bu sitenin yaş ortalaması 20 yaş 30 yaş arasıdır
0
🌸yorgunum
(12.08.17)
(25)

İtalya'da sadece 1 şehir gezebilecek olsanız, nereyi gezerdiniz?

portakal
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
portakal
(09.08.17)
roma.
0
notinhere
(09.08.17)
Roma <3
0
rusyalı kozmonot
(09.08.17)
kaç günün olduğuna bağlı bir çok yerini gördük en çok romayı beğenmiştik.
0
basond
(09.08.17)
notinhere +1
0
re noreno
(09.08.17)
sanırım floransa'yı seçerim ben, en çok orayı merak ediyorum. hipster'lık yapıp ikinci sıraya da bari yazarım. nedense orası da aşırı sempatik gelen bir yer. roma hojdur ama bena na, öyle çok kalabalık büyük şehirlere gitmeyi sevmiyorum pek.
0
der meister
(09.08.17)
klasiklerden hoşlanırsan roma, ama tarzına bağlı olarak venedik de olabilir.
0
finsidigi
(09.08.17)
Roma, Floransa ve Venedik'i gezmiş biri olarak kesinlikle Floransa diyorum.
0
a day at the races
(09.08.17)
Floransa
0
indeng
(09.08.17)
floransa nokta
0
tiredpanda
(09.08.17)
napoli
0
monicapp
(09.08.17)
Napoli
0
noluyo yaa
(09.08.17)
Floransa.
0
reactionic
(09.08.17)
İtalyada 10'a yakın şehir gezdim bir süre sonra hepsi aynı :D

roma, floransa vs. zaten hiç gidilmediyse gidilmesi lazım. Onları geçiyorum.

Onların haricinde ben Siena diyorum.
0
qazaqwsx
(09.08.17)
Roma, Floransa, Milano, Venedik, Siena, St.Gimignano, Pisa gibi klasik yerler ile birlikte Toscano bölgesinin büyük kesimini gezdim. Kesinlikle Floransa diyorum. Roma bir metropol, sana tarihi yerleri gezdiğini hissettiriyor ancak Floransa'da tarihi yerin bizzat içinde yaşıyorsun.
0
mimarbasi
(09.08.17)
Italyayi cok gezdim, her seferinde yeni bir yer kesfediyorun ama tek sehirse... floransa derim ben de.
0
kuehles blondes
(09.08.17)
italya'yı dizden topuğa gezdim. roma kesinlikle.
0
antikadimag
(09.08.17)
Eğer ilk defa gidiyorsanız Roma.

Yok eğer en iyi şehir neresi diyorsanız o zaman Floransa.
0
sen git ben geliyorum
(09.08.17)
kuzey italya'nin (roma ve yukarisi) %70'ini gezmisimdir is sebebiyle, koy koy ve defalarca hem de. ayrica burada yasiyorum 7 senedir.

bu bilgiler isiginda:

ROMA'dan sasma, sakın. pisman olursun.
0
no christ requires
(09.08.17)
Floransa.
0
ms brownstone
(09.08.17)
siena ve pompeii arasındayım. doyamadım <3
0
uuth
(09.08.17)
güneyini çok dolaştım salerno, napoli, catania falan. o yüzden bu aralar gitmek istesem bologna taraflarındaki tüm otomobil fabrikalarını gezerim. kuzey sanayisi turu yani. lamborghini, toro rosso, ferrari, dallara, kime dnek gelirsem artık.
0
rain when i die
(09.08.17)
floransa
0
indeng
(28.11.17)
geçtiğimiz hafta roma'daydım. 6 gün kaldım. floransa'ya gidecektik son anda yattı malesef. 6 gün için herkes aaa bir şehir için çok fazla falan dedi. roma'da 6 ay bile dayanırsın. attığın her adım, taşına toprağına her parke taşına değer.
0
hemsta
(28.11.17)
Roma
0
iwasbornonamountainside
(28.11.17)
roma
0
acckr
(28.11.17)
(8)

Üsküdar nasıl bir yer

zimbirik
Tek başına yaşayacak, bağnaz gözlerden uzak olmak isteyen bir kadın için üsküdar nasıl bir yer?Arkadaşım salacak, çiçekçi, selimiyei doğancılar uygun olur falan dedi. Var mı eklenecek mevkiler?Yarın ev aramaya başlayacağım üsküdarda. Buradan bak buradan bakma diyeceğiniz yerler olur mu?
Tek başına yaşayacak, bağnaz gözlerden uzak olmak isteyen bir kadın için üsküdar nasıl bir yer?

Arkadaşım salacak, çiçekçi, selimiyei doğancılar uygun olur falan dedi.

Var mı eklenecek mevkiler?

Yarın ev aramaya başlayacağım üsküdarda. Buradan bak buradan bakma diyeceğiniz yerler olur mu?
0
zimbirik
(09.08.17)
arkadaşım doğancılarda oturuyor bir gün sorun yaşamadı (tahtaya vurma efekti) bende sık sık giderim hem ulaşımı kolayda bir yer. gecenin bir vakti bile dönsen pek sorun olmaz. en oturulası yerlerden biri.
0
ManikD
(09.08.17)
Bir sene Doğancılar-Paşakapısı tarafında, 4 sene de Çiçekçi-Selimiye tarafında oturdum. İkis de çok güzel semtler, Selimiye'yi daha çok severim. Ev arkadaşım benden ayrıldıktan sonra 3 yıl İcadiye'de oturdu, o da memnundu.
Kadın
0
aychovsky
(09.08.17)
Arkadaşlar bide cinsiyet yazsanız çok süper olur.
0
🌸zimbirik
(09.08.17)
üsküdarın neresinde yaşayacağına bağlı. sancaktepe üsküdar değil bir kere üsküdara uzak sayılır.
sancaktepe istediğin gibi bir yer değil pek. kiralar uygun ama sana uymaz.

üsküdarda bulgurlu , libadiye tarafı çok güzeldir orada yaşıyorum diye demiyorum :). temiz nezih bir yer.
kiralar coğu yerine göre daha fazladır ama illa ki uygun bir yer bulursun. öğrenciler falan da eve çıkıyor buralarda. 2-3 hanımefendi eve çıkılabilir.


erkek.
0
Caaannn
(09.08.17)
6 senedir 2 kız yaşıyoruz biz Üsküdar merkezde. Evet çok bağnaz insanı var falan ama kişisel olarak hiçbir sorun yaşamadık daha burda. Ben taşınmak istiyorum gerçi Üsküdar'dan ama başka sebeplerim var benim. Yoksa yaşanmayacak yer değil. Hatta konumu itibariyle İstanbul'da yaşanacak en iyi 2-3 yerden birisi.
0
ms brownstone
(09.08.17)
Üsküdarda yaşanabilecek en nezih ve sakin semtlerden biri Bağlarbaşı'dır. ancak metro açılacak yakında ve saçma sapan kiralar istemeye başladılar. en son 50m2 giriş katına 1000tl demişlerdi.
0
KidLazer
(09.08.17)
Doğancılar - Paşakapısı tarafları çok güzel. Öneririm.Eşim(kadın) 10 senedir Üsküdar'da yaşıyor(Çarşı, Aziz Mahmut, Paşakapısı'nda oturdu sırasıyla), 5 senesinde tek başınaydı. Herhangi bir problem olmadı.

Şunların "salacak, çiçekçi, selimiye, doğancılar" hepsi güzel semtler. Hepsinden istanbul'daki bir çok yere maksimum 1 saatte ulaşabiliyorsunuz; bu büyük avantaj sağlar.

Ben merkezin kalabalığının bir nebze azaldığı Halk caddesinin üst bölümünden başlayarak; o caddeyi takip etmenizi; ve caddeden çok uzaklaşmadan Doğancılar parkı çevresi, Paşakapısı, Çiçekçi ve Selimiye'ye bakmanızı öneririm.
0
saygilarefendim
(09.08.17)
bence libadiye, bulgurlu, kısıklı, tarafları da gayet uygun. bağnaz filan değil üstelik, tek başına gidip ev bakabilirsin.
0
eindaclub
(09.08.17)
(18)

birisi aradığında açamayacak durumdaysanız meşgule mi alırsınız?

my pink
yoksa daha sonra aramak üzere görmezden mi gelirsiniz?not: ben açıp 'müsait olunca arayacağım' deyip kapatıyorum. bana en medenisi bu gibi geliyor.
yoksa daha sonra aramak üzere görmezden mi gelirsiniz?

not: ben açıp 'müsait olunca arayacağım' deyip kapatıyorum. bana en medenisi bu gibi geliyor.
0
my pink
(08.08.17)
Tabiki de görmezden gelir, uygun olunca ararım.
0
huzurolsun
(08.08.17)
mesşgule atarım. sonra ararım.
0
secrex
(08.08.17)
Telefonu ters çeviriyorum sonra arıyorum
0
all girls dream
(08.08.17)
Meşgule almam, meşgule alan olduğunda da küfrediyorum.
0
angelus
(08.08.17)
Ilk basta sessize alıyorum. Yarın yokmuş gibi ardarda aramaya devam ederlerse meşgule alıp sorun yoksa sonra arayacağım yazıyorum.
0
sizofren psikiyatr
(08.08.17)
Meşgule alırım. Adı üstünde değil mi zaten :) Meşgulsen meşgule al. Arayan kişi niye boşuna zaman harcasın bekleyerek? Onu da düşünmek lazım. Meşgule alıp imkan varsa da kısa bir mesaj yazılabilir.
0
hümanist tabutçu
(08.08.17)
Meşgule almak saygısızlık gibi geliyor, surata kapatmak hesabı. Görmezden gelirim.
0
elorelia
(08.08.17)
"şu an ortam müsait değil, bakamıyorum." minvalinde sms ile reddediyorum öyle durumlarda.
0
m e b
(08.08.17)
Meşgule alırım. Çoğunlukla reddet-mesaj gönder özelliiğini kullanıyorum. "Şu an cevap veremiyorum, sizi arayacağım" ya da "trafikteyim, sizi arayacağım" diye.
0
battal gemalmaz
(08.08.17)
Sabaha kadar çalsın açmam ama meşgule almam = beklesin bana ne. merak da edebilir öldüm mü kaldım mı diye.
Meşgule alırım = "bi saniye canım" derim. müsait olunca da dönerim haliyle. adam da o an müsait olmadığımı bilir.

Bence böyle.
0
alperz
(08.08.17)
kısa süre içinde geri dönebileceksem meşgule atıyorum, dönmeyeceksem görmezden geliyorum. arayana göre değişiyor bu tabi ama.
0
rayde
(08.08.17)
Meşgule almak bazen karşındakini kötü hissettirebilir. O yüzden görmezden geliyorum, sonra dönüş sağlıyorum
0
MaNOfTheYear
(08.08.17)
Meşgulsem sık konuştuklarımın aramalarını meşgule alırım, yakın olmadıklarımda telefonu sustururum.
0
osssy
(08.08.17)
Aileyi, yakın arkadaşları meşgule atarım. Yoksa duymadım sanıp elli kez arıyorlar ardarda (bkz. anne) bişey oldu sanıyorum.
0
manuel mandalina
(08.08.17)
arkadaşlar meşgule atanı afedersin itin götüne sokmuş ama, anneniz/babanız (veya sağlığından endişe duyacağınız birini koyun işte buraya) çağrınıza cevap vermediğinde endişelenmiyor musunuz? meşgule attıysa hiç değilse sonra arar belki diyorum. ben de meşgule atıyorum, uygun olunca arıyorum.
0
gkhncnzdgn
(08.08.17)
Iphoneda meşgule al ve “seni sonra arayacağım” diye mesaj at seçeneği var onu kullanıyorum.
0
Mcfly
(08.08.17)
Adı üstünde meşgul olduğum için meşgule atıyorum. Asıl bilerek aramanin bitmesini beklemek kötü geliyor bana. Meşgule attımsa da dönüş yaparim zaten.
0
cabiday
(08.08.17)
Açabiliyorsam açıp birazdan arayacağımı söyleyip kapatıyorum. O an hiç açma şansım yoksa da görmezden gelip sonra dönüyorum. Hayatımda kimseyi meşgule almamış olabilirim.
0
ms brownstone
(08.08.17)
(13)

Turşuyu neyle yiyonuz

all girls dream
Bağışıklık sistemine faydası varmış bu meretin. Bende marketten lahana aldım fırında pattisin yanında yedim Gayette ii oldu yarında kornison aliyim diyorum da her yemeğe gider mi turşu neyin yaninda daha ii olur ilk akla kuru üstü pilav gelio başka
Bağışıklık sistemine faydası varmış bu meretin. Bende marketten lahana aldım fırında pattisin yanında yedim Gayette ii oldu yarında kornison aliyim diyorum da her yemeğe gider mi turşu neyin yaninda daha ii olur ilk akla kuru üstü pilav gelio başka
0
all girls dream
(07.08.17)
valla ben her yemeğin yanında yiyorum balık vs hariç tabi
0
basond
(07.08.17)
simdi dusundum, kuru fasulye ve pilav haricinde hic yemiyorum.

biber tursusu falan donerle, kebapla da yiyiyorum
0
no christ requires
(07.08.17)
Ben makarnayla yerim. Sucuk, sosis falan bunlarla yapılmış bilimum yemekle yerim. tavuk yemekleriyle (kızarmış ya da ızgara) yerim. Küçükken ekmek arasına koyup yediğim bile oldu :))

edit: basonda balık deyince aklıma geldi. ton balığı + kornişon + marul + mayonez. çok sevdiğim bir sandviç türüdür.
0
himmet dayi
(07.08.17)
son balıklı sandviç içine koyuyorum kornişon turşusunu.
0
gurur
(07.08.17)
Ben bazen markette aliyorum, bitiriyorum. Bos kavonozu kasadan gecirdigim oluyor. Her zaman, her yerde, her kosulda yiyiyorum.
0
balpolen
(07.08.17)
Ben her türlü yemeğin yanında yiyebilirim turşuyu ama en çok kısırla mercimek köftesine yakıştırıyorum. Kırmızı fasulye, nohut, börülce salatalarına falan da yakışıyor. Bir de tostun hem içine koymayı hem de yanında yemeyi seviyorum.
0
ms brownstone
(07.08.17)
Bulgur pilavi, kuru fasulye, etli yemekler, her sey olabilir. Yalniz o faydali olanlar ev yapimj tursular ve ev yapimi sirkeler icin.
0
red g
(07.08.17)
Hamburgelere koyuyorlar dolayısıyla köfte falan iyi gidiyor turşuyla.
0
senolll
(08.08.17)
Salçalı her yemeğin yanında gider.
0
Scruffy
(08.08.17)
yemeklerin yanında lahana, biber, ya da bunların kavurması + domates ya da fasulye.

nohut/ kuru yanında jalepeno da iyi gidiyor. pidelerin yanında da muazzam.

ayrıca salatalık turşusunu rendeden geçir sonra normal salatalık rendeden geçir+ süzme yoğurt + mayonez + dereotu + sarımsak + karabiber + nane + hafif zeytinyağı = al sana meze neyin yanında yersen ye :)
0
qobel
(08.08.17)
en güzel kuru fasulye ve nohutla gider.
0
dirildimde geldim
(08.08.17)
Ev turşusu olacak o. Marketten alınan bir işe yaramaz. Ev turşusu tarifleri var internette. Hem lezzetli oluyor.
0
silver apple
(08.08.17)
Yeşil mercimek salatası <3

Mahluta <3
0
yirmisantim
(08.08.17)
(14)

ben mi abartmışım yoksa o mu rahatsız edici davranmış?

you are my lethe
gençler, üniversiteden tanıştığım ama çok da yakın olmadığım biri var. flört gibi birşey.okuldan mezun olduktan sonra bir yıl konuşmadık ama geçen yıl bu tarihlerde yazışmaya başladık ve bir kere de yüz yüze görüştük. sonra neyse olmadı. ben başkasıyla o da başkalarıyla. derken geçen aylarda tekrar
gençler, üniversiteden tanıştığım ama çok da yakın olmadığım biri var. flört gibi birşey.okuldan mezun olduktan sonra bir yıl konuşmadık ama geçen yıl bu tarihlerde yazışmaya başladık ve bir kere de yüz yüze görüştük. sonra neyse olmadı. ben başkasıyla o da başkalarıyla.

derken geçen aylarda tekrar konuşmaya başladık. geçen cuma akşam iş çıkışı görüşelim mi dedi? tamam dedikten sonra akşama bende kalırsın, ailem zaten evde yok filan dedi ve ısrar etti. bende o böyle diyince rahatsız oldum ve o akşam işim var diye buluşmadım. iş çıkışı buluşsak birinci arabası var,evime bırakabilir. ikincisi benim elim-ayağım tutuyor kendim gidebilirim. tüm bunlara rağmen ısrar etmesini rahatsız edici buldum. (vol1)

pazar günü gün saatleri içinde buluştuk bu sefer. muhabbet güzeldi vs ama konuyu durup durup ailem yok, ev yemeği özledim, evime gel bana yemek yap demeye getirdi. bende şkayla karışık hayır cevabı verdim ama bir değil iki değil durmadan konuyu buraya çekti ve ısrar etti. durmadan eve çağırmasını hele ilk buluşmada inanılmaz irrite edici buldum. (vol2)

son 3 yıldaki iki uzun süreli ilişkimde avrupalı erkeklerle olmuştu. hiç böyle ısrar etmemişlerdi, hatta beni rahatsız edecek birşey dahi yapmamışlardı. hatta ve hatta öpmeden önce öpebilir miyim diye izin almışlardı.

bu sebeple onun bu davranışı bana çok rahatsız edici geldi. sonuçta ilk buluşmada hatta öncesinde daha buluşmadan böyle eve çağırması, emrivaki yapması... bir de kibarca ve açıkça hayır dememe rağmen ısrar etmesi sanki seks dileniyormuş gibi geldi. resmen acıdım ona. gözüme ezikçe geldi. öyle işte.

siz ne düşünüyorsunuz?
(yaş ve cinsiyet please)

edit: üniversitede arkadaş filan değildik bu arada. ayaküstü selam-selam harici oturup muhabbet etmişliğimiz bile yoktur.
0
you are my lethe
(07.08.17)
Evet seks dileniyor. Klasik davranış gel sana yemek yapayım, film izleyelim vs. Sadece selam sabah olduğu için de muhtemelen nasıl biri olduğunu bilmiyor, şansını deniyor. Çok rahatsız edici bir davranış kesinlikle, bir daha görüşme derim.

23 K
0
cherokee rose
(07.08.17)
standart "türk kızını" eve atmak için böyle ısrarlar gerektiğinden(çünkü piremses nazlı olmak zorunda), seni de standart "türk kızı" sandığı için midene giden yolun bu olduğunu düşünmüş olabilir.

bu tip konularda rahatsız olmanın bir sınırı yok, hiçbir şey demeyip bakışı bile rahatsız edici olabilirdi; abartmak diye bir şey yok yani, rahatsız olmuşsan rahatsız edici bir davranıştır.

öpmeden önce izin isteyen erkeği bırakarak büyük hata yapmışsın yalnız. buralar sana göre değil pek...
0
Bruce
(07.08.17)
o da mümkün tabii ama bana seks dilenmekten ziyade sekse en kısa yoldan ulaşmak istiyor gibi geldi.
yani gezelim tozalım, flört edelime ve ilişkinin ciddi bir şeye dönüşme ihtimaline tahammülü yok ve bunu açıkça göstermek istiyor da olabilir.
0
filteria
(07.08.17)
Gıcık oldum pisliğe
Sonra bize seks istemiyorsunuz diyorlar
0
sagin
(07.08.17)
bu bir tacizdir. 31 e

bu arada bizler öpmeden önce izin istesek ezik avrupalı isteyince kibar oluyor buna da parmak basmak istedim.
0
guitarissimo
(07.08.17)
Tabii ki onun okuzlugu.

Gorusme +1
0
runagain
(07.08.17)
Abazaymis arkadas beyfendiye kari gönderelim

Tacize de girer aslında

Baya da irrite edici

Yol ver gitsin

34 m
0
all girls dream
(07.08.17)
Çok itici.
24, K.
0
ms brownstone
(07.08.17)
adamın niyeti seks. uzaklaş.
0
elorelia
(07.08.17)
En korktuğum insan tipi.
Seksi falan bırak direk seri katil olma ihtimali geliyor aklıma böyle durumlarda.
Karşımda psikopat varmış gibi davranıyorum.
Not: Evet paranoyaklık var biraz.
28 Kadın.
0
mutekebbir
(07.08.17)
Israr etmekle hayvanlık yapmış orası kesin fakat adam senle ilişkisinden ne istediğini öküzce de olsa başta açıkca belli etmiş. Bunu bile bile konuşmaya devam edip buluşmaya gitmişsin. Üstüne rahatsız olduğunu söylemeden şakayla karışık cevaplar vermişsin. İrrite olduğunu ona söylemen gerekiyor. Konuyu Avrupalı erkeklere getirmen ise saçma olmuş.
0
hildirim
(07.08.17)
Irrite edici ama sen de "belki degistiririm" diye konusmaya devam ediyorsan etme. Adamin niyeti belli iste @hildirim + 1
0
piremses
(07.08.17)
O rahatsiz edici davranmis haklisin.
0
twelfth
(07.08.17)
gelişimini tamamlamamış

görüşme+100
0
my pink
(08.08.17)
(18)

senelerdir süren arkadaşlıklarınız / dostluklarınız

gmzo
kaç tane? ben 15 yaşındayken yaşadığımız ülke değişti, dolayısıyla çocukluk arkadaşlarımla zaten koptuk. liseden ise düzenli olarak görüştüğüm 1 arkadaşım var. bunun dışında da üniversitedeki yakın arkadaşlarımla zamanla hayat görüşümüz değişti veya bazı karakter özellikleri batmaya başladı ve en ya
kaç tane?

ben 15 yaşındayken yaşadığımız ülke değişti, dolayısıyla çocukluk arkadaşlarımla zaten koptuk. liseden ise düzenli olarak görüştüğüm 1 arkadaşım var. bunun dışında da üniversitedeki yakın arkadaşlarımla zamanla hayat görüşümüz değişti veya bazı karakter özellikleri batmaya başladı ve en yakın iki arkadaşımı o kadar da yakın görmüyorum mesela artık. şu an yakın gördüğüm 2-3 arkadaşım da 2-3 senelik.

merak ediyorum birkaç seneye bu arkadaşlarımdan da mı kopacağım? insanın hayatının farklı dönemlerinde farklı yakın arkadaşlarının olması normal mi? yoksa sorun bende mi?
0
gmzo
(07.08.17)
normaldir olabilir, zamanla insanlar değişir güzel bir laf vardır
10 tane 10 kuruşun olacağına 1 tane 1 liran olsun diye, 10 kuruşluk arkadaşlara denk gelmişsindir yada onlar seni 10 kuruşluk görmüştür.

kısaca bu bir sorun değil doğru arkadaşlar denk gelmemiş olabilir.
0
basond
(07.08.17)
Ben de bazen sorguluyorum kendimi "neden hiç ilkokuldan, ortaokuldan görüştüğüm 1 arkadaşım bile yok" diye. 15-20 yıllık arkaşlarıyla hala çok yakın olabilen insanaları görünce özeniyorum biraz.

Lisedeki yakın arkadaşlarımla da koptuk zamanla. Aylarca hiç konuşmadığımız oluyor çoğu zaman. Buluşunca yine iyiyiz ama birbirimizin hayatına dair çoğu şeyden habersiz oluyoruz. Sadece üniversiteden 2 yakın arkadaşım var şimdi. Onlarla da farklı şekillerdeyiz şu an ama her gün aramasak da birbirimizi mutlaka whatsapp grubumuzda konuşuyoruz. Fırsat buldukça da görüşmeye çalışıyoruz.

Şu saatten sonra da tanışacağım kimseyle yakın olabileceğimi sanmıyorum. Bazılarının ömür boyu yakın arkadaşları olurken bazılarımızın da farklı dönemlerde farklı arkadaşları olabiliyor demek ki.
0
ms brownstone
(07.08.17)
Benim liseden kalma kızlı erkekli arkadaş grubum var. 10 kişiyiz 9 yıldır yakınız baya düzenli de görüşüyoruz. Gerçi yaşlar hala 24-25 civarı. İleride görüş farklılıklarıyla, şehir değiştirmelerle, evlenmeyle kopar mı merak ediyorum ben de.
0
jazzabel
(07.08.17)
yaşım 36. en yakın arkadaşımla 35 senelik bağımız, beraber büyüdük denebilir.
üniversite ve is için ayrı şehirlerde yaşasak da hic kopmadık. hala neredeyse her gün konuşuruz.

biri 7-8 yaşlarından... ama asıl lisedeyken yakinlastik.

bir diğeri orta 1den beri.

iki arkadaşım da ilkokul 5ten.

bunlar hayatta en çok guvendiklerim. bir de işyerinden oldu;2 tane. onlarla da 10 sene falan oldu. sırlarımı anlatır, hala o şehre gittiğimde evlerinde kalırım.

onun harici yine yakın olduğum 3-5 arkadaşım daha var yine yaklaşık 10 senelik.

bir de bir kaç aydır arkadaşlık ettiğim 2 kişi var.

sanırım dostlarım kıymetli. bir kere hayatıma girdiklerinde şartlar ne olursa olsun hic vazgeçmedik birbirimizden.
0
balik kraker
(07.08.17)
mobil edit: üniversite ve liseden hic kimse kalmamis hayatımda.
0
balik kraker
(07.08.17)
Hayatın farklı dönemlerinde farklı arkadaşların olması normal, çünkü hayat sizi aynı yönde şekillendirmiyor. Herkesin yolları farklı ve bazen yollar ayrılabiliyor.

Bir çocukluk arkadaşım var, 20 küsur yıldır arkadaşız. O kendisini zengin eden bir meslek yapıyor, ben de ebedi orta direk olarak takılıyorum. Başka bir arkadaşım evlendi ve balayına Phuket'e gitti. Ben de bunu çocukluk arkadaşıma anlattım, 'Vaaaoo, Phuket' diye. Çocukluk arkadaşım gayet kayıtsız bir şekilde 'Zaten parası olan Maldiv'e, parası olmayan da Phuket'e gidiyor balayına' dedi. Hayatımız farklı yerlerde ama değerlerimizin ayrı olması veya en büyük sırdaşının o olmaması, hiçbir şey paylaşamamak ve tamamen ayrı dünyaların insanı olmak anlamına gelmiyor. Onunla da paylaşacağın şeyler farklı oluyor, onunlayken de hissettiğin şeyler diğer arkadaşlarınla hissettiğinden farklı oluyor ama sadece eskisi kadar kanka olunmuyor. Yeni arkadaşların kadar sık olmasa da görüşüyorsun, özlüyorsun, görmek istiyorsun ama derdini, neşeni en çok paylaştığın insan o olmuyor. Yine de bir şeyler paylaşabiliyor ve mutlu oluyorsun.

Şimdiki arkadaşlarının da yenisi gelebilir. Hatta onlar daha önemli, daha kanka, daha panpa da olabilir. Bu eski arkadaşların tedavülden kalkması ya da artık gereksiz olması anlamına gelmiyor.
0
aychovsky
(07.08.17)
Ben arkadaş ilişkilerinde çok şanslıyım. İlkokulun başından beri, hatta daha da öncesinden süregelen 3-4 çok samimi arkadaşlığım, ortaokulun başından beri süregelen de o kadar dostum, üniversiteden de bir o kadar yakın arkadaşım var. Lokasyon farklılığından dolayı hepsiyle görüşemiyorum tabii ama kardeşim diyebileceğim kadar yakın insanlar bunlar. Yarısıyla yakınız ve sürekli görüşüyoruz. Diğerleriyle de aynı şehirde olduğumuzda muhakkak görüşüyoruz.

Bunun dışında, 1-2 senelik, gerçekten dostum diyebileceğim 1-2 kişi var belki.

Dans ortamlarında olduğum için sürekli farklı insanlarla tanışıyorum ve yeni arkadaşlıklar kuruyorum, ancak insanlara hemen çok yakın olabilen birisi değilim. Son bir senede bir sürü arkadaşım olmuştur ama çok yakın insanlar değiller. Dünyanın en sosyal insanı olmasam da, dostum diyebileceğim 10 kişi vardır belki de, neredeyse tamamı en az 8 yıllık arkadaşlıklar. Zaten bu insanlar bana yetip arttığı için, yeni arkadaşlıklar kursam da çok samimi olamıyoruz. Vaktimi esas dostlarıma ayırınca diğerleriyle o kadar da yakınlaşamıyorum.

Ben durumumdan çok mutluyum, ancak nadir bir örnek olduğumu düşünüyorum. Çevreye baktığımda birçok kişinin arkadaşlıkları birkaç sene sürüyor anca. Ya lokasyon, ya çekememezlik... bir sebepten bitiyor çoğu.

Bu konuya da özellikle dikkat eden birisiyim. Genelleme yapmak istemem ama; uzun süreli arkadaşlıkları olmayan insanlar biraz geçimsiz kişiler gibi geliyor bana (geçerli bir sebebi yoksa). Hatta flört ettiğim kızın hiç uzun süreli dostluğu yoksa, kişiliğiyle ilgili bir problemi olduğunu düşünüyorum ve bu konuya dikkat ediyorum.

Soruna cevap olarak: İnsanların büyük bir bölümü senin gibi. Ama yine de sorun sende (ve çoğu insanda) olabilir. Bu konuda kendini sorgulayabilmen çok güzel. Sebeplerini objektif bir şekilde belirlemeye çalış. Öncekilerle neden koptunuz? Şu anki en yakın iki kişiyi neden yakın görmüyorsun? Belki gerçekten mantıklıdır ve şanssızsındır, belki de sende bir problem vardır...
0
long live rock n roll
(07.08.17)
Hic yakin arkadasim olmadi ve herkesle olan arkadasliklarim birbirimizle uzaklasinca bitti.
0
fabr
(07.08.17)
Farkli donemlerde farkli arkadaslarin olmasi cok normal, herkese boyle oluyor genelde.

Uzun soluklu 1 kadin arkadasim var duzenli gorustugum baska da yok oyle eski. 1-2 kez bozustuk bir sekilde tekrar tatliya bagladik hala arkadasiz. O kadar ortak noktada bulusamiyorum herkesle. Yemek yemeye, filme, konsere, yurtici/yurtdisi tatile her yere gideriz. Onceden yapilmis bir plani olmadikca tum davetleri kabul eder, ben de ederim. Bu yuzden uzun yillardir suruyor sanirim. Her teklife evet diyecek arkadas bulmak kolay degil. Bir sure gorusmedigimizde birimizden biri mutlaka arar.

Bir tane de liseden kalma erkek arkadas var, onunla da hala arkadasligimiz devam ediyor ama 100km uzakta oldugu icin nadir gorusuruz. Cok gorusmedigimiz icin bozuma ihtimalimiz de pek yok:)
0
stavro
(07.08.17)
sende bi sorun yok. doğal olanı bu.
0
elorelia
(07.08.17)
En eski arkadaşlarım ilk okul arkadaşlarım, tamamen kopmadık ama çok sık da görüşmüyoruz, düğünde filan ya da annelerimiz arkadaş onlar vasıtasıyla iletişimdeyiz, hepsi de 20+ yıllık arkadaş. Onun dışında 15+ olanlarla sık sık görüşüyoruz, birisi ile çok yakınız, farklı şehirlerdeyiz ama sürekli konuşuruz, tatile filan gideriz, liseden de bir grubumuz vardı 4 kişilik sürekli iletişim halindeyiz, en geç ayda bir görüşürüz, hiç kopmadık. Onun dışında kemikleşen arkadaş çevrem üniversiteden, yine arkadaş grubundan, 5 kişiyiz. Onlar da hepsi de +10 yıllık. Sonra da zaten yakın arkadaş kategorisinde kimse olmadı. Top 10 yapsam hepsi de eskilerden olur, hatta belki 10 kişiyi dolduramam bile.
0
elikası
(07.08.17)
ilkokuldan arkadaşlarım ancak 5. sınıftan ve yolda veya bir yerde rastlarsak selamlaşırız filan, o kadar. ilkokulun 5 sınıfını, iki farklı şehir ve dört okulda okudum.

ortaokul arkadaşları da selamlaşacak kadar, o da rastlaşırsak.

liseden iki sağlam arkadaşım var, kardeşim dediğim. ve yine o dönem onların ortamında tanıştığım arkadaşlar, onlarla çok sıkı olmasak da.

ilk üniversitemde çok yakın olduğum birkaç arkadaş vardı. biriyle hala görüşürüz her gün whatsaptan ve mümkün olduğunca yüzyüze.
aynı yurdun ve evin odasında birlikte kaldığım arkadaşla bağımız zayıfladı ve koptu neredeyse tamamen.
bir diğeriyle '99 depreminden sonra görüşemedik bir türlü, yıllar sonra görüştük, sevdiğim de birisiydi ama reyizci olmuş kendisi. koparttık bağı.

ikinci üniversitemden iki arkadaş vardı sürekli birlikte takıldğımız. biriyle alakayı kestim, akp muhabbetinden. diğeriyle de arasıra görüşürüz. evlendi, farklı şehirlerdeyiz...

iş yerinden iki tane sağlam arkadaşım var. biriyle defalarca atıştık, fiziksel boyuta varmasa da bayağı kavga ettik siyasi sebeplerden. bi de akpli olmasa çok iyi olacak. bir ara işi bile bırakıp çıktım kavgamız yüzünden. şimdi yakınız, tuhaf biraz.
0
runagain
(07.08.17)
Ilkokul ortaokul liseden kalan hic arkadasim yok sehir degistirmeler evlenmeler sosyal siyasal farkliliklar derken hiçbiriyle alakam kalmadi. Bu durum gorusmeye devam ettiğim en eski arkadasimi 10 yillik yapiyor. Yeni ortamlara girdikce arkadas olduklarimdan bazisi devam ediyor bazisi o ortamdan cikinca bitiyor.

Ilkokuldaki en yakin arkadaşımla gorusmeye calismistik birkac sene once, hala 8 yasinda gibi davrandigi icin bunun gibi 20 yillik arkadasim olacagina akilli dusmanim olsun daha iyi demistim.
0
passive aggressive
(07.08.17)
öyle dostluklarım olmadı.

ilk sebebi, ergenliğimin sonuna kadar çok yer değiştirmem, dolayısıyla kalıcılık unsurunu sağlayamamamdı.

sonrası için ise sebep, karşıma çıkan insanların aslında bana uygun olmadığını kabullenmemdi. yani illa sosyaleşmiş olup, instagrama konulacak fotoğraflar için 32 diş sırıtmamın gerekmeyeceğine inanmamdı. hayata bakış açılarımızın örtüştüğü bir iki insanla da, o insanların geçirdiği -benden bağımsız- dönemler yüzünden ilişkilerimizi askıya alma durumu oldu. ha ama onlarla bir 5 sene sonra yine can ciğer olabiliriz gibi, o farklı bir şey.
0
treamorg
(07.08.17)
liseden beri arkadaşlığımın devam ettiği çok yakın 2 arkadaşım vardı. sonra hepimiz farklı şehirlerde üniversite okuduk. daha sonrasında tam sizin bahsettiğiniz gibi değişimler oldu. uzun süreli arkadaşlığın verdiği rahatlıkla eleştiriler de aynı sertlikte oldu sanırım. sonra bir tanesiyle gerçek anlamda koptuk. görüşmüyoruz. birbirimizi de pek sevmiyoruz sanırım. ötekiyle bu süreç biraz daha ılımlı geçiyordu ki; kendisinin sevgilisi bu süreci hızlandırdı. onunla da kopma aşamasındayız sanırım.

fakat bu süreç içerisinde şunu yakaladım. çok eskiden çok yakın arkadaşım olan biri ile farklı şehirlere taşınmamız sonucunda biraz uzaklaştık. çocukluğun verdiği sorumsuzluk da üstüne eklenince hiç iletişim kurmaz olduk. sonra yine aynı şehirlerde yaşar olduk; fakat yine görüşmez konumdaydık. fakat bir şekilde yeniden rastlaşarak -hatta daha ileri gidersem, tekrar tanışarak- iyi arkadaşlar olduk. laf olsun diye değil, gerçekten en yakın arkadaşım oldu kendisi. şimdi evlerimiz arasında 300-500 metre var. bazen 1 ay hiç görüşmesek de bir destek olarak orada olduğunu bilmek güzel. bazen de her gün görüşür pozisyonda oluyoruz. o zaman da kendi tecrübelerimden yola çıkarak yaşadığım karakter uyuşmazlıklarını yaşamadığımı fark ediyorum. farklılaştığımız çok nokta var ama karşında seni gerçek anlamda dinleyen biri var. art niyet beslemeden, kıskanmadan, senin için en iyisini isteyerek dinleyen biri. farklı üsluplarımız var ama herkes kendince argüman yürütüyor. ama bunların hepsi doğru bir dinlemeyle mümkün oluyor. en azından benim için öyle.

sanırım insan en yakın, en içten, en can arkadaşından, araya ne girerse girsin; kopamıyor. biraz ara veriyor belki sadece. biraz dinleniyor da denilebilir. diğer arkadaşlıklar birer ilizyondan ibaret.

arkadaşlarınızdan belki kopacaksınız, belki kopmayacaksınız. ama kopabilecek arkadaşlıklardan kaybettiğiniz bir şey yok temelde. tecrübe ediniyorsunuz en kötü ihtimalle. kopamayan arkadaşlıklar ise bambaşka bir kazanım. ikisi de normal olan bence. siz de sorun olduğunu düşünmüyorum.
0
windowsguvenlikduvari
(07.08.17)
Benim ilkokuldan kalma sürekli görüştüğüm iki arkadaşım var. Büyük ihtimalle yakın çevrelerde oturduğumuz içindir. Liseden kalma sürekli görüştüğüm 3 4 kişi var. Bunun da nedeni yine yakın çevrelerde oluşumuzdandır.üniversiteden yeni mezun oldum. Herkes kendi evine gittiği için düzenli görüştüğüm kimse yok. Telefon trafiğinin de git gide azalacağını düşünüyorum.
0
valarmurgulis
(07.08.17)
Benim ilkokul yaşlarında tanışıp da halen arkadaşlığımın devam ettiği kişi sayısı sadece bir.Arkadaşlığın devam etmesi derken kriterim haftada en az 1 defa bir araya gelmeye çalışmak, buluşmak için iki tarafın da istekli olması.Tüm olanaksızlıklara rağmen bir araya gelmeye çabalamak.

Onun dışında eskiden aynı iş yerinde çalışıp iş değiştirmeler nedeniyle ayrıldığımız ama 1-2'siyle haftada bir telefonlaştığımız, en geç 2 ayda bir mutlaka görüştüğümüz 4-5 kişi var.

Arada dönem dönem arkadaşlık ettiğimiz ama arama sorma faslının şu an devam etmediği onlarca kişi var.

Yıllar geçtikçe, hele evlendikten sonra yeni arkadaşlar edinmek çok zor oluyormuş.Yakın arkadaş bulmak sevgili bulmaktan daha zor bence.Bu işin çözümünü bulan varsa bana da haber versin.
0
turkuaz
(07.08.17)
1 tanecik. ortaokulda tanıştığım arkadaşım, 2006'dan beri en yakın arkadaşım kendisi.

bi tane liseden vardı, geçen haziranda tamamen bitti arkadaşlığımız mezuniyet törenine gidemedim diye :))

başka da yok.

sorun sende değil bence, bak çok güzel yazmışsın insanın hayatının farklı dönemlerinde farklı bir bireye dönüştüğünü.
0
mutlusismankedi2015
(07.08.17)
(11)

hayallerinizin gerçekleşmeyeceğini ne zaman anladınız?

steve rogers
sb
sb
0
steve rogers
(06.08.17)
Henüz anlayamayacak kadar salağım sanırım.
0
goodz
(06.08.17)
çok çalışmayınca
0
dedim dedim de kime dedim
(06.08.17)
Baskalarini zengin Eden bir kole oldugumu farm edince.
0
baldur2
(06.08.17)
Üniversite bitti tamam mi daha sonra ben bala göte istediğim şehirde iş buldum ve sevgiliyle yaşamaya başladık işte sonra ne olduysa ondan sonra oldu. Bir anda bu bütün istediğim hayalini kurduğum şeylerin sadece başlıklarını gerçekleştirdiğimi ve içlerinin hiç bir zaman tam anlamıyla dolamayacağını anladım. O günden beri varoluşsal problemler yaşıyorum.
0
fıytfıyt
(06.08.17)
ben hala kabul etmedim öyle bir şeyi.

belki tamamen istediğim şekilde olmayacak, ama olacak!
0
runagain
(06.08.17)
Çok hayal kurmadım hiç. Hatta 'Hayalin nedir' diye sorulsa 'yok galiba' derim. Hayallerimin varlığı yokluğu beni rahatsız etmiyor, çünkü yaşayarak görmeyi, deneyimlemeyi seviyorum ama birkaç hayalim vardı, onların da olmayacağı farklı zamanlarda kafama dank etti.
Çok istediğim yerde yaşayamayacağım, orada kısa süreli kalırken kafama kakıldı zaten.
Yaptığım işi hep tutkuyla yaptım ama hangi tarafımı yırtarsam yırtayım başarılı olamayacağımı bu sene anladım.
En iyisini yaptığımı düşündüğüm şey, hiç iyi bir şey olmayarak yakın zamanda elime patladı. Bir de şunu anladım ki, hayallerden ancak birine kanalize olmak gerekiyor. Birden fazla hayalin peşinde gidilirse ortada dımıldızlak kalınıyor. Daha doğrusu, yapan onu da yapıyordur ama yapan nasıl yapıyor, bilmiyorum.
Bundan sonrası artık kader, kısmet, oyun havaları.

Edit: Genelde lily'nin dediği gibi hayal peşinde koşan bir insan değilim. Hatta gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsiz olan hedeflere gitmekten zevk almam ve en sevmediğim söz 'Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez'dir. Var olandan zevk almayı çok severim. Şuna inanırım 'Gittiğin yer hiç bitmez, durmadan gidersin; yeter ki yol güzel olsun'. Bu aralar yol bayağı bayağı dandik olduğundan insan muhasebe yapıyor.
0
aychovsky
(06.08.17)
Mezun olunca biraz fark eder gibi oldum. Çalışmaya başkadıktan sonra da iyice emin oldum.
0
ms brownstone
(06.08.17)
hayallerin peşinde koşmak, kendini gerçekleştirmek falan bunlara inanmıyorum. hep böyle bir dayatma var, sanki mutlu olmak bir zorunluluk, hayallerini gerçekleştirmek için yaşar insan vs.

hayatından hoşnut olmak, memnun olmak daha gerçekleştirilebilir ve insan kimyasıyla daha uyumlu hedefler bana göre.

bir şeyi yaparken her zaman bir sonraki adıma odaklanıyorum, bunu elde ettikten sonraki adımım nedir? şeklinde. veya şu an yaptığım şey hangi olasılıkları açıyor bana? bunları düşünüyorum, ama üç, beş, on adım sonrasına dair türlü varsayımla kafamı meşgul etmiyorum. bu yüzden henüz gerçekleşmemiş bir hayalim yok, bugüne kadar istediklerimin, hayal ettiklerimin bir çoğunu yapabildim.
0
lily briscoe
(06.08.17)
hala tam olarak anlayamadım.
0
pinkpeony
(06.08.17)
hayaller asla gerçekleşmez. çünkü onlar hayaldir

ama hedefler gerçekleşir

ben 25 yaşındayken hayal kuruyordum. 30 olduğumda hayalimi gerçekleştirebilecektim.
şuan 32 yaşındayım anladım ki bu bir hayalmiş. artık hedefim var. 40 yaşında gerçekleştireceğim. ve bu yolda planlı şekilde ilerliyorum.

hayallerinizi gerçekleştirmenin en iyi yolu ondan vazgeçip planlı bir hedef koymaktır.
0
bana her yer cehennem
(06.08.17)
"Kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenilirsin" - Ernesto Guevara

Üniversiteye başladığımda anladım :(
0
heritage
(06.08.17)
(8)

sıcacık film?

mehmed resad
uzun zamandır 'chef' gibi sıcacık bi film bulamadım. artık yeter yahu ağlatmasın, üzmesin, duygulandırmasın. güldürsün, içimi ısıtsın böyle. neler onlar?
uzun zamandır 'chef' gibi sıcacık bi film bulamadım. artık yeter yahu ağlatmasın, üzmesin, duygulandırmasın. güldürsün, içimi ısıtsın böyle. neler onlar?
0
mehmed resad
(05.08.17)
little miss sunshine
hunt for the wilderpeople
captain fantastic
0
sir gawain
(05.08.17)
Away We Go, ağlatabilir fakat dram dram üzmez. Güldürür, ısıtır.
0
olanlaolunmaz
(05.08.17)
the intouchables
0
condom kurşunu
(05.08.17)
Barfi
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.08.17)
Moonstruck
0
ms brownstone
(05.08.17)
Marvellous
0
steven wilson
(05.08.17)
castaway on the moon
0
qazaqwsx
(05.08.17)
The Grand Budapest Hotel, Le Herisson.
0
l arrache coeur
(06.08.17)
(9)

istanbul su kalitesi

yons
İSKİ'de çalışan arkadaşımla muhabbet ederken laf İstanbul'daki çeşme suyundan açıldı. insanların çoğunun dışarıdan su siparişi vermesinden ötürü çeşme suyu kalitesinin herhalde kötü olduğunu düşündüğümü söyledim. o da şu anda su kalitesinin iyi olduğunu, su değerlerinin ölçümüne bizzat katıldığını v
İSKİ'de çalışan arkadaşımla muhabbet ederken laf İstanbul'daki çeşme suyundan açıldı. insanların çoğunun dışarıdan su siparişi vermesinden ötürü çeşme suyu kalitesinin herhalde kötü olduğunu düşündüğümü söyledim. o da şu anda su kalitesinin iyi olduğunu, su değerlerinin ölçümüne bizzat katıldığını ve erikli (bursa) marka su ile hemen hemen aynı değerlere sahip olduğunu söyledi. kendim de dışarıdan su alıyorum ama bunu hep böyle görüp alıştığım için yapıyorum. bu muhabbet üzerine düşününce mantıklı geldi.
insanlar bu algıdan ötürü mü dışarıdan su siparişi veriyor gerçekten?
0
yons
(04.08.17)
Olay sadece su kalitesi değil, bina kalitesi aynı zamanda. Eski bir apartmanda oturuyorum ve suyun ne rengi ne kokusu ne de dokusu hiç içilesi değil.
0
fotrsapka
(04.08.17)
musluk suyundan çay kahve bile yapmıyorum o kadar kötü geliyor bana.
0
sanquis
(04.08.17)
geçen gün su almaya erindiğimden (damacana kullanmıyorum), bir gün boyunca çeşme suyu içtim. ölmedim, hasta da olmadım.
0
teritori
(04.08.17)
dunal
(04.08.17)
İSKİ'de çalışan arkadaşının siyasi görüşüyle alakalı olabilir. bilen sensin, sen yorumla. ama musluk suyundan gözünün önünde 1 litre içsin, sen doldur o 1 litre suyu da. görelim şeklini sonra.
0
i drive the hearse
(04.08.17)
Türkiye'de satılan ambalajlı suların çoğu dandik zaten. Erikli 294 marka arasından 163. sırada mesela. Musluk suyunu kıyaslamak için doğru marka değil.
www.gidahareketi.org
0
auroraaurora
(04.08.17)
5 yıldır İstanbul'da yaşıyorum, hep musluk suyu içtim. Sebebi de susadığım zaman musluktan bardağa su koymak daha kolay geliyo. Evde su olsa dahi böyle yapıyorum. Bişi olmadı bana. Suyun tadından da hiç anlamam, ya da ben artık koku duyumu yitirdim, bilemiyorum.
0
moratoryumkisilik
(04.08.17)
2 yildir hep musluktan iciyorum ev halki damacana kullaniyor. Tadina alistim sise su yavan geliyor o derece. Halkali dayim bu arada
0
steward
(04.08.17)
Kalitesini bilmiyorum ama İstanbul'un çeşme suyunun tadı iğrenç. Ki ben Bursa'da musluk suyu içen, evine hiç damacana su falan girmemiş insandım. Bursa'daki çeşme suyuyla alakası yok İstanbul'dakinin tadının.
0
ms brownstone
(05.08.17)
(20)

Bir ilişkiye başlarken....

Northern Mariner
iyi geceler Ekşi Duyuru sakinleri,"Bir ilişkiye başlarken karşınızdaki kişinin eğitimi/mesleğine bakar mısınız?"Bu gecenin sorusu yukarıda :)Yaş/cinsiyet/Eğitim düzeyi - Meslek - Yorum (tabiki detaylandırıp detaylandırmamak size kalmış)Kendim ile başlayayım33 / E / Yüksek Lisans öğr. - Uzakyol Gemi
iyi geceler Ekşi Duyuru sakinleri,

"Bir ilişkiye başlarken karşınızdaki kişinin eğitimi/mesleğine bakar mısınız?"

Bu gecenin sorusu yukarıda :)

Yaş/cinsiyet/Eğitim düzeyi - Meslek - Yorum (tabiki detaylandırıp detaylandırmamak size kalmış)

Kendim ile başlayayım

33 / E / Yüksek Lisans öğr. - Uzakyol Gemi Kaptanı /
Açıkçası tanıştığım insanlarla havadan sudan muhabbet etmek yerine daha içerikli sohbet etmeyi severim, bu müzik konusunda olabilir, yeni bir yabancı dizi olabilir, teknoloji olabilir, içki türleri olabilir, yani olabilir de olabilir. Haliyle karşımdaki kişinin belli bir kültür seviyesinde olması gerekir. Aslında snob (burnu havada insanlardan değilim) bir kahveye gidip oradaki insanlarla yada sokaktan geçen seyyar satıcı ile rahatlıkla anlaşan biriyim ama ilişkilerde derinlik arıyorum sanırım.
Bana göre insanın ayaklarının yere basması önemli, kendini bilmesi daha da önemli. Ancak bu bir emek sonucu para kazanmaya başlayan ve eğitimini belli noktaya getirmiş insanlarda gözlemlediğim bir durum. Böyle olunca benim için karşımdaki insanın eğitim ve kültür durumu bana uyum sağlayabilecek yada benden yüksek olmasını nedense daha güzel buluyorum. Yani biraz akıl, fikir ve mantığa hayranlık var sanırım :)

başka bir soruda görüşmek üzere, cevaplarınızı esirgemeyin ;)
0
Northern Mariner
(04.08.17)
eğitim meslekten çok iletişim uyumlu mu o önemli
yani lise mezunu olup çok donanımlı ve çok derin muhabbetler de yapabilir doçent olup salak şekilde konuşan birisi de olabilir.

34/e/lisans/tamirci/yorum yukarda
0
basond
(04.08.17)
eğitimine bakarım. bence eğitim düzeyleri farklı insanlar arasında kültürel bir fark oluşuyor ister istemez. tabii istisnası olur mu olur. ama genelleme yapacaksak bakarım.

26, E, mühendis/öğretmen
0
olkol
(04.08.17)
direkt olarak eğitime bakmaktan ziyade, aile kalitesine, yaşam tarzına bakarım.
ya da onu anlamaya çalışırım.

okul bitirmekle iş bitmiyor.
cv önemli, ama vizyon daha önemli.

32/k/çevirmen
0
blatta hiberna
(04.08.17)
33/ k/ akademisyen

Blatta hiberna + 1
Hani, "Eğitimsiz adam şöyle kötü olur, böyle ne yapacağını bilmez" gbi şeyler söylenebilir de, zaten öyle bir adamda eğitimine gelene kadar "Iyyy ne biçim adam" diye elerim. Onları geçmişse eğitiminin çok bir önemi yok

Mesleğine bakarım ama "Beni ne doktorlar, mühendisler istedi" yaklaşımıyla değil de, o mesleğin gerektirdiği hayat tarzı ile benim mesleğimin gerektirdiği hayat tarzı tutar mı diye bakarım. Benim sol beyin ağırlıklı kafa sayısal sayısal çalışıyor ve eve işle gelebiliyorum. Atıyorum, şairle veya sanatsal ya da bir gönül adamı tipi işi olan biri ile birlikte olursam uzun vadede uyumsuzlıktan karşılıklı kafayı yememiz büyük olasılık. Adam şiir okumaya başlasa ben gülerim çok fena, adama saygısızlık olur başta. Ötesinde işine karşı tutkusu var mı, işini severek mi yapıyor diye bakarım. Para kazanması veya kazanmaması önemli değil, bu da benim zaafım.
0
aychovsky
(04.08.17)
21/e/lisans öğrenci

yakın zamanda tanıştığım, 18 yaşında lise terk (ikinci sınıfta bırakmış okumayı, mezun olup üniye gitmemiş değil) hatun son birkaç senede gördüğüm aklı en berrak, zihni en pratik ve hayat görüşü en geniş kızlardan biriydi, belki de en zarfı ona layıktır. etiketler belli bir ortalama sunuyor, genelde o ortalamaya ait oluyor insanlar. ilk bakış için faydalı olabilir ama 15-20 dakikalık muhabbetten sonra kimin ne olduğu az çok çıkıyor ortaya. daha ciddi bir ilişki aranıyorsa da biraz daha zaman verip yaşam tarzına bakmak daha sağlıklı olur elbette.
0
reavelyn
(04.08.17)
öncelikle sana hayırlı işler dilerim.

denk olmak iyidir, atalarımız boşa konuşmamış her zaman olduğu gibi. önemli olan kafaların uyuşmasıdır'ı da şuraya koyalım. benim gözlemlediğim, yukarıdaki klişeler bir yana, işin etiket tarafında kadının az bi üstünlüğü var ise tüm o kafa uyuşması mevzuları falan hikaye oluyor ve erkek tarafında başta olmasa bile zamanla -ister yedirememe de, ister çekememe de- uyumsuz bi hal hasıl oluyor en nihayetinde. sen hayran oluyormuşsun buna, senin gibi başka istisnalar da vardır muhakkak ama pratikte bu yüzden ilişki ve hatta evlilik bozulduğuna bile defalarca şahit oldum.

soruya cevap; ben bakmam, bakmadım, hiç takılmadım, takılmaya gerek olmadığını düşünüyorum.
0
manuel mandalina
(04.08.17)
Eskiden çok takılmazdım böyle şeylere ama çöpe giden bir 3 sene yaşadıktan sonra fark ettim ki gerçekten önemli karşındakiyle yakın bir eğitim, kültür seviyesinde olmak. Şu saatten sonra dikkat ederim yani.
0
ms brownstone
(04.08.17)
ailesine, sosyal hayattaki duruşuna (statüsüne değil), eğitimine, mesleğine, konuşma tarzına, her şeyine bakarım.

25k bankacı.
0
piremses
(04.08.17)
Mantık ararım. Sadece bu.

Bi de olgunluk

//Gayrimenkul sektöründeyim
0
MaNOfTheYear
(04.08.17)
27/k/asistan doktor

nöbetli bir işim var ve karşı tarafın bunu sürekli anlayışla karşılaması, kendinin de nöbetli bir işinin olmasıyla mümkün bence. diğerleri empati yapar ama gerçekten anlayamaz. doğrusu, nöbetsiz bir doktor olsa dahi geçinemeyebiliriz. işinin zorluğu benimkine denk biri olsun isterim.

soru işle ilgili olduğu için diğer parametrelere girmiyorum ama iş belirleyici, evet.
0
fallopian
(04.08.17)
Süvarilerin genel sorunu bu
Gemi kafasından kurtulamadığın için oluyor bence
0
bana her yer cehennem
(04.08.17)
32/e/Mühendis

Eğitim pek önemli değil ama mesleği ilişkiye zaman ayırabilmesi ,hayat kalitesi(yorgunluk) açısından önemli.
0
bnmzz
(04.08.17)
ister istemez bakarım.

26/k/gayrimenkul sektöründeyim : a.k.a emlakçıyım.
0
elorelia
(04.08.17)
Eğitimine bakarım, iyi bir eğitim hayatı varsa ne güzeldir benim için fakat şöyle bir şey var; misal kendisi büyük eğitimler gerektirmeyecek bir işte başarılı olmuş, kendini fazlasıyla geliştirmiş ve geliştirmeye devam ediyorsa bu da şahane bir şey bence.

Eğitim çok mühim, insanın hayatını baştan aşağı etkileyecek bir şey fakat bazen bir sürü sebep dolayısıyla (aile, maddi sebepler, çalışmak zorunda olmak vs.) akademik bilgi alamadan devam etmek zorunda kalıyor insanlar. Sadece buna bakarak bir insanı değerlendirmek hatalı olur diye düşünüyorum.

Birlikte olduğum insanla uyum içinde olmak, denkliklerimizin olması, genel olarak aynı yöne bakabilmek isterim ama bunu yalnızca akademik duruma bağlayamam. Büyüdüğümüz ortamlar, yetiştiğimiz semtler, ailelerimizin tarzı, insan ilişkilerimiz, inançlarımız, yemek kültürümüz dahi bu mevzuda etken.

Misal erkek arkadaşım inşaat mühendisi, 9 aydır birlikteyiz ve kendisini seviyor oluşumun nedeni mühendis olması olamaz herhalde. Onu tanıyıp içine girdiğimde beni mutlu etmesi, benim de ona bana hissettirdiklerini hissettirebiliyor olmam, benzer şeylere gülmemiz, hayattan benzer şeyleri beklememiz, benzer şeyler yapmaktan keyif almamız vs vs olduğunu sanıyorum.

28/K/Halkla İlişkiler
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(04.08.17)
31 K. Docent
Bakmiyorum. Unvanimdan dolayi insanlar bendne fellik fellik kaciyor. Karsimdaki onu nasil degerlendirecegim diye iki kelimeyi yanyana getirirken omur geciyor. Yoruldum. Ayrica muthis sıkılıyorum zaten univeristediki ciddiyetten. Adamin Icki, sinema, teknoloji bilgisi de ilgi alanimda degil. Kulturel urunlerin nasil yorumlanacagi uzerine dersler alip kitaplar okudum, yonetmen insanlarla tanistim, tartisacagimi, paylasacagimi paylasiyorum uzmaniyla, hoslandigim adam gelip ama kieslowski falan deyince gulecegim geliyor. Yetiyorum ben kendi kendime her alanda. Kopek, mandalina, spor, kayak kosma falan sevsin yeter. Butlari guzel olsun (*-*) Zeka, akil gibi seylerdense canlilik güc ve hazza odaklaniyorum. Gulelim bir de. Okadar.
0
velvetmorning
(04.08.17)
31, k, lisans, işsiz

Eğitimine, ne mezunu olduğu çok önemli değil, önemli olan vizyonu. Yani bakmıyorum. Ben konuşabilir miyiz, neler paylaşabiliriz, birbirimizin esprilerini anlayabilir miyiz böyle şeylere bakıyorum. Elbet eğitimi ya da mesleği muhteşem olan insanlara hayranlık duyuyorum. Ancak bu şekilde bir erkeğin bana ilk etapta burcumu sorması anında beni kendinden soğutmasına yetiyor. Bu basit bi örnekti.Bu ve buna benzer takıntılarım var yani. Bazıları gerçekten uzaktan daha güzel.

Eğitimden ziyade, kendini geliştirmesi, zekası, espri yeteneği ve en önemlisi yeniliklere açık olması benim için daha önemli.
0
moratoryumkisilik
(04.08.17)
35/E/Finans

Herşeye bakıyorum sanırım..

Güzel olmasına dikkat ediyorum. Aşırı kısa, şişman, fazla zayıf veya şekilsizse ilgilenmiyorum. Güzel gülümseme, sağlıklı ten, saç ve dişlere dikkat ediyorum. Bunlar görsel konular..

Bunun yanında çok fazla ilişki geçirip "ait olma" hevesini kaybedip kaybetmediğini anlamaya çalışıyorum. Ama evden çıkmayan sorunlu bir tip olmasını da istemiyorum. Daha önemlisi evlilik kafasına girdiği için avlanıyor mu yoksa benden cidden hoşlandı mı onu çözüyorum bir süre sonra. Yani hedef mi süreç mi odaklı diye analiz ediyorum.

Karakter olarak, uyumlu, geçimli ve mülayim mi diye değerlendiriyorum. Sohbeti tatlı mı, entelektüel derinlik sahibi mi, yoksa acun mu izliyor diye bakınıyorum. Her gün tolstoy muhabbeti yapmasını beklemiyorum ama Salinger dediğimde kimde bahsettiğimi bilsin en azından diyorum. Geçimsiz bir karaktere neden olan kültürel derinlik kibrinden de farkındalık sahibi olmayan kültürel sığlık kadar uzak duruyorum.

Okuduğu okul, eğitim seviyesi, mesleği vs bunlarla her zaman paralel olmuyor. O yüzden önemsemiyorum özgeçmiş bilgilerini.

Bunlardan bazıları eksikse çok da kafama takmıyorum, eğlenmeme odaklanıyorum.
0
twelfth
(04.08.17)
24/k/lisans/öğrenci

Birçok şey önemli bana kalırsa. Fiziksel olarak çekici bulduğum, birlikte vakit geçirmekten zevk aldığım, sanat, edebiyat, gündelik konular vs. üzerine rahatlıkla konuşup fikir paylaşımında bulunabileceğim biriyle birlikte olmayı elbette yeğlerim.

Ayrıca eğitim durumundan ziyade bence kişinin hayatta bir amacının olup olmaması daha önemli, ki bu nokta da eğitime bağlanabilir belli koşullarda. Eski erkek arkadaşım mesela adı sanı pek de bilinmeyen bir anadolu üniversitesinde 2 yıllık bir bölüm bitirmişti. Gayet iyi anlaşırdık, ortak zevklerimiz vardı ama benim hayatta varmak istediğim yere ulaşmak için sahip olduğum motivasyon ya da arzu onda yok gibiydi. Hani illa kariyer yapmaktan, çok para kazanmayı hedeflemekten bahsetmiyorum. Daha çok hayatında ipleri elinde tutmak, kendinden emin olmak kastettiğim şey. Ayrıca istisnalar vardır mutlaka ama eğitimin sosyal ve kültürel anlamda sağladığı kazanım inkar edilemez, bu yüzden tercihim yine bu yönde olur.
0
lolita
(04.08.17)
29/k/akademisyen

valla bu konuda çook gidip geldim. ama artık sanırım velvetmorning gibi düşünüyorum.

neden? çünkü eşim de benim gibi; ve sanırım accayip sıkılıyorum bu durumdan. itiraf gibi itiraf oldu ya, neyse.

tamam bir bambam olmasın adam, ama yine de bana hayat aşkı, neşesi, gücü olsun yeter gibi geliyor. hayata duyduğum salak zevklerimden hoşlansa, bi de tutkuyu da yakaladık mı, tamam işte sanki ya. daha ne olsun. haa, velvet'e bi daha katılıyorum, butları ve omuzları da güzel olabilir ahahds.
0
treamorg
(04.08.17)
velvetmorning'in cevabını en iyi cevap seçiyorum.

Ben herşeyden önce insanların deneyimlerine bakarım. Eğer yaşadıkları, gördükleri vs. benimkilere uyuyorsa; birşeyler katma olayının karşılıklı olduğunu düşünüyorsam, kariyere/mesleğe bakmam. Zaten bu birinci kriter uyduğunda diğerleri domino taşı gibi devam eder diye düşünüyorum.

Bana karşı kendini kanıtlama çabası varsa istemem mesela, eşitlik veya özgüven isterim.

Ben doktora üzerinde uğraşıyorsam ve benim ne yaptığımı anlayamacak veya yaptıklarımı boş işler olarak gören biri ise zaten olmaz.

Aynı meslekten olmasa bile aynı dili konuşmak önemli bence. Hatta benim için aynı dili konuşmak gerçekten önemli. çevremdeki insanların geneli Türk değil ve onlarla vakit geçirmemiz için bazı becerilerinin gelişmiş olması gerekiyor. Tabii bunu 'yaa herkes İngilizce mi bilicek' olarak değerlendirmek çok saçma olur, çünkü bu sosyal hayatın devamı için bir gereklilik bana göre.

Onun dışında, veya hepsinden önce, içinin rengine bakarım. Eğer sözleri hep siyah çıkıyorsa olmaz. yeşil yeşilse güzel olur.
Samimiyet derecesine bakarım. Eğer herşeyi kurallarına veya verilen rollere göre yapıyorsa, veya farklı olacağım diye saçmalıyorsa, olmaz.


32/k/akademisyen
0
my pink
(08.08.17)
(5)

bu sözlüklerden hangilerinde yazarsanız

yorgunum
bu sözlüklerden hangilerinde yazarsanızen sevdiğiniz sözlükten en az sevdiğiniz sözlüğe yukarıdan aşağıya sıralayarak yazarsanız yanına da hangilerinde yazar olduğunuzu yazarsanız sevinirimincisozluk.com.tr yazarım uludagsozluk.com yazarımeksisozluk.com yazarım nedir.net tr.instela.com porcay.sozl
bu sözlüklerden hangilerinde yazarsanız

en sevdiğiniz sözlükten en az sevdiğiniz sözlüğe yukarıdan aşağıya sıralayarak yazarsanız yanına da hangilerinde yazar olduğunuzu yazarsanız sevinirim

incisozluk.com.tr yazarım

uludagsozluk.com yazarım

eksisozluk.com yazarım

nedir.net

tr.instela.com

porcay.sozlukspot.com
0
yorgunum
(04.08.17)
incisozluk.com.tr yazmam

uludagsozluk.com yazmam

eksisozluk.com yazmam

nedir.net yazmam

tr.instela.com yazmam
0
goodz
(04.08.17)
sadece instela'da yazarım.
0
tabirimekruh
(04.08.17)
İnstela
Ekşi
Uludağ

Bu üçünde yazarım. Sevdiğim sıraya göre yazdım diyebilirim.
0
ms brownstone
(04.08.17)
yazar olduklarım: ekşi, uludağ, instela

inciyi hakkında yazılanlardan biliyorum siteye adım atmışlığım yok, inci olmasaydı iyiydi diyenlerdenim.

diğerlerini bilmiyordum, şimdi girip baktım;
porçay'da ekşinin eski haliyle karşılaşmak hoş oldu, içerik iyiyse okurum ben onu.
nedir.net sitesinin kullanışı, kapsamı, dizaynı yetersiz kalmış. kullanmam.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.08.17)
Ekşi
İtüsözlük
İncisözlük
Uludağ

Buralarda yazarım. İtüsözlük'ü instela olduktan sonra binlerce girimle beraber terkettim. Eski halini ekşi'den çok seviyordum.

Uludağ'ı hiç sevemedim. İnci'de de bir yada ikinci nesil üye oldum bayadır girmiyorum.
0
steven wilson
(04.08.17)
(19)

biranın yanında sizlere göre en iyi neler yenir?

yorgunum
biranın yanında sizlere göre en iyi neler yenir? bana göre cips tuzlu fıstık patates kızartması
biranın yanında sizlere göre en iyi neler yenir?

bana göre cips tuzlu fıstık patates kızartması
0
yorgunum
(03.08.17)
turşu yiyen de var.
0
zgrydn
(03.08.17)
iyi birayla aslında hiçbir şey. ancak patlamış mısır derim sadece.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.08.17)
Çikolata ve jelibon.
0
malwethiel
(03.08.17)
tuzlu peynir, kurutulmuş et.
0
n62
(03.08.17)
ben hiç bir şey tercih etmiyorum, tadını bozuyor.
0
fin
(03.08.17)
Midye, patlamış mısır
0
fragile lady
(03.08.17)
Patates kızartması ve karışık çerez. Çerezde kuru üzüm vs de olacak ama.
0
ms brownstone
(03.08.17)
Biranın mezesi sigaradır, sigara içmeyen biri olmama rağmen biranın yanında sigarayı resmen yiyorum.

İlla gıda olacaksa tuzlu çubuk favorim, hem midemin şişmesini engelliyor hem de tuzlu tadı yakışıyor. Bir de değişik bi çerez var, burgu şeklinde turuncu bişey; onu seviyorum ama mekan haricinde bulamadım.
0
Bruce
(03.08.17)
tuzlu fıstık veya kabuklu fıstık ile başlanır. daha sonra acıkan olursa patates kızartması takviyesi. acıkan olmazsa patlamış mısır ile devam. son olarak ise kesinlikle midye.
0
olkol
(03.08.17)
Midye <333 Ondan sonra da patates kızartması sosis soğan halkası gibi bilimum zararlı şeyden oluşan kızartma tabağı.
0
pastörizesüt
(03.08.17)
tuzlu fıstık dışında bi şey sevmiyorum.
0
Delay Fuze
(03.08.17)
tuzlu fıstık, soslu mısır, patates kızartması
0
misterturist
(03.08.17)
ben normal ayçekirdeği seviyorum. Cips falan zaten aşırı yağlı şeyler. çekirdek hafif mis.
0
catch the arrow
(04.08.17)
yeşil zeytin
0
elorelia
(04.08.17)
biz bunları entrylerimizde yazdık, tabii ki erik turşusu.
0
pamuk helvalar cebe
(04.08.17)
Kizartma tabağı +1

Midye cok sevmememe ragmen bira yaninda iyi gidiyo
0
nundu
(04.08.17)
Midye, doritos/nachos tarzı atıştırmalıklar, patlamış mısır, zeytin- turşu, tapas tarzı şeyler genel olarak.
0
sopiro
(04.08.17)
bana göre; kuru et, midye, kokoreç, uykuluk, biftek, fıstık.
0
spirit crusher
(04.08.17)
yeşil doritos ve domatesli dip.
wasabi kaplamalı fıstık.
turşu.
0
kayranin kedisi
(04.08.17)
(22)

şuan en büyük derdiniz nedir

bana her yer cehennem
maaş olurokul olurailevi sorun olurbanka kredisi olurherşey olur aslında
maaş olur
okul olur
ailevi sorun olur
banka kredisi olur

herşey olur aslında
0
bana her yer cehennem
(03.08.17)
hayatımda her şey yolunda, istemediğim kadar kazanıyorum, hobilerime yeterince vakit ayırıyorum, boş vaktim çok, kendime bir şeyler katabildiğimi hissediyorum, aileden yana da problem yok, borcum yok.Fakat 9 aylık 'en' ciddi ilişkim bitti. kendi fevriliğim ve asabiliğim yüzünden. şimdilerde hiçbir karşı cinsle onunla anlaştığım gibi anlaşamıyorum, onunla güldüğüm kadar gülemiyorum, onunla uyduğum kadar uyamıyorum. hep böyle sürecekmiş gibi geliyor üstelik. 1 aydır bu hisler gram azalmaz mı arkadaş?
0
Deathrow
(03.08.17)
Şu an sifonumun bozuk olması denedim tamir edemedim çok mutsuzum. Yalnız yaşananın tek kötü yanı evde çıkan bütün aksaklıkları halletmek zorunda kalmak.
0
pastörizesüt
(03.08.17)
param yok
pulum yok
0
rayde
(03.08.17)
yakın zamanda kayıt sildirme, yeni kayıt yapma, başka şehre taşınma vb. gibi işleri halletmem lazım. geriliyorum. param yok aq. zaten hayatımda kayda değer tek problem neredeyse her zaman sadece bu olmuştur. parayla saaadet olmaz diyorlar da ben param olsa gayet rahat olurdum açıkçası çok da bi şeye sıkılmazdı canım yani. param olsa mesela bunları dert etmem. ver parasını bas git, gittiğin yerde 3-4 gün otelde kal, o süreçte güzel bir ev bak mesela rahat rahat yerleş. ne dert var ne tasa bak her şey çözüldü para olunca.

onun dışında sevgilimi çok özlüyorum. şu ara işi yüzünden çok meşgul. anlıyorum, anlayışlı davranmaya çalışıyorum. zaten canı sıkkın, bi de ben üstüne gitmeyeyim diyorum ama ben de o olmayınca çok üzülüyorum, rahatsız hissediyorum.

tam şu an ise derdim internetin çok yavaş olması. böyle şerefsizlik, haysiyetsizlik olmaz. ayın daha üçü, ne kota aşıldı ne bi şey oldu, bağlantı hızı 1.28mbps. tek bir kuruş hakkım varsa burunlarından gelsin. iki doto maçı izleyip yatışalım dedik o da yok allah belasını versin şeytan diyo kalk sktir askere git dönünce de kafana falan sık ne bileyim
0
der meister
(03.08.17)
para
0
pgup
(03.08.17)
hiçbir şeyin istediğim gibi gitmemesi.
çemberi daha da daraltırsak mezun olduğum seneden (geçen yıldan) beri işsiz olmam, iş bulamamam. arkadaşlarım sürekli yükselirken ben yerimde de saymıyorum, geriye gidiyorum. en büyük derdim aptal oluşum diyebilirim en doğru cevap olarak.
0
m e b
(03.08.17)
Derdi olmayanlar yazabiliyor mu?
0
clones
(03.08.17)
yüz felci oldum. 1 aydır bununla uğraşıyorum. kortizondan dolayı tüm yemek alışkanlığım değişti. kalıcı hasar olacak diye çok korkuyorum.
0
hononu
(03.08.17)
şeyim. olmadık yerde kalkıyor.
0
alkolsuz icecek
(03.08.17)
Önümüzdeki 5 hafta sonunun 4'ünde nöbet tutmak zorunda kalmak. 2 gündür düşündükçe kendimi imha etmek istiyorum. Genelleyecek olursam da birçok açıdan iş hayatı en büyük derdim bir süredir.
0
ms brownstone
(03.08.17)
Şuan takıldığım bir çocuğa yazmamak için kendimi zor tutuyorum. Tuttukça aklıma takılıyor. Çok sinir bozucu.
0
kismisolungac
(03.08.17)
Her gün 06.30'da uyanıp staja gitmek. Üç kez kaldığım dersin finalinden 75 alıp dersi geçtiğim için geçen haftaya kadar mutluydum ama şu an kendimi yıllarını plazalarda geçirmiş beyaz yakalı gibi hissediyorum.
0
dissendium
(03.08.17)
oturduğumuz bina yıkılıyor. kiralar anasının gözü olmuş. eski kiracıyız diye neredeyse yarı yarıya oturuyorduk. bu durum bütün dengemi bozdu. 2 hafta sürem var. ne yapacağım hala bilmiyorum. evdekiler de bir karar için beni bekliyor. pof.
0
hemsta
(03.08.17)
Çok şükür sağlığım yerinde, büyük bir derdim yok ama "en büyük derdiniz nedir" demişsin, benimki para. Param yok.
0
hayirsiz
(03.08.17)
yaşadığım inanılmaz bütün olumsuzluklara rağmen aşk acısı bu nedir ya geçmedi piç
0
plastikordek06
(03.08.17)
Tus sınavı
0
bass solo take one
(03.08.17)
Rahmetli babamı özlüyorum. İnsanlar fake geliyor.
0
partizan
(03.08.17)
Yalnızım
İş bulamıyorum
Arayanim soranım yok
Yıllar sonra ailemin yanına taşınmak zorunda kaldım
İnsanlar samimiyetsiz geliyor
Kurduğum hayallerimin çok ötesindeyim
Acı çekiyorum
Birde doğal olarak param yok
Yakışıklıligin para etmediğini anlıyorum artık değer görmek gerçekten sevilmek duygusunu tatmak istiyorum
Mutsuzum
0
jackies
(04.08.17)
Ütülenmeyi bekleyen gömleklerim. Kaç akşamdır eve geç geliyorum, fırsat bulamadım. Yarın son temiz ütülü gömleğimi giyeceğim, akşama halletmem lazım :(
0
Bruce
(04.08.17)
İşsizim iş bulamıyorum ve uzun bir süre daha bulamayacak olduğum gerçeği göğsüme öküz oturtuyor.
Yıllardır herkese ve her şeye rağmen arkasında durdugum kardesim, bilmem demek ki beni kardeşi olarak görmüyormus.
Kardeşim ve annesi yüzünden gelecek planlarimi üzerine yaptığım şehirden gidiyor daha doğrusu kaçıyorum. Kısaca bı kez daha o kadın kazandı ve ben kaybettim biliyorum.
0
havana
(04.08.17)
genel olarak en büyük derdim kendim olmam ama onun dışında bugünlerde aşırı efor sarf edip fiziksel olarak tükenmekle az efor sarf ediyor olmak arasında kalmaya çalışmak diyebilirim.
0
misterturist
(04.08.17)
Hala uyumamış olmak, başka derdim yok.
0
pike
(04.08.17)
(5)

nerelerden alışveriş yapıyorsunuz

denef
haftaya İstanbul'a gideceğim,bir kaç gün vaktim var gitmişken alışveriş yapmak istiyorum. mango,zara gibi markalar dışında, nerelerden alışveriş yapıyorsunuz. orijinal, şık bir şeyler bulabileceğim yerleri yazarsanız çok sevinirim. (27-K)
haftaya İstanbul'a gideceğim,bir kaç gün vaktim var gitmişken alışveriş yapmak istiyorum. mango,zara gibi markalar dışında, nerelerden alışveriş yapıyorsunuz. orijinal, şık bir şeyler bulabileceğim yerleri yazarsanız çok sevinirim. (27-K)
0
denef
(02.08.17)
kadıköy-moda civarındaki butiklerde genelde orjinal şeyler oluyor. arkadaşlarımdan biliyorum

not: erkeğim
0
always independent
(02.08.17)
Kadıköy'de Campus, Henna ve Clandestino. O saçma avm markalarından milyon kat daha güzel bunların tasarımları.
0
ms brownstone
(02.08.17)
Erol giyim.
Semt bazarı.
0
[GODDARD]
(02.08.17)
İstinye parka uğra.
0
MaNOfTheYear
(02.08.17)
kadınlar kadıköy çilek sokakta çok ucuza kıyafetler buluyor diye duymuştum ama kalite ve tarz konusunu bilemiyorum.
0
teritori
(02.08.17)
(2)

Kuruyemiş ve bakliyatları ne tür kaplarda sklıyorsunuz?

Cursed Chico
Ben şu an küçük cam kaplarda saklyıroum ama kapak metal, paslanıyorlar.http://www.hepsiburada.com/pasabahce-garden-kavanoz-1000-cc-p-MTFIDPASA80066şu tür kaplara geçmek istiyorum cam ve plastik kapak.plastik saklama kapları istemiyorum. Zararsız plastik de olsa plastik sonuçta.Sizde ne var?
Ben şu an küçük cam kaplarda saklyıroum ama kapak metal, paslanıyorlar.

www.hepsiburada.com

şu tür kaplara geçmek istiyorum cam ve plastik kapak.

plastik saklama kapları istemiyorum. Zararsız plastik de olsa plastik sonuçta.

Sizde ne var?
0
Cursed Chico
(31.07.17)
Normal cam kavanoz. Paşabahçe kavanozu diye geçiyor sanırım, beyaz metal kapaklı olanlardan. Boşaldıkça bulaşık makinesinde yıkıyorum. Daha hiç paslanmadı.
0
halanne
(31.07.17)
Cam kavanozda saklıyorum hepsini.
0
ms brownstone
(31.07.17)
(12)

Aralık ayındaki düğüne hangi abiye?

apartman teyze
Abim Aralık ayında evlenmeyi planlıyor. Kız arkadaşı tesettürlü olduğu için mevlid ve Kuran okutulacak bir mekanda, cami değil. Semazen gösterisi gibi bir şeyler yapıyor mekan. Nasıl diyeyim biraz daha modern, kafada canlanandan.Nasıl bir abiye giyersem uygun olacak bu ortama? Uzun kollu ve şık bir
Abim Aralık ayında evlenmeyi planlıyor. Kız arkadaşı tesettürlü olduğu için mevlid ve Kuran okutulacak bir mekanda, cami değil. Semazen gösterisi gibi bir şeyler yapıyor mekan. Nasıl diyeyim biraz daha modern, kafada canlanandan.

Nasıl bir abiye giyersem uygun olacak bu ortama? Uzun kollu ve şık bir şey mi, yine uzun kollu ama tesettür giyim sayılacak bir şey mi, veya beğendiğim bir abiye üzerine ceket almak gibi mi? Biraz bakınca şunları eleyebildim internetten, yorum yapabilir misiniz?

1- www.abiyenial.com en çok bunu beğendim.

2- www.abiyefon.com

3- www.abiyenial.com

4- www.abiyenial.com

5- www.abiyenial.com

6- www.abiyefon.com
0
apartman teyze
(31.07.17)
abiye fon linkleri açılmıyor. ama kolsuz olanların üzerine ceket alırsan çok çirkin olur. 1. güzelmiş.

@yine açılmıyor. benim ofisin interneti ile alakalı olabilir.
0
elorelia
(31.07.17)
Böyle açılıyor mu?
2- www.abiyefon.com
6- www.abiyefon.com
0
🌸apartman teyze
(31.07.17)
3 veya 5 guzel.
5'in ya da kisa kollularin uzerine ceket degil de sifon bir sal alabilirsin.
0
kassiopeia
(31.07.17)
5'i beğendim
0
pide
(31.07.17)
6 baya başarılı ama kilo problemi varsa daha şişman gösterebilir
0
bir peynir kutusu kibrit
(31.07.17)
Ben 4'ü öneriyorum. Omuzlara siyah bir şal alabilsin, siyah kısa sıfır yaka abiye bir ceket kullanabilirsin. cekete elbisenin üzerindeki taşlardan koyabilirsin istersen sadece yaka veya ön ve etek ucu dahil çepeçevre.
sonrasında kısaltıp başka zaman kullanma olanağı da var bu modelin. diğerleri kısaltılmaz, bluz olarak da kullanılmaz hepsi belde bitmiş.

çok beğendim dediğinin arkada dekolte sayılabilecek açıklığı var, ortam tesettür olunca kullanmak ister misin bilmiyorum, görmediysen bi bak.

Aslında 5 de güzel ama yaka açık gelir mi bilemedim, arka dekolte onda da var.

edit: 6 da güzel bir model ama omuzlar çok açıkta, üstüne ceket şal bişey şart, alt etek tafta olduğu için üstte ayrı bir parça almak elbiseniin dengesini bozar , güzel olmaz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.07.17)
5 ya da 6 en iyisi bence.
0
ms brownstone
(31.07.17)
Sağ olun yorumlar için gençler :)

1. elbiseyi şöyle düşündüm aslında; aynı renkten şifon bir şal alıp omuzlarıma atarım, sırt dikkat çekmez ve Kuran okunurken başıma doğru çekerim, sonra indiririm yine omuzlara.

Ben de aslında 5 veya 6 numarayı almak istiyorum çok şık duruyorlar ama onlarda kollar şalla pek örtülmez gibi. Tüllü/dantelli sade bir ince ceket modeli olabilir belki ama internette hiç böyle örnek bulamadım. Klasik ceket türleri de ağır kaçacak haklısınız.
Şu an bana 1 numara mantıklı geliyor :/
0
🌸apartman teyze
(31.07.17)
Ben anlamadım normalde tesettürlü müsünüz? Değişseniz niye kendinizi tesettürlü gibi giyinmek zorunda hissediyorsunuz ki? Kalkıp aşırı dekolte giymeyin tabi de linktekiler gibi kolsuz bir elbise giyseniz ne olacak kendinizi değiştirmek zorunda değilsiniz.
0
pastörizesüt
(31.07.17)
Uzun kollu dantel elbisede şifon şal hoş olmaz bence.
6 da şifon şal olur. 5 için yan açıklıktaki parça tül dokusunda olduğu için hayal tül kullanırsan daha iyi olur
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.07.17)
@pastörizesüt
Tesettürlü değilim ama 2 taraf da çok tutucu aileler. Kuran okunan yerde açık giyinemezsin tepkisi alacağım ailemden %100. Hem tatsızlık olmasın hem de zaten kış günü diye ses çıkarmak istemiyorum. Sonuçta abimin en mutlu günü, bunlar önemsiz detaylar:)
0
🌸apartman teyze
(31.07.17)
@apartman teyze aralık olması da önemli bir detay tabi onu atlamışım kolsuz olanları daha çok beğenmenize rağmen uzun kollu giymek zorunda hissettiğiniz için demiştim. Siz de razıysanız sorun yok tabiii ki. Şimdiden mutlu düğünler o zaman :)
0
pastörizesüt
(31.07.17)
(5)

Tok tutan yiyecekler

sorunvar
tok tutan ve kilo aldırmayan yiyeceklerden ne önerirsiniz ?
tok tutan ve kilo aldırmayan yiyeceklerden ne önerirsiniz ?
0
sorunvar
(27.07.17)
Yumurta.
0
angelus
(27.07.17)
Yulaf. Muz.
0
sizofren psikiyatr
(27.07.17)
Tok tutma konusunda yumurtayı tek geçerim. Avokado da ceviz ve peynirle birlikte yedikten sonra tok tutuyor uzun süre.
0
ms brownstone
(28.07.17)
Brokoli

not: genel olarak glisemik indeksi düşük şeylere bakcaksın.
0
qazaqwsx
(28.07.17)
hazır çorba, yalnız büyük anadolu tip olanlar.
0
yuto
(28.07.17)
(2)

kadıköy'de eski plak satan yerler?

mehmed resad
bildikleriniz varsa yazar mısınız, güvenilir bi yer olursa sevinirim:)
bildikleriniz varsa yazar mısınız, güvenilir bi yer olursa sevinirim:)
0
mehmed resad
(27.07.17)
antikacıların olduğu bir sokak vardı. orda bir sürü plak satan yer var.
edit : tellalzade sokakmış adı.
0
sedat peker in yegeni
(27.07.17)
Rainbow45 benim favorim.

Bunun dışında Akmar'da Zihni ve Atlantis var. Oralarda da güzel şeyler bulursun. Bir de ismini unuttuğum bir yer var Rexx'im sokağına açılan. Ordan almadım hiç ama incelemiştim. İyi şeyler vardı.
0
ms brownstone
(27.07.17)
(22)

dizi önerir misiniz?

freetakilir
çerezlik dizi olmasın çok sarsın istiyorum, ard arda izleyebileyim. piyasadaki çoğu güzel diziyi izledim şimdi izleyecek bişey bulamıyorum çok sıkılıyorum. tam bi dizici insanım, olay örgüsü falan da olsun.izlediklerim ve puanlamam; (aynı zamanda sevme sırasına göre sıralı)fargo 10game of thrones 10
çerezlik dizi olmasın çok sarsın istiyorum, ard arda izleyebileyim. piyasadaki çoğu güzel diziyi izledim şimdi izleyecek bişey bulamıyorum çok sıkılıyorum. tam bi dizici insanım, olay örgüsü falan da olsun.

izlediklerim ve puanlamam; (aynı zamanda sevme sırasına göre sıralı)

fargo 10
game of thrones 10
breaking bad 10
better call saul 10
dexter 9
vikings 9
sherlock 9
black sails 7
0
freetakilir
(26.07.17)
fargo komple bitti mi?
0
baldur2
(26.07.17)
fringe
house md.
good wife
hannibal
0
saseskir
(26.07.17)
Narcos'a başladım neredeyse bitirdim sayılır. Gayet güzel gidiyor.
0
jamiro
(26.07.17)
Six feet under. Bunlara göre sakin kalabilir ama herkesin izlemesi gereken bir dizi bence.

Blacklist.

Mentalist.
0
fraise
(26.07.17)
House of cards; ben çok önyargılı başladım politik dizileri sevmem çünkü, ama sonra başından kalkamadım.
0
peggy
(26.07.17)
marco polo

six feet under
0
redeath
(26.07.17)
fargo komple bitti. 3. sezon 1. ve 2. sezon gibi değildi çok sarmadı ama yine de olay örgüsü çok güzeldi izletti kendini.

black mirror'un ilk bölümünü izledim içimde devam etme isteği uyandırmadı. ediyim mi?
marco polo'yu da aynı şekilde bi iki bölüm izleyip bıraktım.
fringe baya izledim ama farklı konularda hep aynı tavırları sıktı beni. olay örgüsü basitleşti yani.
0
🌸freetakilir
(26.07.17)
house of cards +1
0
alperz
(26.07.17)
shameless yazılmamış 0.0 şaşırdım evet
orange is the new black
the man in the high castle
0
part time pollyanna
(26.07.17)
sopranos ve house of cards.

breaking bad'i cok sevmis, better call saul'a tapan biri olarak diyorum.
0
rahip janick
(26.07.17)
Peaky Blinders
0
agluna
(26.07.17)
Bron/Broen
0
heritage
(26.07.17)
The Sopranos.
0
ms brownstone
(26.07.17)
orphan black
how to get away with murder

iki dizide de bi bölüm daha bi bölüm daha olayı var. heycanlı bitiyor sonları.
0
aydogank
(26.07.17)
band of brothers.
0
secrex
(26.07.17)
Young pope
0
loveisallaround
(26.07.17)
damages.
0
sta
(26.07.17)
ozark, expanse
0
mirty
(26.07.17)
friends!!!
0
mutlusismankedi2015
(26.07.17)
The Wire
Oz
0
iwasbornonamountainside
(27.07.17)
Oz+1
Person of interest ve the blacklist olabilir.
0
physcos physcos
(27.07.17)
Person of interest, Narcos, Shameless kesinlikle üçünü de izlemelisin :)
0
jorah the andal
(27.07.17)
(8)

Stres atmalık, keyifli film

hümanist tabutçu
Önerileriniz nelerdir dostlar?
Önerileriniz nelerdir dostlar?
0
hümanist tabutçu
(25.07.17)
le tout nouveau testament
mary and max
limonata
0
fragile lady
(25.07.17)
pardon

izlemediysen izle, izlediysen yine izle
0
gintare
(25.07.17)
le tout nouveau testament +1. izlemesi keyifli ama düşündürücü de, dini hassasiyetlerin yoksa üzerine kafa yorarken de keyif alırsın.
0
Bruce
(25.07.17)
Benny & Joon
0
ms brownstone
(25.07.17)
scott pilgrim vs the world .
0
ravenclaw
(25.07.17)
get him to the greek
0
japon askeri
(25.07.17)
50/50

yalnız orange is the new black izlesen daha uzun süre götürür.
0
baal
(26.07.17)
www.turkcealtyazi.org

son dönemde çok var böyle düşük bütçeli bilimkurgular. izlemesi çok keyifli oluyor.
0
hasmetizm 2046
(26.07.17)
(3)

İzlerken odaklanamama problemim!

chillbabe
Film ya da dizi izlemeyi çok seviyorum ama bir şeyler izlerken o şeye odaklanma konusunda sıkıntı yaşıyorum. Ne izlersem izleyeyim 10. dakikadan itibaren sıkılmaya başlıyorum ve sürekli ara vererek izlediğim şeyi mahvediyorum. Geziyorum, dolaşıyorum, kahve içiyorum, telefonumla uğraşıyorum ve 100 de
Film ya da dizi izlemeyi çok seviyorum ama bir şeyler izlerken o şeye odaklanma konusunda sıkıntı yaşıyorum. Ne izlersem izleyeyim 10. dakikadan itibaren sıkılmaya başlıyorum ve sürekli ara vererek izlediğim şeyi mahvediyorum. Geziyorum, dolaşıyorum, kahve içiyorum, telefonumla uğraşıyorum ve 100 defa ara veriyorum.

Teknoloji ve sosyal medya bizim tahammül eşiğimizi yerlere indirdiği için bu problemi yaşadığımı düşünüyorum. Siz de benzer bir sorundan muzdarip misiniz? Bu sorunu aşmak için neler yapıyorsunuz? Hiç sıkılmayanlar ise bunu nasıl başarıyorlar?
0
chillbabe
(25.07.17)
İzlediğim şey zor izlenen bir şey ise bana da oluyor. Filmin toplam süresini üçe veya dörde bölüp bölüm aralarında 5-10 dk telefon-kahve vs. ara veriyorum.
0
nopnog
(25.07.17)
Kesinlikle oluyor ek olarak film yada dizinin finalini tahmin edip iyice soguyorum. Genelde ne izlersem izliyeyim 12. Dakikadan sonrasini hatirlamiyorum uyuyup kaliyorum ben.
0
mkrk
(25.07.17)
Ben de çok sıkılıyorum film ya da dizi izlerken. Aşmak için bir şey de yapmıyorum çünkü aşılması gereken bir şeymiş gibi de gelmiyor açıkçası. Sevdiğim belli başlı dizileri izliyorum ben de sıkılmayacağımı bildiğim için.
0
ms brownstone
(25.07.17)
(14)

Nasılsınız? Ne yapıyorsunuz?

buneperhizwhatisthis
s.b.
s.b.
0
buneperhizwhatisthis
(24.07.17)
Canım sıkılıyor.
Keşke biri çıksa da gel beraber takılalım dese.
Hem tanış oluruz
0
bana her yer cehennem
(24.07.17)
fena değilim.
bisiklet sürüp döndüm. kitap okuyorum.
çay demleyebilirim.
0
filteria
(24.07.17)
www.youtube.com

valla süperim. yoğun iş günü, arkadaşlarla güzel bir halısaha, eve geldim kahvemi yaptım sörf yapıyorum. evimiz yıkılacak amma hiç tesiri yok şu an bu konunun.
0
hemsta
(24.07.17)
Terasta mangal yaptim, simdi de kozde kahve yapiyorum, mutsuzum ama keyfim yerinde :p
0
yuzır
(24.07.17)
Sinemadan geldim, açım. Kafamda milyon soru ve kaçan ben.
0
mslny
(24.07.17)
@yuzır
mangal diyince gözlerim açıldı resmen :)
0
🌸buneperhizwhatisthis
(24.07.17)
Bugün çok çalıştım, yoruldum. Zihnimi dinlendirmeye çalışıyorum.
0
duyond
(24.07.17)
izleyecek film arıyorum, bulamıyorum.
0
benaslindayohum
(24.07.17)
@benaslındayohum

lütfen beni öldürme

sanırım buydu filmin adı. güzel film.
0
🌸buneperhizwhatisthis
(24.07.17)
Birazdan yatacağım.. nefret ettiğim işe geç kalmamak için uyumam gerekiyor. Benim yerime de muhabbet edin.
0
silah taciri
(25.07.17)
Yatmadan önce bir bölüm dizi izlesem mi izlemedem mi karar veremiyorum dakikalardır. Açsam yarısı bitmişti şimdiye. :/
0
ms brownstone
(25.07.17)
cok sıcak

BU NAL DIM
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.07.17)
yatmam gerek, halen buralarda zaman öldürüyorum.
0
late viper
(25.07.17)
Terasta ışıkları kapattım salıncakta oturuyorum. Yoga matı yerde serili birbirimize bakıyoruz. Totomu kaldırıp yogami yapmam lazım ama kalkamıyorum bir türlü öff :(
0
old possum
(25.07.17)
(8)

Affetmekle ilgili

river song
Çok kırıldıgınız kızdıgınız birini affettiğinizde nasıl hissediyorsunuz arkadaşlar? pişman olundu af dilendi samimiydi belki de değildi o kısımlarıyla ilgilenmiyorum bile. biliyorum affetmek tamamiyle unutmak değildir hayatımda da olmayacak bir daha ama -beni mahveden insanlar ve o karanlık anlar- g
Çok kırıldıgınız kızdıgınız birini affettiğinizde nasıl hissediyorsunuz arkadaşlar? pişman olundu af dilendi samimiydi belki de değildi o kısımlarıyla ilgilenmiyorum bile. biliyorum affetmek tamamiyle unutmak değildir hayatımda da olmayacak bir daha ama -beni mahveden insanlar ve o karanlık anlar- geçidine girdiğimde kendime hakim olamayıp zırlamaya baslıyorum. 1,5 yıllık bir olay en yakın arkadasımla yasadım. bir aydır falan da çözülmeye basladı, taze oldugu için mi böyle yoksa affettim derken yalan mı söyledim. daha ne olması gerekiyor ki pişmandı yeterince. yaptıklarını ve olanları değiştiremem ve hep böyle kendimle taşımak istemiyorum bu kırgınlığı.
0
river song
(22.07.17)
Ben de zırlıyorum valla çoğu zaman. Ama tabii bu karşımdaki değer verdiğim ve çok sevdiğim bir insansa oluyor. Çok da önemsemediğim birine kırılmam zaten. Kızarsam da unutur geçerim bir zaman sonra. Ama gerçekten değer verdiğim birinden kötü bir şey gördüysem aylar sonra bile ağlayabiliyorum hatırladıkça.
0
ms brownstone
(22.07.17)
Gerçekten affetmiş miydin yoksa affetmeyi istedin ve öyle mi söyledin? Affettik sanırız ama gerçekte affedemeyiz çoğu zaman. Çözülmen yeni geliyor olabilir.

Ya da evet affettin ama bu yine de yaşadığın kırgınlığı geçirmez. Kaybolan saflığa ve dostluğa ve bunları yaşamış olmana da ağlıyor olabilirsin.

Ağlamak iyidir, yüreğin yıkanır, ferahlarsın.
0
medre
(22.07.17)
eskisi gibi görünsen de seni üzen bir his arada kalbini yokluyor.
0
part time pollyanna
(22.07.17)
çiviyi bir tahtaya çakmaya benziyor. çiviyi tahtadan sökebilirsin ama o iz geçmez.
0
runagain
(22.07.17)
normalde çok kinci biri olsam da çok sevdiğim kişilere de sonsuza yakın hoşgörüyle yaklaşırım, "öyle demek istememiştir.", "niyeti öyle değildir, durum bu hale gelmiştir elinde olmadan." gibi çeşitli düşüncelerle hata sayılacak hareketlerini görmezden gelirim. ama ben her ne kadar böyle düşünsem de herhalde o tür davranışlar tahammül bardağımı yavaş yavaş dolduruyor olacak ki kırıldım mı da o davranışı hiç unutmam. üstünden ne kadar zaman geçse de o arkadaşımla çok iyi vakit geçiriyorken birden o davranışı aklıma gelir ve o an yaptığımız faaliyet bana eziyet vermeye başlar, suratımı asmama sebep olur. o an soğuma hissi peydah olur.

özetle, böyle şeyler oluyor işte, yapı meselesi herhalde.
0
m e b
(22.07.17)
İkinci şansı herkese veririm. Aşırı büyük bir şey yapılmadıysa, ne bileyim, annemi babamı katır kutur kesmemişse affederim. Çünkü ben de hata yapıyorum. Benim de sözlerimi tutamadığım oluyor. Söz tutmama nedenim de bilerek, isteyerek tutamama değil; becerememe oluyor genellikle. Ne bileyim, en basitinden 'Sabah erken kalkacağım' deyip, sabah saati kaparıp uyurum mesela. Bunun tabii büyük boylu olanları da var. Hani, genel olarak iyi bir insan olmama ve öyle görülmeme rağmen istemeden, bazen kendime rağmen, hatta yapacağımın kalbini kıracağını aklıma bile gelmeyen ve sonradan 'Cidden buna kırıldın mı' dediğim nedenlerden bile kırmışımdır insanları. Ben böyle dandik dundik, yamuk yumuk bir insansam, millete kızacak neyim var ki? Bu konuda 'İlk taşı günahsız olan atsın' bakış açım var. Bir de o günahı henüz işlememiş olmak, gelecekte işlemeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Şimdi bize çok uzak olması, gelecekte de aynı uzaklıkta olmayacağımız anlamına gelmiyor. Her şey insanlar için, beşer şaşar. Bir gün o günahı benim işlemeyeceğimi nereden biliyorum. Şu an pasif agresif de değilim, doğrudan pasifim ama bir gün cinnet geçirip cinayet işlemeyeceğimi nereden biliyorum. Kendine güven hiçbir şeyi değiştirmiyor; çevre şartları kişiliğimiz üzerinden bizi manipüle ediyor. Şu an kınadığım şeyi, 30 yıl sonra tükürüp yalamaya yakın olup olmayacağımı bilmiyorum.

Kişiyi affederim ama gerçekten yaptığı için üzgünse. Yani, gelip 'Hadi yap bir ablalık, ikinci şansı veriver' gibi değil de, gerçekten üzgünse, pişmansa ve anamı babamı kesmek kadar büyük bir şey yapmamışsa, içim de kaldırıyorsa, 'Aman, ben kimim ki, sen kimsin ki. İkimiz de organ torbasından öte değiliz sonuçta' deyip affederim. Bir de kırgınlık kolay geçen bir şey değil ama gördüğüm kadarı ile yeterince zamana bakıyor hepsi .Yani, anneni babanı gözlerinin önünde kıtır kıtır doğradıysa belki birkaç ömürlük sürede affedilir belki. Ömrüm 700 yıl olsa, 300. yılda falan affederim belki ama ömrümün af süresine yetmemesi, onun affedilebilir olduğunu değiştirmiyor.

Affetmekle ilgili şöyle bir masal/hikaye/anekdot/bir şey var. Kişisel gelişim şeyleri okuma yaşım geçse ve hikaye biraz basit olsa da, katılıyorum kendisine.
www.yenimakale.com

Bir de İspanyolların bir atasözü var 'Affetmeyi öğrendim ama unutmayı öğrenmedim' diye. Bu, aslında çevirisi kadar anlamlı bir atasözü değil. Çevirince çok anlamlı duruyor. Anlamı şu, 'Kızgın değilim sana ama henüz sızısı geçmedi'. Bu dönem geçince de 'Affetmeyi de, unutmayı da öğrendim' dönemi başlıyor. Bu bir günde, iki günde olacak şey değil. Yani, insan 'Affettim' deyince anında affedilmiyor. Aslında affetmekten bir önceki an, affettikten bir sonraki ana göre çok daha anlayışlı, yumuşak, vb. olunuyor. Çünkü, affetmediğinde ilişkinin biteceğini biliyorsun ve bir daha konuşabilmek, görebilmek artık lüks olduğunda yapılan şey gözünde daha minik görünüyor. Affettiğin andan itibarense kaybetme korkusu ortadan kalktığı gibi, o kişiyle her türlü ilişki aynen korunuyor. İnsanda 'E bu cezasını çekmedi ki, ben hala sinirliyim ama biz hala aynı yerdeyiz' duygusu oluyor. Olan adaletsizmiş gibi oluyor.

Bunun üstesinden gelmenin yolu da yeni hatıralar yaratmak. Ne kadar çok zaman ve yaşanmışlık geçerse üstünden, o kadar derinlerde kayboluyor. Yeni hatıralar eskileri eritiyor. Bir noktadan sonra sen özellikle eşelemezsen ya da özellikle hatırlatılmıyorsa hatırlamaz hale geliyor insan. Bu bir hafıza meselesi de. Normal hafızalı bir insansanız zamanla unutulur. Benim gibi balık hafızalı iseniz 'Ben sana çok kızgınım ama niye hatırlamıyorum. Hala kızgınım ama' benzeri durumlar oluyor. Hafıza çok iyiyse, acının ve kırıklığın geçmesi ve yükün hafiflemesi biraz daha fazla zaman alır. E aklınıza geldikçe ve üzüldükçe ağlamak da normal. Daha yeni affettiniz ve acısı taze. O kişiye ilk günkü gibi güvenmek zorunda değilsiniz, ilk günkü gibi güvenmemeniz de ilişkiniz tatsız tuzsuz olacak demek değil. Zamanla yerli yerine oturur. Biraz dalgalı kur bu işler; iyi gibi oluyor insan, sonra tekrar hatırlayıp bozuluyor, sonra biraz daha iyi oluyor. Dünya üzerinde 'Heyooo, affettim kanka, gel kırlara koşalım sarılarak' diye bir şey yok ya da 'Barıştığımıza göre getir bakalım bizim ajandayı, bu akşam ekibi topluyoruz' diye bir şey yok. Ağlamanız da normal, aranızda garip sessizlikler olması da normal, hatta aranızın bir garip olması ve laflayamamanız da normal. Zaman alıyor, belki daha önceki alışkanlıkları ve güzel hatıraları birkaç tur tekrarlamak gerekiyor.

Üstüne yeni hatıralar yaratmak gerekiyor ama bunu da 'Çabucacık unutayım diye tüm hatıraları hemen şimdi yaratalım' diye acele etmek de ters tepebilir. Zamana bırakınca, zaman usul usul halleder onu. İçinizden geldiği gibi davranın. Üzülüyorsanız üzülüyorsunuzdur ya da bir an gelir 'Bir süre görüşmeyelim, ben kendime gelmeden görüşemeyeceğim' de olur. Affettiğiniz kişiye kapıları tamamen kapatmayın ama içinizden gelmeyen bir arkadaşlık gösterisinde de bulunmayın. Hislerinizi inkar edecek değilsiniz sonuçta. O da zaten affedilen olarak bu konuda sabırlı olması gereken kişi.
0
aychovsky
(22.07.17)
çok güzel yorumlar bütünü olmuş bu başlık, ama arkadaşlar ölüm var ya.
affettiğiniz/affedemediğiniz kişi ya da siz yarına çıkacak mısınız belli değil? belki affetme isteğiniz içinizde öleceksiniz ya da ölecek. ya da ne bileyim insanlar ne acılar çekiyor ya bu da bi şey mi diyerek sineye çektiğim çok şey oluyor. yaşım 26 ve yaklaşık 5-6 senedir bu bilinçle davranıyorum. "amaaan ölümlü dünya, vur patlasın çal oynasın" tarzında ve gevşekliğinde yaşamdan bahsetmiyorum. ama ölüm var ve her şeyin unutulabilme kapasitesi var. bence değerlendirin, unutmaya çalışın.
0
ok
(23.07.17)
verilip tutulmayan sözlere lafım olmaz görmezden gelmesini bilirim, yalanı görmezden gelebilirim, kırıcı sözler beni kıramaz lakin bir kere satıldığımı, kullanıldığımı hissediyorsam bitmiştir. asla 2. şansı tanımam. bu yaşıma kadar kimseye 2. şans tanımadım bundan sonra da tanımayacağım zira diğerlerine haksızlık olur bu.
0
odiyus
(23.07.17)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.